6. Ceza Dairesi 2007/23230 E. , 2011/44734 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, hırsızlık malı bilerek satın almak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Bir ceza davasının konusu fertlerin hayatlarından alınan belli bir kesitin ceza hukuku ve ceza yargılaması hukuku bakımından değerlendirilmesidir. Ayrıca iddianamede belirtilen maddi vakıalar karışımı il…
**6. Ceza Dairesi 2007/23230 E. , 2011/44734 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, hırsızlık malı bilerek satın almak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Bir ceza davasının konusu fertlerin hayatlarından alınan belli bir kesitin ceza hukuku ve ceza yargılaması hukuku bakımından değerlendirilmesidir. Ayrıca iddianamede belirtilen maddi vakıalar karışımı ile sınırlandırılan insan davranışlarıdır. Ancak kesin hükmün önleme etkisinde fiilin aynılığı unsuruna başvurmak gerekir. Fiilin aynı olduğu durumlarda da davanın kapsamına girilerek bu konuda yargılamanın yapılarak hüküm vermek gerektiği sonucuna varılmalıdır. Bu fiiller sonradan ayrı bir davanın konusu da olmamalıdır. Ceza yargılamasında her uyuşmazlık için ayrı bir yargılama yapılması temel ilkedir. Ancak bağlantılı uyuşmazlıklar bakımından yasaların bu kuraldan ayrıldığı görülmektedir. Bağlantının varlığı halinde yargılamanın birleştirilmesi, bekletici sorun veya nisbi yargılama kavramları ortaya çıkar. Birleştirme için uyuşmazlıklar arasında bağlantı olmalıdır. Sanıklar hakkında aynı suçlardan açılmış olan davaların aralarında bağlantı olup, birleştirmenin faydalı olması halinde birleştirilip yargılamanın yapılması asıldır. Birleştirmede fayda ve olanak koşulları yargıca bırakıldığından birleştirmede ihtiyarilikten bahsedilmekte ise de yargılamanın tümü bakımından faydalı olacağı durumda davaların birleştirilmesi yoluna gidilmelidir. Bekletici mesele ise birden çok uyuşmazlık arasında bağlantı bulunması ve bir başka sonucu bekletici sorun sayma kavramıdır ve bir uyuşmazlığın çözümü diğerinin çözümünün zorunlu olduğu durumlarda asıl uyuşmazlığı çözen organın kendi uyuşmazlığının çözümünde yardımcı olan yargı organının kararını beklemesini ifade eder. Yani bir ceza uyuşmazlığını çözebilmek için bir başka mahkemenin görev alanı içinde kalan bir uyuşmazlık söz konusudur. İşte bu durumda bekletici sorun kurumu uygulanır. Hal böyle olunca, sanıkların 2004 yılı ve öncesinde Türk Telekom kuruluşuna ait değişik köylerdeki telefon hatlarını oluşturan direkler arasındaki kabloları keserek hırsızlık eylemlerinden Niksar Asliye Ceza Mahkemesine açılan 11 adet kamu davası dosyasının aynı mahkemenin 2005/21 esasında birleştirilip yürütülen yargılaması sırasında, sanıklar hakkında ayrıca hırsızlık ve suç işlemek için örgüt kurmak suçlarından Tokat Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Davalar arasında doğrudan doğruya bağlantı olup aynı yönde mükerrer açılmış davalar mevcuttur. Bu bağlamda yargılama birliğini sağlayıp aynı yönde mükerrer kararlar verilmesini önlemek için mevcut davaların Tokat Ağır Ceza Mahkemesinde birleştirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş sanıklar ..., ..., ..., ..., ... savunmanları ile katılan Kurum vekilinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, 27.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.