11. Hukuk Dairesi 2023/252 E. , 2024/3946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1625 Esas, 2022/1327 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/13 E., 2020/169 K. Taraflar arasındaki YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilme
**11. Hukuk Dairesi 2023/252 E. , 2024/3946 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1625 Esas, 2022/1327 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/13 E., 2020/169 K. Taraflar arasındaki YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." asli unsurlu markalarının bulunduğunu, "..." ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanının kök unsurunu da oluşturduğunu, davalı şirketin 2018/32757 nolu "... Kimya" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, başvurunun müvekkilinin esas olarak faaliyet gösterdiği 17. sınıf emtia üzerinde tescil ettirilmek istendiğini, başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, dava konusu markanın kullanılmasının haksız rekabet de yaratacağını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve tescil edilmesi halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacı markalarının tanınmış olmadığını, haksız rekabetin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 17. sınıf emtianın davacı markalarında aynen yer aldığı, ancak taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davaya konu 17. sınıfta bulunan emtiaların genel halk kesimine hitap etmedikleri, 17. sınıf malların hitap ettiği tüketici kesiminin bilinç düzeyinin daha yüksek olduğu, "..." ibaresinin Yunan alfabesinin altıncı harfi anlamına geldiği, "..." ibaresinin gerek Yunan alfabesinin ikinci harfi, gerekse bilgisayar teknolojilerinde yazılım sürümü, dalga boy çeşidi veya bir akvaryum balığı cinsi gibi anlamlarının bulunduğu, bu anlamların ilgili tüketici kesiminde benzer çağrışımlar oluşturmayacağı, bu hale göre davacıya ait "..." esas unsurlu önceki tarihli markalı emtiaları bilen, gören ve bu emtialardan yararlanan 17. sınıftaki emtiaların hitap ettiği nispeten daha dikkatli tüketici kesiminin, davalı şirkete ait "..." esas unsurlu markalı emtialar ile karşılaştığında davaya konu emtialardan yararlanmak için ayıracağı süre içerisinde, bu markanın davacı markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı kurmayacağı, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların somut olayda oluşmayacağı, tanınmışlığa dayalı itirazların yerinde bulunmadığı, davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının okunuş, yazılış ve işitsel olarak birbirine çok benzediğini, tek harf farklılığının ayırt ediciliği sağlamadığını, marka kapsamındaki emtianın da benzer olduğunu, davalının müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, dava konusu markanın kullanılmasının haksız rekabet yaratacağını belirterek kararın kaldırlmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve her ne kadar taraf markalarının ikinci, üçüncü ve dördüncü harflerinin dizilimi ortak ise de markaların ilk harflerindeki farklılığın markaları anlamsal olarak uzaklaştırdığı, ticari kaynak bakımından ayırt ediciliği sağladığı, bu hali ile başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, tanınmışlık, haksız rekabet ve kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ve 25 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.