T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1037 - 2025/2838 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1037 KARAR NO : 2025/2838 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13/12/2022 NUMARASI : 2022/... Esas, 2022/... Karar DAVACI : ... - VEKİLİ : DAVALI : ... Sigorta A.Ş. - VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ö…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1037 - 2025/2838 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1037 KARAR NO : 2025/2838 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13/12/2022 NUMARASI : 2022/... Esas, 2022/... Karar DAVACI : ... - VEKİLİ : DAVALI : ... Sigorta A.Ş. - VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2025 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.12.2022 tarih ve 2022/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/01/2017 tarihinde sürücü Harun Sözer'in sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkarak takla atması ile tek tarafla yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin kaza nedeni ile ağır yaralandığını, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/... esas .../... karar sayılı 22/09/... sayılı kararı ile ilk açmış oldukları kısmi davanın reddedildiğini, bunun üzerine istinaf edildiğini, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2021/... esas 2022/... karar sayılı 26/04/2022 tarih9li kararı ile istinaf başvurularının kabul edilerek, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/09/... tarih ve 2017/... esas .../... karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verildiğini, son olarak Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2021/... e.sayılı dosyasında alınan 17.03.2022 tarihli trh 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre düzenlenen hesap bilirkişi raporuna göre müvekkili davacının 184.986,87 TL kalıcı maluliyetten kaynaklı 7.241,27 TL geçici iş göremezlik zararının mevcut olduğu hesaplandığını, ilk açmış oldukları davada istinaf ilamına göre fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması nedeniyle müvekkilinin davalı şirketten 190.978,14 TL daha alacaklı olduğunu, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi 2021/... e. 2022/... K. sayılı 26.04.2022 tarihli kararı ile Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/... tarih ve 2017/... esas .../... karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi ile fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasından dolayı iş bu davayı açma zaruriyetinin hasıl olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla maluliyet sebebi ile 183.986,87 TL sürekli işgöremezlik tazminatının, 6.991,27 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş.’den başvuru tarihini müteakip 8 iş gününün bitimi tarihi olan 19.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talepli ek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf söz konusu kaza sebebiyle 18.05.2017 tarihinde dava açmış olup Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/... E. Sayılı dosyada dava görüldüğünü, yerel mahkeme tarafından müvekkili şirkete yönelik tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini, davacı tarafın yerel mahkemenin vermiş olduğu kararı istinaf etmiş ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi 2021/... E. Sayılı dosyada istinaf incelemesi yaparak yerel mahkeme kararının kaldırılmasına hükmetmiş olduğunu, istinaf kararını usul ve yasaya uygun olmadığından temyiz ettiklerini, bu durumda davacının aynı kaza sebebiyle ve aynı talepler doğrultusunda ek bir dava açmasının hukuki yarar ilkesinden uzak olduğunu, bu bakımdan işbu davanın derdestlik sebebiyle reddinin gerektiğini, müvekkil şirket poliçeden kaynaklı bütün sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, zorunlu arabuluculuk başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddinin gerektiğini beyan ederek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile; 183.986,87 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan, 6.991,27 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan 190.978,14 TL maddi tazminatın 19/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 12.12.2017 tarihinde davacı tarafa ilgili kaza sebebiyle 87.026,13 TL ödeme yapılmış, yapılan ödeme ile davacının zararının müvekkili şirket tarafından giderilmesine rağmen haksız olarak huzurda görülen davanın açıldığının görüldüğünü, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... esas sayılı dosyasında belirlilik ilkesine uygun olarak alınan hesap raporunda ödeme tarihindeki mevzuat hükümlerine göre denetlenmiş ve fahiş farkın bulunmadığının tespit edilerek ilgili mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmiş olduğunu ancak Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2021/... E. Sayılı dosyasında ödeme tarihindeki mevzuat hükümleri gözetilmeden yapılan hesaplamada fahiş farkın bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu, yapılan tespitin hukuka, hakkaniyete ve özellikle belirlilik ilkesine aykırı olduğunu, davaya konu bilirkişi raporunun alınmış olduğu dosyanın Yargıtayda olup dosyanın akıbetinin bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere davacının geçici iş göremezlik zararının karşılanmış olduğunu, SGK'nın müvekkili şirkete karşı başlatmış olduğu ve istinaf aşamasında bulunan dava dosyasından açıkça görüleceği üzere davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına karar verilmişse de ilk kararda ve ilgili dosyadan alınan tazminat raporlarına davacının itirazı bulunmadığından, ıslah dilekçesinde böyle bir talep bulunmamasına rağmen istinaf gerekçeli kararında davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasının usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğunu, istinaf aşamasında ıslah yapılamayacağı kabul edilmişken davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasının hangi talebe istinaden kabul edildiğinin açıklanmamış olduğunu, ilk derece mahkemesinde bu durum hiç sunulmadığı halde bam tarafından böyle bir karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik yönünden maluliyet raporunun doğruluğu yönünden verilen karara katılmadıklarını, Ereğli 1. ASHM'nin .../188 e. sayılı dosyasının celbini talep ettiklerini ve kurum tarafından davacının geçici iş göremezlik zararı karşılanmasına rağmen ödemenin tenzil edilmemiş olduğunu, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, bağlantılı SGK rücu dosyasında sigortalı araç sürücüne %80 kusur atfedilmiş olduğunu, Ereğli 1. ASHM'nin .../188 e. sayılı dosyasındaki kusur raporu ile söz konusu raporun çelişmekte olduğunu, faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, huzurda görülen davada, davadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru olmadığından müvekkili şirketin temerrüde düşmesi söz konusu olmadığından faiz sorumluluğu doğmamış olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355'inci maddesi gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; davalı vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf nedenlerinin ilk derece mahkemesince yargılama sırasında incelenip karar gerekçesinde izah edildiği üzere aynı olay nedeni ile Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... esas ve .../... karar sayılı ilamı, Dairemizin 2021/... esas ve 2022/... karar sayılı ilamı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/... esas ve 2025/... karar sayılı ilamında hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun bulunduğu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.045,71 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 3.262,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 9.783,71 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 18.12.2025 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.