İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında davalıya uluslararası taşıma hizmeti verildiğini,davalının 01/07/2019 tarihinden sonra kesilen fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılmış Bakırköy 7. İcra Dairesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1681 KARAR NO : 2025/2140 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/05/2022 NUMARASI : 2021/355 Esas - 2022/483 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/04/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında davalıya uluslararası taşıma hizmeti verildiğini,davalının 01/07/2019 tarihinden sonra kesilen fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılmış Bakırköy 7. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davanın 1 yıllık süre geçtikten sonra açıldığını; hizmet faturalarının ödendiğini, davaya konu taşıma işlemlerinde kargoların Suudi Arabistan'daki alıcısına teslim edilmediğini ve gümrükte uzun süre bekletildiğini, o süreçte davacıyla irtibata geçilemediğini ve müvekkiline gerekli bilgilerin verilmediğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, tarafların ticari defterlerine göre davacının alacaklı olduğu, Suudi Arabistan'a gönderilen kargolarla ilgili davalının bilgilendirildiği, kargoların Türkiye'ye iade edilmesinde davacının kusuru bulunmadığı ve davacının iadeden kaynaklanan taşıma masraflarını isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının davaya konu icra takibine itirazının iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, 2.300,28-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, davacının takibin durduğunu arabuluculuk başvurusu tarihinde öğrendiğini, 1 yıllık dava açma süresi o tarihte başladığından davanın süresinde açılmadığını; müvekkilinin Suudi Arabistan'daki alıcıya teslim edilmediğini, yan hizmetin verilmediğini, o süreçte davacının ilgisiz davrandığını, orada ürünlerin hangi evrakların kimden nasıl alınacağına dair müvekkiline bilgi verilmediğini, Türkiye'deki ofise ulaşılamadığını, alıcının, 2 ay boyunca çağrı merkezini aradığını ama muhatap bulanamadığını ve ürünlerin teslim edilmediğini, müvekkilinin bu nedenle zarara uğradığını, buna rağmen gönderi zamanaşımına uğradığından ücretli olarak iade edileceğinin bildirildiğini, hizmeti alamayan ve ürününü teslim edemeyen müvekkilden iade ücreti ve gümrük masrafının talep edildiğini, çözüm olarak ürünün imha edilebileceğinin belirtilmesi üzerine müvekkilinin imha seçeneğini en azından daha fazla zarara uğramamak adına tercih etmek zorunda kaldığını, ancak davacının aynı gün içinde, bir gönderi için iade oluşturulduğunu, kalan 2 gönderi için imha talimatı verdiklerini bildirdiklerini, ürünlerin teslimatının yapılamamasından zarara uğrayan müvekkiline, imha talimatı verilen bu ürünlerin de iade gelmiş ve navlun ücretinin tekrar faturalandırıldığını, dava konusu faturalarla hem verilmeyen hizmetin hem iade bedelinin istenildiğini; müvekkilinin yazışmalarda faturalara itiraz ettiğini; faturalar e-fatura olduğundan sistemden işlendiğini, fakat BA-BS formları ile cari hesaplarda mutabakat bulunmadığının görüldüğünü; taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde alıcıya teslim edilemeyen ürünler için göndericiye yapılacak bildirim üzerine makul süre içinde göndericiden talimat alınmazsa ürünlerin imha edileceği veya geri getirileceğinin düzenlendiğini, müvekkilinin de 30 dakika yani makul süre içinde imha talimatını verdiğini ve talebin TMKnın 2'maddeye aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, eşya taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hizmet bedeli ve ürünler teslim edilmediğinden geri taşınması ile gümrük masraflarının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda davalının Suudi Arabistan'da bulunan ... firmasına 17/05/2019 tarihinde ...6114, ...6115 ve ...6106 nolu kargoları davacı aracılığıyla gönderdiği, fiili taşımanın UPS tarafından yapıldığı; kargolar Suudi Arabistan gümrüğünde teslim alınmadığından, Türkiye'ye geri gönderildiği, bu nedenle oluşan geri taşıma ücreti ile gümrük masraflarının tahsili için davacı, davalıya toplam bedeli 11.501,41-TL olan 5 adet fatura düzenlemiş, davalı fatura bedellerini ödemeyince davacının başlattığı icra takibine davalı itiraz etmiştir. Söz konusu faturalar, 01/07/2019 tarihli navlun iade gönderi inbound express navlun bedeli açıklamalı 530-USD karşılığı 3.060,27-TL; 09/07/2019 tarihli navlun iade gönderi inbound express navlun bedeli 800-Euro karşılığı 5.155,76-TL; 10/07/2019 tarihli inbound express navlun bedeli 113-Euro karşılığı 725,56-TL; outbound express navlun bedeli, evrensel posta hizmet bedeli, yakıt ve güvenlik müşteri katılım payı açıklamalı 219,81-Euro karşılığı 1.413,38-TL ve 07/08/2019 tarihli