11. Hukuk Dairesi 2019/3726 E. , 2020/2044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/02/2018 tarih ve 2015/369 E- 2018/23 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 16/05/2019 tarih ve 2018/1137 E- 2019/597 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada dav
**11. Hukuk Dairesi 2019/3726 E. , 2020/2044 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/02/2018 tarih ve 2015/369 E- 2018/23 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 16/05/2019 tarih ve 2018/1137 E- 2019/597 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada davalı Kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır birçok ilde café, restoran ve döner satışı sektöründe faaliyet gösteren saygın bir firma olduğunu, davacının uzun yıllar kullanarak meşhur ve maruf hale getirdiği KATIK DÖNER adı ile ilk başvurusunu 2010 yılında yaptığını, davalının, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “AKD ANTAKYA KATIK DÖNER N.Ç” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’na başvuruda bulunduğunu, 2014/02255 kod numarasını alan başvuruya müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, dava konusu marka işaretlerinin benzer olduğunu, müvekkili markasında asli unsurun "KATIK DÖNER" ibaresinden oluştuğunu, katık usulünün müvekkilinin oluşturduğu bir tarz olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış bulunduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanılacağını ileri sürerek, YİDK'in 2015-M-7127 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPMK vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, markalar arasında benzerlik bulunmadığından, benzerliğe dayalı sonuç doğurması mümkün olan aynı KHK'nın 8/3, 8/4 ve 35. maddeleri kapsamında başkaca bir değerlendirme yapmaya gerek olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf etmiştir. Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, başvuru markasınının esas unsurunun “katık”, mesnet davacı markasının esas unsurunun ise “çoban katık” olduğu, tararf marka ve tescil kapsamlarının iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararı iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Kararı, asıl davada davalı Kurum vekili temyiz etmiştir. 1-Asıl ve birleşen dava, davalı marka başvurusuna itiraz sonucu verilen kurum kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı, asıl ve birleşen dava dilekçelerinin netice-i talebinde, davalı Kurum kararının iptalini talep etmiş, uyuşmazlık mahkemece 03.05.2016 tarihli celsede de bu şekilde belirlenmiştir. Mahkemenin, 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesi gereği taleple bağlı kalarak anılan talep için karar vermek yerine, talep edilmediği halde marka hükümsüzlüğüne kararı vermesi doğru olmamıştır. 2- Hukukumuzda, markalar arasında karşılaştırma yapılırken bütümsel inceleme yapılması ve marka içerisinde yer alan tanımlayıcı unsurların karşılaştırmada geri planda kalacağı prensibi hakimdir. Zira tanımlayıcı bu unsurlar markanın tali unsuru niteliğindedir. [BAHADIR, Zeynep, Markanın Hükümsüzlüğü ve İptali, Turhan Kitabevi, Ankara, 2018, s64.]Somut olayda, davalı marka başvurusu içerisindeki “KATIK DÖNER” ibaresindeki “KATIK” kelimesinin, sıfat olduğu ve yiyecek adını nitelediği gözönüne alınarak; davalı söz konusu ibarenin tanımlayıcı olduğu yönünde değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı taraf lehine bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.