11. Hukuk Dairesi 2012/16438 E. , 2014/5941 K. "" Taraflar arasında görülen davada verilen 12.07.2012 tarih ve 2011/1-2012/252 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.03.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafında…
**11. Hukuk Dairesi 2012/16438 E. , 2014/5941 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 12.07.2012 tarih ve 2011/1-2012/252 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.03.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin % 50 oranında hissedarı olup, 07.09.2009 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında isimli kişilerin müdür olarak tayin edildiğini ve iki müdürün müşterek imzaları ile şirketi temsil etmelerine karar verildiğini, anılan kararın alınması sırasında müvekkilinin hazır bulunmamasına rağmen başka kimseler tarafından müvekkili adına imza atılıp kararlar alındığını, bu tarihten itibaren müvekkilinin münferit yetkisinin ortadan kalkması ile şirket adına karar alamaz ve işlem yapamaz hale geldiğini, müvekkili tarafından yapılan araştırma neticesi şirket faaliyetlerinin durma noktasına geldiğinin anlaşıldığını, atanan müdürlerin isimli şahsa vekalet vermek suretiyle geniş yetkiler tanıdıklarını, atanan müdürler ve onlar tarafından vekil olarak tayin edilen şahsın şirketi kötü şekilde idare ettiklerini, müvekkiline bilgi vermekten ve şirket kayıtlarını sunmaktan imtina eden diğer ortaklar ile müvekkili arasında vuku bulan çekişme ve tartışmalar nedeniyle ortaklar arasında ortak gayeye ulaşmayı engeller nitelikte kalıcı husumetin ortaya çıktığını ileri sürerek, davalı şirketin TTK'nın 549. maddesi uyarınca muhik sebeplerle feshine karar verilmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise şirket hisse bedelinin kıymet takdiri yapılarak müvekkilin hisseleri dışında kalan hisselerin müvekkili tarafından bedeli ödenmek suretiyle alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının iddialarının yerinde bulunmayıp, dava açmakta haklı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin feshi için haklı sebebin varlığına kanaat getirilmediği, davacının kendi annesini lehtar göstererek şirketi borca sokan senet imzaladığı ve bu sebeple dolandırıcılık suçundan hakkında ceza davası açıldığı, davacının annesinin şirket kuruluşu ve sonrasında şirkete borç verdiğini, bu senedin o borcun tasfiyesine yönelik olduğuna dair savunması doğru kabul .../... -2-