12. Hukuk Dairesi 2011/6390 E. , 2011/23060 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 16/12/2010 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekili imza itirazında bulunarak takip konusu çekte bulunan keşideci imzalarının müvekkillerine ait olmadığını, takibe konu edilen çeklerin müve
**12. Hukuk Dairesi 2011/6390 E. , 2011/23060 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 16/12/2010 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekili imza itirazında bulunarak takip konusu çekte bulunan keşideci imzalarının müvekkillerine ait olmadığını, takibe konu edilen çeklerin müvekkilinin elinden çalınmış olduğunu ve takibe konulduğunu ileri sürerek takibin durdurulmasını ve % 40 oranında tazminatın alacaklıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporunda belirtilen “inceleme konusu 3397904 nolu çekte D. O. San. ve Tic. A.ş adına atılı keşideci imzası ile 3397901 ve 3397902 nolu çeklerde D. O. San. ve Tic. A.Ş adına atılı keşideci imzalarının aynı elin ürünü olduğu” gerekçesiyle imzaya itirazının reddine ve İİK 170/3 madde gereği takip konusu alacağın % 40'ı oranında tazminatın ve aynı yasa hükmü gereğince % 10'u oranında para cezasının borçludan tahsiline karar verilmiştir.Dosyada bulunan 8.6.2009, 26.4.2010 ve 13 10.2010 tarihli üç bilirkişi raporunda da takip konusu çekteki imzaların borçlu şirket yetkililerine ait olmadığı belirtilmiştir. Buna rağmen sadece itiraz konusu çekteki imza ile borçlunun ödediği iddia edilen başka çeklerdeki imzaların benzer olduğu gerekçe gösterilerek imza itirazının reddi ve borçlunun tazminata mahkum edilmesi doğru değildir. Zira başka çeklerin ödenmiş olması, itiraz konusu çekteki imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olduğunu göstermez. Dolayısıyla borçlunun imza itirazının kabulü yerine aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 21/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.