11. Hukuk Dairesi 2026/169 E. , 2026/1263 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/75 Esas, 2025/43 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KA…
11. Hukuk Dairesi 2026/169 E. , 2026/1263 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/75 Esas, 2025/43 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili aleyhine başlattığı icra takibinde dayanak olarak alacaklısı ... olan 29.01.2010 vade tarihli ve 380.000,00 TL bedelli senedin gösterildiğini, müvekkilinin böyle bir senet düzenlemediğini, senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, senet üzerinde müvekkilinin adının, soyadının, TC kimlik numarasının ve adresinin yer aldığını ancak müvekkiline ait olan bu bilgilerin nasıl yer aldığını bilmediklerini, müvekkilinin ticaretle uğraşan tanınmış ve saygın bir esnaf olduğunu, müvekkilinin senet üzerinde ismi bulunan ...'ı ve icra takibini başlatan ...'i tanımadığını, müvekkilinin tebligatı muhtardan aldığını, bu nedenle kanuni itirazlarını yapamadığını, senedin vade tarihinin 29.01.2010, icra takip tarihinin ise 07.09.2011 tarihi olduğunu, alacaklıların 380.000,00 TL bedelli bir senedi icra koymak için 1,5 seneden uzun bir süre beklemelerinin de hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalının %40 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılacak imza incelemesinde takip konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğunun görüleceğini, bu durumda haksız ve kötüniyetli imza inkârında bulunan davacı aleyhine %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinde ticaretle uğraştığını belirtmesine rağmen söz konusu senetten dolayı borçlanmasını imkansız görmesinin şaşırtıcı olduğunu, parayı nakden alan davacının, borçlu olmadığını veya borcu ödediğini yazılı bir belge ile ispatlaması ya da senet üzerinde anlaşılabilecek defilerini ileri sürmesi gerektiğini, böyle bir iddiası bulunmayan borçlunun diğer itiraz sebeplerinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddi ile %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak dava konusu bonoya ilişkin olarak ön yüzünde yer alan borçlu imzalarının davacıya ait olmadığı, bu hususun hem Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi’nin 01.11.2012 tarihli raporuyla hem de 10.10.2013 tarihli bilirkişi heyet raporuyla tespit edildiği, senedin bu yönüyle sahte olduğunun anlaşıldığı, Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2024 tarihli ve 2012/361 E., 2024/329 K. sayılı ilamı ile sanıklar ... ve ...’ın fikir ve eylem birliği içinde hareket edip katılan aleyhine sahte senedi bilerek icra takibine koyduklarının sabit görüldüğü, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin 01.11.2024 tarihli ve 2024/2075 E., 2024/1531 K. sayılı kararı ile kesinleştiği, ceza mahkemesi tarafından tespit edilen fiil ve sahtecilik bulgularının hukuk yargılamasında da bağlayıcı nitelikte olduğu, ayrıca dosya kapsamında yer alan delillerin davacının senetteki imzanın kendisine ait olmadığını açıkça ortaya koyması karşısında, davacının borçlu olmadığının tespiti ve icra takibinin iptali yönündeki talebinin kabulü gerektiği, davalının kötüniyetle ve sahteliği sabit olan bir senede dayanarak haksız takip başlattığı anlaşıldığından davacı lehine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2 hükmü uyarınca %40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğünün 2011/4133 E., sayılı icra takibine dayanak olan alacaklısı ... borçlusu ... olan, 380.000,00 TL bedelli, keşide tarihi 29.01.2009 ve vade tarihi 29.01.2010 olan bonodan dolayı davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip miktarının %40'ı oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı tarafından takibe konulan senetteki imzanın, davacıya ait olmadığı iddiasına dayanan senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. SONUÇ: Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.