10. Ceza Dairesi 2022/16196 E. , 2024/397 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/235 E., 2021/226 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2019/235 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkın…
**10. Ceza Dairesi 2022/16196 E. , 2024/397 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/235 E., 2021/226 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2019/235 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 13.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2021/29106 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/135437 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/135437 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Somut olayda, adı geçen şüphelinin evvelce 27.02.2015 tarihinde işlemiş olduğu aynı neviden bir başka suç sebebiyle Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2015 tarihli ve 2015/1204 soruşturma, 2015/41 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararını müteakip, şüphelinin ihtara karşın yükümlülüklerini ihlalde ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, denetimli serbestlik çağrı yazısının sanığa usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle, kamu davasının durmasına dair Çubuk 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli ve 2021/333 Esas, 2021/842 Karar sayılı kararının verildiği, Şüphelinin inceleme konusu 27.12.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma eylemi nedeniyle, hakkında açılan 14.12.2015 iddianame tarihli kamu davası gözetilerek, Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2019 tarihli ve 2018/4965 Soruşturma, 2019/544 Esas, 2019/539 sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararıyla mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla, Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2015 tarihli ve 2015/1204 soruşturma, 2015/41 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olan 27.12.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak fiilinin ayrı bir suç oluşturmadığı, ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 27.12.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2019 tarihli ve 2018/4965 Soruşturma, 2019/544 Esas, 2019/539 sayılı iddianamesi ile Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, B. Çubuk 2.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.03.2021 tarihli ve 2019/235 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 13.04.2021 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya arasında bulunan Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2021 tarihli ve 2021/333 Esas, 2021/842 Karar sayılı kararının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 27.02.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2015 tarihli ve 2015/1204 soruşturma, 2015/41 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesinden sonra tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Denetimli serbestlik müdürlüğünün çağrı yazısının 12.10.2015 tarihinde şüpheliye tebliğ edilmesine rağmen müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2015 tarihli ve 2015/1204 Soruşturma, 2015/1314 Esas, 2015/1306 sayılı iddianamesi ile Çubuk Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli ve 2015/1548 Esas, 2016/213 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 09.03.2016 tarihinde kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde 18.06.2018 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2019/117 Esas, 2019/953 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 31.05.2021 tarihli ve 2020/1421 Esas, 2021/771 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartı gerçekleşmediğinden durma karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, 6. Bozmadan sonra, Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli ve 2021/333 Esas, 2021/842 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 06.10.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin; ikinci fıkrasında "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, üçüncü fıkrasında "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.", dördüncü fıkrasında "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki, beşinci fıkrasında, "erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamaz" şeklindeki, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında "Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemelerin yer aldığı, Somut olayda, sanığın daha önceden 27.02.2015 tarihinde işlemiş olduğu aynı nevi'den bir başka suç nedeniyle Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2015 tarihli ve 2015/1204 soruşturma, 2015/41 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararını takiben, yükümlülüklerini ihlalde ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, kamu davasının durmasına dair Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli ve 2021/333 Esas, 2021/842 Karar sayılı kararının verildiği, Sanığın inceleme konusu 27.12.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle, hakkında açılan 14.12.2015 iddianame tarihli kamu davası gözetilerek, Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2019 tarihli iddianamesiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, Çubuk 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararıyla mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2015 tarihli ve 2015/1204 soruşturma, 2015/41 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olan 27.12.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminin ayrı bir suç oluşturmadığı, erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, inceleme konusu dava yönünden kovuşturma şartının gerçekleşmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, 27.12.2018 tarihli eylem yönünden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2019/235 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.