15. Ceza Dairesi 2017/35794 E. , 2020/3494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK'nın 204/1, 62, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet 2- Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK'nın 158/1-d, 62, 52, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar ...,..., ... müdafiileri, sanık ... ve katılan vekili
**15. Ceza Dairesi 2017/35794 E. , 2020/3494 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK'nın 204/1, 62, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet 2- Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK'nın 158/1-d, 62, 52, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar ...,..., ... müdafiileri, sanık ... ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılanın borçlu, ... Ltd. Şti. alacaklı olarak gösterildiği faturaya istinaden İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2004/2076 E. sayılı icra takip dosyasından katılan aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığı ve ödeme emrinin Tebligat Kanununun 21. maddesine göre kesinleştirilerek katılana ait İzmir ili Konak bölgesi 4. Tapu Sicil Müdürlüğünün Bozyaka Mah. 30411 ada, 1 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın zemin katının sanık ...'ye ihale suretiyle satışının yapıldığı, ancak taşınmazın vasfından kaynaklanan farklılık nedeniyle sanığa tescil ve devrinin gerçekleştirilememesi üzerine sanık ... tarafından İzmir 2. İcra Müdür yardımcısı tanık ... tarafından düzenlenmiş gibi gösterilen ve taşınmazın sanık ...'a satıldığını içeren İzmir 4. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğüne hitaben yazılan 02/02/2006 tarihli ve 2004/2076 E. sayılı yazının tanzim edilerek sanık ...'a verildiği, İzmir 4. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünce taşınmazın sanık ... adına tescil ve devrinin gerçekleştirildiği, taşınmazın bir süre sonra sanık ...'ye ondan da sanık ...'a devrinin gerçekleştirildiği, bu şekilde sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işledikleri iddia olunan olayda; 1- Sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıklar ...,..., ... müdafiileri, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanıkların üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle, TCK'nın 204/1, 66/1-e ve 67/4 maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 02/02/2006 ile inceleme tarihleri arasında 02/02/2018 tarihinde dolduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 2- Sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıklar ...,..., ... müdafiileri, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Her ne kadar sanık ... savunmalarında; sanık ... ile birbirlerini tanıdıklarını, alacağına karşılık sanık ...'nın icra satışından aldığı evin icra müdürlüğü yazısını kendisine verdiğini, bu yazı ile evi adına tescil ettirdiğini, belgenin sahte olduğunu bilmediğini savunmuş ise de; alacak miktarı konusunda çelişkili açıklamalarda bulunmuş olması, sanık ...'nın 13/06/2012 celsede sahte belgeyi kendisinin düzenlediğini ikrar etmesi, sanık ... savunmalarında; taşınmazın kendi adına tescilinin yapılmadığını, sonrasında sanık ... üzerine tescilinin yapıldığını duyduğunu, şikayet edeceğini söylemesi üzerine sanık ...'ın çekinerek taşınmazı bedelsiz olarak kendisine tapuda devir yaptığını, sanık ...’ın borcunun olduğunu söyleyerek, 90.000 TL’ye sanık ... 'a satmasını istediğini, tapuda taşınmazı sanık ... 'a devrederek, 17.000 TL. aldığını ifade etmiş ise de; sanık ...'nin taşınmazın zemin katı ile birlikte 1.kat, 2.kat, 3.kat ve 4.kattaki tüm bağımsız bölümlerden oluşan taşınmazın tamamının devrinin yapılmış olması ve akabinde taşınmazı devretmiş olması, sanık ... 'ın taşınmazın bedelinin tamamını sanık ...'ye verdiğini beyan etmesi, sanık ... ile aralarında borç alacak ilişkinin olmadığını, taşınmazın satış bedelini hatırlamamakla birlikte ücretini ödeyerek devraldığını söylemesi, ancak sanık ... 'ın taşınmazın bedeline istinaden bedelin ödendiğini kanıtlayamaması, mahkemece 2011/9031 sırasında kayıtlı belge temin edilip 21.02.2017 tarihli celse de incelenerek, İzmir 2.İcra Müdürlüğünün 2004/2076 esas sayılı dosyası üzerinden 4.Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü’ne yazılan suça konu yazının mevcut hali ile resmi kurumdan gönderilen bir yazı niteliğini taşıdığı tespit edilip, tapu müdürlüğü yetkilileri açısından da aldatma kabiliyetine haiz olduğunun belirlenmesi, soruştruma aşamasında alınan bilirkişi raporunda; İzmir 2. İcra Müdürlüğünce İzmir 4. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğüne yönelik olarak yazılmış görünen 02.02,.2006 tarih ve 2004 / 2076 dosya no sayılı yazıdaki 303 / 29884 rakam yazısı ile İzmir 2. İcra müdür yardımcısı ... adına atılan iki adet imzanın tanık ...'nın el ürünü olmadığı, inceleme konusu belgedeki her imzanın karşılaştırma belgelerindeki sanıklar ..., ... , ... ve ...'ye ait kendi imza örnekleri ile aralarında uygunluk ve benzerlikler bulunmadığının, tanık ... adına atılı iki adet imzanın ...:'ya ait imzalardan faydalanmak suretiyle amaca yönelik olarak sahte mahiyette atılmış oldukları yönünde görüş ve kanaatin bildirilmesi, katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları, tanıkların anlatımları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların üzerleine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar ... ve ... müdafiinin atılı suçun işlenmediği, suçun sabit olmadığı, fazla ceza tayin edildiği, mahkumiyet yeter derecede dellin elde edilemediği gerekçesine, sanık ... müdafii ve sanık ...’nın herhangi bir gerekçe içermeyen, katılan vekilinin sanıklara üst sınırlardan ceza tayin edilmesi, takdiri indirimin uygulamaması, hak oksunluklarının geniş kapsamlı olması, her bir suç yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 09/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.