7. Hukuk Dairesi 2023/3476 E. , 2024/2914 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2210 E., 2023/134 K. DAVA TARİHİ : 30.11.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/608 E., 2021/32 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf ed
**7. Hukuk Dairesi 2023/3476 E. , 2024/2914 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2210 E., 2023/134 K. DAVA TARİHİ : 30.11.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/608 E., 2021/32 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, dava konusu 92 parselde tarafların paydaş malik olduğunu, müvekkilinin 2015 yılında taşınmaza buğday ektiğini, ancak davalılar ... ve ... tarafından başvurulması üzerine ... Kaymakamlığının 20.11.2015 tarihli kararı ile müvekkilinin zilyetlikten men edildiğini, davalıların engellemesi nedeni ile müvekkilinin taşınmazı hiç kullanamadığını ileri sürerek, davalıların müvekilinin payına vaki el atmasının önlenmesini ve 2015-2018 yılları için ecrimisil ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçelerinde, taşınmazda rızai taksim bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.03.2021 tarihli ve 2018/608 Esas, 2021/32 Karar sayılı kararıyla, tüm dosya kapsamında davalıların dava konusu parselde müdahaleleri olduğu dinlenen tanık beyanları ve bilirkişi raporlarıyla ortaya konulduğu, dava konusu taşınmazda davalıların kullandıkları alan ile sorumlu oldukları ve davacının payı oranında el atmanın önlenmesi kararı vermek gerektiği, davacı ile davalıların daha önce aynı taşınmaz üzerinde ecrimisil ve müdahalenin men'i talepli davalık oldukları ve davacının davasının kabul edildiği, paydaşlar arası intifadan men şartının gerçekleştiği, belirtilerek, davanın kabulü ile, 92 parsel sayılı taşınmazın davacının payına vaki el atmanın önlenmesine, 62.641,65 TL ecrimisilin davalı ...'den, 59.313,09 TL ecrimisilin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... ve ... vekili istinaf başvurusunda, yıllar önce murisleri arasında taksim yapıldığını, davacıya düşen yerin başka parselde bulunduğunu, raporların hatalı düzenlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalılar rızaya dayalı paylaşma iddiasında bulunmuş iseler de bu hususu ispat edemediklerini, istinafa gelen davalıların babaları ...'in taşınmazda 106.540,66 m² hissesi mevcut ise de davalılar ... ve ... 253.000 m² yer kullandıkları, ... hissesinden 146.459,34 m² fazla yer kullandıkları, bu fazla kullanılan alanın ise davacının (113.816,83 m²) hissesinden çok daha fazla olduğu, davacı 2015 yılında hissesine karşılık bir yer kullanmak amacıyla ekim yapmış ise de davalıların Kaymakamlığa müracaat ederek davacıyı men ettirdikleri, buna göre davacı davasında haklı olup paya vaki müdahalenin men'i ve ecrimisil yönünden verilen kararlarda bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 683 üncü, 722 inci, 995 inci, 718 inci, 756 ncı maddeleri Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. 3. Değerlendirme Dava paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın, davacı, davalılar ve davadışı 3. kişiler adına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olduğu sabittir. Mahkemece davacının dava konusu taşınmazda kullandığı / kullanabileceği bir alan bulunmadığı tespit edilerek el atmanın önlenmesi ve ecrimisile hükmedilmesi kural olarak doğrudur. Ancak, TMK 688 inci maddesi gereği paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır. Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Bu halde, davacının payına yönelik el atmanın önlenmesi kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken madde hükmüne aykırı olarak metrekare şeklinde yüzölçümü belirtilmek suretiyle hüküm kurulması hatalıdır. Öte yandan, taraflar arasında taşınmazın kullanımına ilişkin bir anlaşma ya da fiili taksim bulunmadığına göre, mahkemece, davalıların toplam kullandığı alan yönünden ecrimisil hesabı yapılması ve bu miktar üzerinde davacının payına düşen ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, kullanılan alanın tamamı üzerinden hesaplanan ecrimisile hükmedilmesi de isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.