T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1331 Esas KARAR NO : 2025/2236 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2020/258 Esas - 2022/940 Karar TARİHİ: 20/12/2022 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapıla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1331 Esas KARAR NO : 2025/2236 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2020/258 Esas - 2022/940 Karar TARİHİ: 20/12/2022 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile dava dışı kredi borçlusu ... Ambalaj Paz ve Gıda Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, Sözleşmeye davalı/ borçluların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imza attıklarını, davacı bankanın Sözleşmeye istinaden asıl borçlu şirkete krediler kullandırdığını, ancak davalıların sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödemediklerini, davacı bankanın Noter aracılığıyla 22.10.2018 tarihinde borçlulara ihtarname gönderdiğini, borçlunun bun karşın borcunu ödememesi üzerine İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibi başlatıldığını, borçluların ise haksız yere takibe itiraz ettiklerini, arabuluculuk yapılabilmesi için borçlulara ulaşılmaya çalışıldığını, ancak adreslerinde bulunamadığını, taraflar arasındaki Sözleşme gereği banka kayıtlarının kesin delil olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesinde karşı tarafın haksız olduğu ve temerrüt faizinin de sözleşmeyle akdi faiz oranını iki katı olarak belirlenmiş olduğunu beyan edilerek takibe yapılan itirazın kaldırılması, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı/ hak düşürücü süre, yetki, görev ve husumet itirazlarını beyan ettikten sonra, kefalet sözleşmesinin TBK m. 583 de belirtilen yazılı şekil şartlarına uygun düzenlenip düzenlenmediğinin bilinmediğini, ayrıca kefalet için eş rızasının da bulunması gerektiğini, davalı tarafın temerrüde düşürülmediğini, faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini faiz isteminin fahiş olduğunu, kredi sözleşmesindeki hükümlerin müzakere edilerek kararlaştırılmadığını, davacı bankanın maktu sözleşmeleri müşterilerine imzalattığını, TBK m.20 ve 21in genel işlem koşullarını düzenlediğini, ayrıca aynı Kanun m. 120 da temerrüt faiz oranına sınır getirildiğini, ayrıca icra inkâr tazminatına da itiraz ettiklerini, vekalet ücretlerinin ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/12/2022 tarih ve 2020/258 Esas - 2022/940 Karar sayılı kararında;"........Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ile uyuşmazlık değerlendirildiğinde; dava konusu genel kredi sözleşmesindeki kefalette, kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin, müteselsil kefil olma durumunun el yazısı ile yazılı olarak belirtildiği, davalı ...'nun 300.000,00 TL limitle 27.03.2013 tarihinde müteselsil kefil olarak yükümlülük altına girdiği ancak davalının alınan nüfus kayıtlarına göre diğer davalı ... ile evli olduğu, esasen kefalette eşin rızasının arandığı ve bunun istisnalarının bulunduğuna dair hüküm bulunsa da maddenin 3.fıkrasına yönelik olarak eş rızasının aranamayacağına dair değişiklik yapılmış ancak bu düzenleme 11.04.2013 tarihinde yayınlandığından eldeki davada da kefaletin düzenlendiği tarihin 27.03.2013 olduğu anlaşıldığından bu tarih açısından eşin rızasının aranmamasına dair hükmün uygulanamayacağı, kefalet tarihi itibari ile kefalet bakımından eş onayının aranması gerektiği kanaatine varıldığından ve sonuç itibariyle davalılar yönünden kefalet geçersiz olduğundan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; temlik eden ... T.A.Ş. ile kredili müşterisi dava dışı ... Amb. Paz. ve Gıda Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi gereğince ... T.A.Ş. tarafından dava dışı TMP Ekstrakorporeal Tedaviler Ticaret ve Sanayi A.Ş.' ye krediler kullandırıldığını, davalı ...'nun işbu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, davalının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi ve ayrıca imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince alacağın muaccel hale gelmesi nedeniyle kredi hesabı kat edilerek Gebze 3. Noterliğinin24.10.2018 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen borç ödenmediğinden davalılar hakkında İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasıyla davalı-borçlular aleyhine Genel Haciz Yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların kendilerine tebliğ edilen ödeme emrine itiraz etmeleri neticesinde davaya konu icra takibinin durdurulduğunu, daha sonra İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/258 Esas sayılı dosya ile görülen dava neticesinde davanın reddine karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, İmzalanan kredi sözleşmesine davalı eş ...'nun muvafakatinin bulunmadığını, dava dışı ... Amb. Paz. ve Gıda Tic. Ltd. Şti. ile imzalanan sözleşmeyi davalı ...'nun müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, her ne kadar yerel mahkeme tarafından verilen hükümde kefalette eşin rızasının arandığı ve bunun istisnalarının bulunduguna dair TBK m.584/3'e yönelik olarak eş rızasının aranmayacağına dair yapılan değişiklik tarihine atıf yapılarak düzenlemenin 11.04.2013 