11. Hukuk Dairesi 2012/10862 E. , 2013/13119 K. MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/12/2011 tarih ve 2009/62-2011/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisinde…
**11. Hukuk Dairesi 2012/10862 E. , 2013/13119 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/12/2011 tarih ve 2009/62-2011/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketlerin temelinin 30/06/1972 tarihinde İsmet Köprülü ve ...arafından şahıs şirketi olarak kurulan Özel...erhanesi’ne dayandığını, zaman içerisinde şirketin Özel...erhanesi Eğitim Öğretim Yayıncılık ve Tic.Ltd.Şti. unvanı ile yapılanmaya gittiğini, akabinde unvanın... Eğitim ve Öğretim A.Ş. olarak değiştirildiğini ve 1999 yılında da diğer müvekkili...ershnesi A.Ş.’nin kurulduğunu, 1972 yılında... unvanı ile başlatılan faaliyetin aralıksız olarak devam ettiğini ve halen davacı iki şirketin faaliyette olduğunu,... markasının ilk tescilinin 27/04/2000 tarihinde müvekkilince yapıldığını, davalının İstanbul ilinde... Özel Eğitim Kurumları A.Ş. Adıyla faaliyetle bulunduğunu, ayrıca davalının 25/04/2002 tarihinde de marka tescil başvurusunda bulunduğunu ve markanın tescil edildiğini, tarafların eğitim-öğretim alanında faaliyet gösterdiklerini, müvekkillerinin faaliyetleri neticesinde markanın belirli bir tanınmışlık düzeyine ulaştığını, bunu bilen davalının kötü niyetli olduğunu, markaların aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, her iki markanın da esas unsurunun... olduğunu ve davalının bu eyleminin müvekkillerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin İstanbul’da ilköğretim alanında faaliyetine devam ettiğini ve başka bir şubesinin de bulunmadığını, davacıların ise Ankara’da faaliyet gösterdiğini ve ağırlıklı olarak dershane işletme faaliyetinde bulunduklarını, müvekkilinin markasını uzun yıllardan bu yana kullandığını,... kelimesinin taraf markalarında asıl unsur olmadığını, davacılar markasında “bd”, müvekkili markasında ise “İBK” ibaresi ve “elma” şeklinin ayırt edici unsur olduğunu,... ibaresinin genel bir isim olduğunu, taraf markalarının gerek yazılış, gerekse görsel olarak aynı veya benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. .../... -2- Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca "bilim" ibaresinin zayıf marka grubunda bulunmasına rağmen, davacının söz konusu ibareyi eğitim ve dersanecilik sektöründe çok önceki yıllardan bu yana önce tescilsiz ve 2000 yılından itibaren de tescilli marka olarak kullandığı,... ibareli marka üzerinde sektörel anlamda davacının üstün hakkının bulunduğu, davalının uyarıya rağmen esaslı unsuru sayılan... ibaresini davaya konu markada kullandığı, davalının M.K.'nın 2. maddesinden yararlanmasının söz konusu olamayacağı, markada kullanılan şekillerin,... ibaresinin yanında yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, davalı adına tescilli markanın davacının eski tarihli... ibaresinin esaslı unsur olarak kullanıldığı markası ile çakışan 41. sınıf emtialar bakımından 556 sayılı KHK nın 7/1-b ve 8/1-b maddelerinde belirtilen... ibaresi yönünden iltibas oluşacağı gererkçesiyle davalı adına tescilli markanın davacının markası ile örtüşen 41. sınıf emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı markasının 16. sınıf emtialar yönünden hükümsüzlük talebinin ise reddine karar verilmişitir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.06.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. ( KARŞI OY YAZISI 556 sayı KHK 8/1-b bendi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa marka tescil edilemez, ayrıca tescil edilmiş ise de aynı KHK 42. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere benzerlik değerlendirmesi yapılan markalar arasındaki benzerliğin bu markaları oluşturan işaretlerin ve kapsadıkları mal veya hizmetlerin ortalama alıcısı nezdinde iltibas tehlikesine yol açacak nitelikte bulunması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davalı adına tescilli 2002-09597 sayılı marka "İBK + şekil + İstanbul... Özel Eğitim Kurumları ve renk" işaretlerinden oluşan karma marka niteliğinde olup, markanın asli ve baskın nitelikteki unsurlarından bir tanesi de " İBK + şekil " unsurlarıdır. Davacı markalarında ise "... " ibaresi baskın unsur olarak kullanılmıştır. İşaretlerin bir bütün olarak ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları izlenimin belirlenmesinde de markaların ortalama tüketicilerin dikkat ve algı seviyeleri bakımından zihinde kalan baskın nitelikteki asli unsurlarınında göz önüne tutulması zorunludur. Bu bakımdan, gerek işaretlerin dikkat çekici ve baskın unsurlarının niteliği ve gerekse de 41. sınıf hizmetlerin ortalama alıcılarının dava konusu markalar ile hizmeti seçerken yeterince dikkat ve özen gösterecekleri hususları birlikte değerlendirildiğinde, anılan işaretlerin 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında iltibas tehlikesine yol açacağının kabulü mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle kararda yazılı gerekçe ile 41. sınıf hizmetler bakımından hükümsüzlük kararı verilmesi doğru değildir. Ayrıca, dava konusu markanın kapsadığı 41. sınıf hizmetlerden "egitim öğretim hizmetleri ile dergi, kitap yayınlama hizmetleri ve sempozyum, konferans, kongre, seminer düzenleme, idari hizmetleri dışında" kalan ve markanın kapsadığı diğer hizmetler bakımından benzerlik olup olmadığı hususları karar yerinde tartışılmaksızın yukarıda belirtilen hizmetlerin dışında kalan ve 41. sınıfta sayılan diğer hizmetler bakımından da hükümsüzlüğe karar verilmesi dahi isabetli olmadığından, kararın davalı yararına bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluk kararına muhalifim.