11. Hukuk Dairesi 2014/9930 E. , 2015/6936 K. "" MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/04/2014 tarih ve 2013/196-2014/215 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/05/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü i…
**11. Hukuk Dairesi 2014/9930 E. , 2015/6936 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/04/2014 tarih ve 2013/196-2014/215 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/05/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalının ... İnş. Temizlik Gıda Üretim Paz. San. Tic. Ltd. Şti'nin % 50'şer ortağı olduklarını, şirketin kuruluşundan bugüne kadar fiili ve resmi idaresini davalının yerine getirdiğini, davalının son yıllarda şirketi zarara uğratan eylemleri nedeni ile şirketin mali sıkıntıya girdiğini, davalının şirketin parasını kendi şahsi hesaplarına aktardığını, ayrıca şirketin ticari mallarını faturasız satarak şirketi zarara uğrattığını, davalının eşine ve çocuklarına gayrimenkul bağışladığını, müvekkilinin şirketten 670.000,00 TL alacaklı olduğunu, ancak şirketin bu alacağı karşılayacak mal varlığının bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ...'nin şirket malvarlığını kaçırmaya çalıştığının ortaya çıkması üzerine ortaklar arasında husumet çıktığını, davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, şirket kayıtlarının denetime açık olup bugüne kadar davacının herhangi bir itirazının bulunmadığını, davacının dava açma hak ve yetkisinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “davacı vekilinin delil listesinde belirttiği banka kayıtlarının ilgili yerlerden celbedilip, davacı şirket hesabından düzenli olarak davalının şahsi ödemelerinin yapılıp yapılmadığı tespit edilerek, taraflar arasında yargılaması devam etmekte olan.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/327 Esas sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporu da değerlendirilerek davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarının tek tek karşılanması için ek bilirkişi raporu veya gerektiği takdirde üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, her iki ortağın da şirketi münferit olarak temsile yetkili müdür oldukları, şirket kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığından davalının şirket zararına hareket ettiğinin belirlenemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.