tarihinde yayınlandığı ve davada kefaletin düzenlendiği tarihin 27.03.2013 olduğu belirtilerek tarih açısından eşin rızasının aranmamasına dair hükmün uygulanamayacağı ve kefalet tarihi itibari ile kefalet bakımından eş onayının aranması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmişse de 27.03.2013 tarihli muvafakatnameden de anlaşılacağı üzere davalı ...'nun eşi ...'nun iş bu Genel Kredi Sözleşmesine kefil olmasına dair muvafakati olduğunu aynı tarihte imzaladığı muvafakatname ile belirttiğini, bu kapsamda yerel mahkeme tarafından eş muvafakatnamesi bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Yerel mahkeme dosyasına sunulan kök bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere dava dışı ... Amb. Paz. ve Gıda Tic. Ltd. Şti.'nin kullandırılan krediler sebebiyle müvekkile karşı takipte belirtilen tutar nispetinde sorumlu olduğundan davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Dava dışı asıl borçlu ... Ambalaj Ltd. Şti. ile temlik eden davacı banka arasında 27.03.2013 tarihinde Genel Kredi Sözlesmesi imzalandığı ve davalılardan ...'nun bu sözleşmeyi “müsterek borçlu, müteselsil kefil” sıfatıyla imzaladığı yukarıda açıklanmıştır. Temlik eden davacı bankanın 24.10.2018 tarihinde noter kanalıyla Kat İhtarnamesi keşide ettiği, Kat İhtarnamesinin asıl borçlu sirket ile davalı kefillerin Ihtarnamede belirtilen adreslerine 27.10.2018 tarihinde gönderilmiş olmasına rağmen ihtarnamenin tebliğ edilemediği, bununla birlikte dava dışı ... Ambalaj Ltd. Şti. ile davacı banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin m. 3.5.2.8. ile m. 6.3. gereği, sözleşmede belirtilen adreslere yapılan tebligatların muhataplara yapılmış sayılacağını, dosyada mübrez bilirkişi raporunda da dile getirildiği üzere borçlulara / davalılara tebliğ edilmiş olan Kat İhtarnamesine borçluların karşı bir ihtarname keşide ederek itirazda bulunmadıkları, bu itibarla Kat İhtarnamesinde borçlulara verilen sürenin sona ermesinden sonra 02.11.2018 tarihinde temerrütlerinin oluştuğu, müşterek borçlu müteselsil kefillerin asıl borçluyla beraber, borcun tamamından sorumlu oldukları kanaatinin oluştuğu belirtilerek dava ile talep edilen alacağın yerinde olduğunun vurgulandığını, Yine söz konusu bilirkişi raporunda dava dışı ... Ambalaj Ltd. Şti.'nin talebe konu borcunun, şirketin ''Kredili Doğrudan Borçlandırma Sistemi''ne dahil olması sebebiyle kullandığı krediden doğduğunun tespit edildiği belirtilerek, dosya kapsamında uygulanan akdi faiz ve temerrüt faiz oranlarının davacı banka tarafından mevzuat geregi, TCMB'ye bildirilen azami faiz oranları listesinde belirtilen oranların altında olduğu, temerrüt tarihi olarak belirlenen 02.11.2018 sonrası 25.02.2019 takip tarihine kadar geçen süre için akdi faiz oranı uygulandığında, takip tarihi itibariyle kredi sebebiyle davacı Banka'nın 11.594,41 TL alacağının olduğu hesap edildiğinin belirtildiğini, bu kapsamda davalılara keşide edilen 277,94 ihtarname masrafı da ilave edildiğinde takip tarihi itibariyle toplam banka alacağının (11594,41 * 277,94 -) 11.872,35 TL olarak tespit edilmiş olduğunu, temlik eden bankanın dava dışı şirket ve müşterek borçlu müteselsil kefillerden takip ve bilirkişi raporuyla belirtilen tutarda alacaklı olduğunun tüm dosya kapsamından açıkça anlaşıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı tarafça, dava dilekçesine ekli uyap sisteminden gönderdiği belgeler incelendiğinde; Davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu ... Ambalaj Ltd. Şti ile arasında 27.03.2013 tarihinde 300.000,00 TL. Miktarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalılardan ...'nun dava konusu genel kredi sözleşmesini “ müteselsil kefil” sıfatıyla 27/03/2013 tarihinde imzaladığı, kefalet miktarının 300.000,00 TL. Olduğu, dosyada mübrez sözleşme de diğer davalı ...'nun kefil olarak imzasının bulunmadığı görülmüştür. Dava konusu Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalayan davalı ...'nun kefalet sözleşmesinin imzalandığı 27/03/2013 tarihinde diğer davalı ... ile evli olduğu, dosyada mübrez 27/03/2013 tarihli '' Kefalet Tesisi için Eş Muvafakatnamesi '' başlıklı muvafakatname ile, davalı ...'nun eşi ...'nun iş bu Genel Kredi Sözleşmesine 300.000,00 TL. 'ye kadar 10 yıl süre ile müteselsil kefil olmasını Borçlar Kanunu'nun 584. maddesi gereğince kabul ettiğini beyan ettiği , buna göre davalı ...'nun kefaletinin geçerli olduğu anlaşılmıştır.Bu tespitler doğrultusunda mahkemece, davalı ...hakkında davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davacı tarafın uyap sisteminden gönderdiği dava dilekçesine ekli 27/03/2013 tarihli '' Kefalet Tesisi için Eş Muvafakatnamesi '' başlıklı muvafakatname incelenmeden eksik inceleme ile yukarıdaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Temlik alan davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2022 tarih ve 2020/258 Esas - 2022/940 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden temlik alan davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden temlik alan davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/12/2025 tarihinde HMK'nın362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.