11. Hukuk Dairesi 2011/10681 E. , 2012/17541 K. MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2011 gün ve 2011/62-2011/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, l…
**11. Hukuk Dairesi 2011/10681 E. , 2012/17541 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2011 gün ve 2011/62-2011/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı şirket ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı arasında 07/03/2006 tarihli "Büyük Efes Varlık Sözleşmesi" imza edildiğini, bu sözleşme ile Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü'nün mülkiyetinde olan "Büyük Efes Oteli"nin tüm aktif ve pasifleri ile birlikte davacı şirkete satıldığını, davalı şirketin sözleşmenin imza edildiği tarihte kurulu bulunan Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü'nün iştiraki olduğunu, Büyük Efes Otelinin ayrılmaz bir parçası durumunda olan ve otelle özdeşleşen "şekil+GRAND HOTEL EFES" markasının da bu devir ile davacı şirkete geçtiğinin açık olduğunu, davalı şirketin marka sahibi olduğu iddiasında bulunduğunu, markanın üçüncü kişilere satışına hazırlandığını ileri sürerek 08/11/1999 tarih, 99018513 sayı ile davalı adına tescilli olan "GRAND HOTEL EFES" markasının davalı adına olan kaydının iptali ile anılan markanın 556 Sayılı KHK'nin 16/2. maddesi uyarınca davacı şirket adına tescilini, tescil talebi kabul edilmemesi halinde 556 Sayılı KHK'nin 14. maddesi gereğince markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine , terkin kararının TPE'ye bildirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, aynı konuda Ankara 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/32 E sayılı dosyası ile davacı aleyhine marka tecavüzünün tespiti ve önlenmesi zararın tazminine yönelik dava açtıklarını, davacı şirketin, bu davada karşı dava yoluyla aynı taleplerde bulunduğunu, derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davanın esası yönünden ise işletmenin satıldığını markanın satılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, markanın hükümsüzlüğü davaları, 565 Sayılı KHK'nin 63/3. madde uyarınca, marka sahibinin oturduğu yerdeki mahkemede görülmesi gerektiği, davacının bu marka üzerinde önceye dayalı bir kullanımdan kaynaklanan hükümsüzlük talep etmediği, davanın sebep ve konusuna göre davacının, üçüncü kişi konumunda olduğu, davanın, davalı şirketin ikametgâhı mahkemesi olan Ankara FSHHM’de görülmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece, açıklanan gerekçeyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak, 556 Sayılı KHK'nin 63/3. maddesindeki yetki kuralı kamu düzenine ilişkin yetki kuralı olmadığından esasa cevap süresi içinde yetki ilk itirazında bulunulmadan yetki konusunda değerlendirme yapılması ve karar verilmesi mümkün değildir. Davalı vekili cevap dilekçesinde herhangi bir yetki itirazında bulunmamıştır. Bu durumda, yetki yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.