7. Hukuk Dairesi 2022/5742 E. , 2023/877 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından t
**7. Hukuk Dairesi 2022/5742 E. , 2023/877 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava konusu 219 ada, NUN5 parselin 1/2 hisse maliki İbrahim oğlu Hasan’ın gaip olması sebebiyle vekil edeni İstanbul Defterdarı’nın yönetim kayyımı tayin edildiğini ve bahsi geçen taşınmazın tamamının eskiden beri davalı tarafından iş yeri olarak kullanıldığını belirterek, 2002-2007 yılları için toplam 146.710,00 TL ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, öncelikle zamanaşımı def’inde bulunmuş akabinde dava konusu taşınmazın diğer 1/2 hisse malikinin mirasçılarından Emin ile kira sözleşmesi yapıldığını belirterek, öncelikle davanın reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise taşınmaz için vekil edenince yapılan masrafların takas ve mahsubunun yapılması gerektiğini belirterek savunmada bulunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince: “…kayyımlık kararı 2007 yılında verildiğinden sadece 2007 yılı için ecrimisile hükmedilebileceği gerekçesiyle 1.1.2007-31.12.2007 tarihleri arası için hesaplanan 89.470,32 TL’nin dönem sonu itibarıyla işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline…” karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince karar: “…Öncelikle belirtmek gerekir ki; davacının ecrimisil davası yönünden ne zaman kayyım olarak tayin edildiğinin bir önemi yoktur, zira kayyımlık kararı verildikten sonra, kayyım tarafından önceki dönem için de ecrimisil talebinde bulunulabilir. Bununla birlikte; 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca, ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. Öte yandan; ilke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. Somut olaya gelince; davacının 23.05.2007 tarihinde kayyım tayin edildiği ve 08.11.2010 tarihinde ecrimisil istemli eldeki davayı açtığı sabittir. Az yukarıda ifade edildiği üzere kayyım, atanma kararından önceki dönemler için ecrimisil isteminde bulunabilir. Dosya kapsamındaki iddia ve savunma hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının 08.11.2005 tarihinden itibaren ecrimisil isteyebileceği ve bu doğrultuda Mahkemece 08.11.2005-31.12.2007 tarihleri arası için, ilk dönem ecrimisil bedeli belirlenip üfe oranında artış yapılarak sonraki dönemler belirlenmek suretiyle hesaplanacak ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, sadece 2007 yılı için belirlenen ecrimisile hükmedilmesi doğru olmamıştır…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak: “…davanın 08/11/2010 tarihinde açılmış olmakla geriye doğru 5 yıl 08/11/2005 tarihinde başlamış olup davacı tarafından 2002 - 2007 yılları arası ecrisimil talebinde bulunulmuş olup 2007 yılı sonu itibariyle talepte bulunulduğundan 08/11/2005 - 31/12/2007 tarihleri arasındaki döneme isabet eden miktarın davacı tarafından talep edilebileceği ve buna göre yapılan inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda 08/11/2005 - 31/12/2007 tarihleri arasında ecrimisil bedelinin toplam 174.559,42-TL olarak hesaplandığı, taşınmazı hukuki ve geçerli bir sebep olmaksızın kullananlardan ecrimisil talebinde bulunabileceği ve taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığı…ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenmekle dosyaya sunulan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve davalının taşınmazda haksız şagil olduğu…” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve fazla talebin davalının zamanaşımı def’i bulunmakla zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresinin 10 yıl olarak değerlendirilmesi gerektiğini, talebin tümünün kabul edilmesi gerektiğini, yapılan tashih işleminin de hatalı olduğunu savunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı). 2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. 3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır. 4. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. 5. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilamında belirtildiği usulde ve belirlenen tarihler arasında, zamanaşımı def’i de dikkate alınarak verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.