11. Hukuk Dairesi 2011/10472 E. , 2012/17885 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.02.2011 tarih ve 2009/568-2011/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanak…
**11. Hukuk Dairesi 2011/10472 E. , 2012/17885 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.02.2011 tarih ve 2009/568-2011/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından, vergi borcuna karşılık davalıya verilen çekin, bankalar arası transfer işlemleri nedeniyle karşılığında gecikme olduğunu, davalının müvekkili şirketten gecikme zammı ve % 10 çek tazminatı ile birlikte ödeme istediğini, çek tazminatı istenemeyeceğinin belirtilmesine rağmen davalı kurum yetkililerinin çek tazminatı ödenmesinde ısrar ettiklerini, bunun üzerine müvekkilinin 02.10.2009 tarihinde 199.027,80 TL anapara, 19.899,57 TL % 10 çek tazminatı ve 331,92 TL gecikme zammı olarak vergi dairesine ödemesi üzerine çekin iade edildiğini, çek tazminatının amme alacağı olmadığını, emsal Danıştay kararı gereği vergi dairesinin çek tazminatı isteyemeyeceğinin açık olduğunu ileri sürerek, ödenen 19.899,57 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davada idari yargının görevli olduğunu, davanın süresi içinde açılmadığından reddinin gerekeceğini, vergi dairesince işlem yönergesinde belirtilen şekilde çek tazminatı talep edildiğini, davacı tarafından çek tazminatı ve gecikme zammı ödendiği için 6183 sayılı yasa uyarınca tahsilat için işlem yapılmadığını, davacının cezai kovuşturmadan kurtulmak için kendi iradesi ile çek tazminatını ödemiş olduğunu, emsal olarak sunulan Danıştay kararında vergi dairesinin talepte bulunamayacağı yönünde bir ifade bulunmadığını savunarak, yargı yolu itirazı nedeniyle olmadığı takdirde esastan davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının vergi borcuna karşılık çek keşide ettiği, keşide tarihinde muhatap bankaya ibraz edildiğinde çekin karşılığının bulunmadığı, davalının ihtarı üzerine, davacının, çek bedelini, % 10 karşılığı olan çek tazminatı ve gecikme zammı ile birlikte ödediği, karşılığı bulunmayan ve banka tarafından arkası yazılan çeki, çek tazminatı ve gecikme zammı ile ödeyerek düzeltme hakkını kullanan keşideci davacının, 3167 Sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca çek keşide etme hakkını yeniden kazandığı, bu nedenle ödemiş olduğu çek tazminatı ve gecikme faizini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.