T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1490 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1682 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2023 ESAS-KARAR NO : 2018/515 E - 2023/299 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İpta…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1490 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1682 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2023 ESAS-KARAR NO : 2018/515 E - 2023/299 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkilinin davalıya satarak teslim ettiği mal bedelinin ödenmediğini, faturalar karşılığı alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; mal bedeli olarak avans olaark senetler düzenleyerek verdiğini mal bedelinin ödendiğini davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, müvekkilinin muhasebe kayıtlarına davacının talimatıyla her iki tarafın ortak muhasebecisi olan kişi tarafından işlenen ve karşılığında davacıdan hiç bir mal alınmayan dolayısıyla teslim irsaliyesi de bulunmayan 25/01/2018 tarihli 39.999,99 TL'lık ve 28/02/2018 tarihli 10.000,00 TL'lik faturadan dolayı müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, bilakis müvekkilinin alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda davalı yanın ödeme savunmasına dayanak olarak sunduğu senetlere dair davacı ..., 28.05.2021 tarihli duruşmada; malen kaydı bulunan senetlerin fatura karşılığında düzenlendiğini kabul ettiği, dava dışı ...'in ise, kendisine ait firmanın müdürü olduğunu, mal alım satımlarında, alacak ve ödemelerde yetkili olduğu, anılan kişinin davalıdan tahsil etmiş olduğu alacakları firmasının nam ve hesabına yaptığını bildirdiği, malen kaydı içeren senetlerin, faturalara karşılık düzenlendiği davacı tarafça ikrar edilmiş olduğu, senet ödemelerinin, davacı alacağından mahsubu gerektiği nitekim, bilirkişi heyetince, bedeli ödenen 7.500,00 TL tutarlı 5 adet senedin "malen" kaydı içerdiği, bu senetlerin fatura bedellerine karşılık verildiği, bu duruma göre; davacının takip tarihi itibariyle 45.018,53 TL-37.500,00 = 7.518,53 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu durumda, davacı, takip dayanağı faturalardan kaynaklı olarak, davalı yandan 7.518,53 TL alacaklı olup, davalının 7.518,53 TL'ye yönelik itirazı yerinde olmadığı, ancak, davalı yan takipten önce temerrüde düşürülmediği, takip öncesi dönem için işletilen faize yönelik itirazında ise haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 7.518,53 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin 7.518,53 TL asıl alacağa, taleple bağlılık ilkesi uyarınca yıllık %9,75 oranında faiz işletilerek devamına, fazlaya ilişkin istem reddine, takip konusu alacak, faturaya dayalı olup, likit olduğu, hüküm altına alınan 7.518,53 TL alacağın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ I-)Davacı vekili; ticari defter kayıtları ile müvekkilinin davalı-borçludan 45.018,53-TL alacaklı olduğu sabit iken bu tutardan davalı-borçlunun usul ve yasaya aykırı dayanaksız iddiaya dayalı beyanları ile mahsup ve indirime gidilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. II-)Davalı vekili; borcu olmadığını bile bile ve fakat buna rağmen tarafların ortak muhasebecisine "davalının haberi ve alışverişi olmaksızın" takip konusu son 2 adet faturayı gönderip davalının muhasebe kayıtlarına işlenmesini temin eden kötüniyetli alacak yaratıldığını, müvekkilinin davacıya ödenmeyen borcu bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırlıarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davacının takip dayanağı faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa alacak miktarına ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; davalıya satılarak teslim edilen mal bedeli için tahakkuku yapılan faturalara dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. I-)Davalı vekilinin istinaf istemi yönünden: HMK'nın "İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre 2023 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 17.830,00 TL olarak belirlenmiştir. İlk derece mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.(HMK 341/1) Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 17.830,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.(HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda 17.830,00 TL'lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 17.830,00 TL'yi geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(HMK 341/4) Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; istinaf kanun yoluna başvuran davalının aleyhine kabul edilen alacak miktarı 7.518,53 TL olup verilen karar davalı yönünden kesindir. Miktar olarak kesin olduğu yasada açıkça belirtilen bu karara karşı davalı yan istinaf yasa yoluna başvuramaz. HMK'nın 346.maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Bu durumda, HMK'nın 341/2.maddesinde açıklana 17.830,00 TL'yi aşmayan kararın istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, HMK'nın 352.maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda davalının istinaf isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiştir. II-)Davacı vekilinin istinaf isteminin incelenmesine gelince: Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen faturaların davalı tarafça bedelinin avans olarak keşide edilen senetlerle ödediği hükme esas alınan bedel kadar alacaklı olduğunun tespitinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2.maddesi gereğince başvurunun MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b)Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalıya iadesine, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 29/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."