outbound navlun bedeli ve evrensel posta hizmet bedeli açıklamalı 184,50-Euro karşılığı 1.146,91-TL bedellidir. İİK'nın 67/1. maddesine göre, alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açmak durumundadır. Eldeki davada davalının icra takip dosyasına sunduğu itiraz, davacıya tebliğ edilmediğinden, söz konusu 1 yıllık süre başlamamıştır. Belirtilen sürenin arabuluculuk anlaşamama tutanağı tarihinden itibaren başlayacağı yönündeki davalının istinaf nedeni kabul edilmemiştir (Yargıtay 11. HD'nin 2024/3074 E., 2024/6421 K. sayılı ve 16/09/2024 tarihli ilamı).Davaya konu taşıma hizmeti nedeniyle 23/05/2019 tarihinde davacının davalıya gönderdiği e-postada, kargoların Suudi Arabistan'a vardığı ve alıcının gümrük işlemleri için irtibata geçeceği telefon numaralarının bildirildiği; 30/05/2019 tarihli davacı e-postasında, alıcının gümrük işlemlerini tamamlamadığı, kargoların gümrükte beklediği, her an iade veya imha gelebileceği, alıcıya bilgi verilmesinin istenildiği; 31/05/2019 tarihli davalı e-postasında, alıcının ürünlerin çekildiğini belirttiği ve kalan kargoların konişmentolarının istenildiği; aynı tarihte davacı cevabi e-postasında, gümrükten çıkarmak için gerekli kimlik numarasının eksik olduğu, bulunmaya çalışıldığı ve paketin gümrükleme acentesinden çıkmayı beklediğinin bildirildiği; 17/06/2019 tarihli davacı e-postasında, UPS tarafından gümrükten çıkarmak için gerekli kimlik numarasının eksik olduğu, bu nedenle davalının alıcısına hatırlatma yapılmasının istenildiği; aynı tarihte davalı cevabi e-postasında, UPS takip numaralarının ve alıcı bilgilerinin istenildiği, hangi numunelerin beklediğinin sorulduğu ve alıcının tüm numuneleri aldığını söylediğini; aynı gün davacının yeniden ilgili bilgileri gönderdiği; 18/06/2019 tarihli davalı e-postasında, irtibat kişilerinin numaralarını ve ilgili kişinin ID numarasını gönderdiği; aynı tarihte davacının e-postasında alıcının irtibat kuracağı 3 adet numara bildirildiği ve davalının ilettiği bilgilerin de yurtdışı acenteye yönlendirildiği; 27/06/2019 tarihli (saat 14:23) davacı e-postasında alıcı işlem yapmadığından ...6114 nolu kargonun zamanaşımına uğradığı ve iadesinin gerçekleştiği, iade navlun ücreti ödeneceği, gönderinin Türkiye gümrüğünde olduğu, ekte gümrük belgeleriyle davalının gümrükçüsünün çekim yapabileceği, gümrükte zamanaşımına uğrayan gönderilerin ülke gümrüğü tarafından imha edileceği, diğer 2 adet ...6115 ve ...6106 nolu gönderilerin de her an ücretli iadesinin gerçekleştirilebileceği, bu gönderiler için de gümrükte bir sonuca ulaşılamadığı, gönderinin imhasının mümkün olduğu, geri iade kapsamına girmeden talimat verilirse imhasının hemen talep edilebileceği; aynı tarih saat 14:52'de davalı cevabi e-postasında, ekstra gümrük ve geri çekme masrafı vermek istemedikleri, ürünlerin geri iadesinden ziyade imhasının daha iyi olacağı, şu anda bekleyenler için imha işleminin yapılabileceğinin bildirildiği; aynı gün saat 14:55'te davacı cevabı e-postasında ...6114 nolu gönderi için gümrükten çekim yapılabileceği ancak iade ücretinin oluştuğu, diğer 2 gönderi için Suudi Arabistan'a imha talimatının bildirdiği; davacının saat 15:03'te gönderdiği e-postada gönderi Türkiye'ye geldiğinden iade ücretinin ortadan kalkmayacağını, ama bir işlem yapılmaz ise gümrükteki zamanaşımı nedeniyle Türk gümrüğü tarafından ücretsiz imha edileceğinin belirtildiği; saat 15:07'de davalının cevabi e-postasında UPS'in alıcıya bilgi vermediğini, gümrükten diğer ürünler çekilmeye gidildiğinde kalan ürünler hakkında da bilgi verilmediğini, mağduriyetin UPS yüzünden gerçekleştiğini, teslim edilmeyen kargo için iade taşıma ücreti ödemek istemediklerini, iadeden önce imha hususu bildirilseydi imhayı seçeceklerini, halen gümrükte bekleyen ürünlerin iadelerini istenmediklerinden teslim almayı veya faturalandırmayı kabul etmediklerini; aynı tarih saat 15:27'de davacı cevabi e-postasında tüm yetkinin ülke gümrüğünde olduğunu, iadeden önce kendilerine de bilgi verilmediğini, iade veya imhanın tamamen onların inisiyatifinde olduğunu, alıcı işlem başlatmadığından iade kapsamına girdiğini, diğer 2 gönderi için imha talimatı verildiğini ve ücretsiz olarak imha edileceğini, ayrıca iade navlunu itirazında da bulunulacağını; 02/07/2019 tarihli davacı e-postasında, gümrük çekimi için gerekli evrakları ekte gönderildiği; aynı tarihte davalı e-postasında, konunun detaylı görüşülmesi için davalının da Arabistan UPS iletişim numarası istediği; 01/08/2019 tarihli davacının davalıya gönderdiği e-postada hesap ekstresinin gönderildiği, ...6114 nolu gönderi için davalının 2 kez faturalandırma sebebini sorduğu; 06/08/2019 tarihli davacı e-postasında, ilk gönderinin iade ücreti kapsamında ilk etapta davalıya USD bazında eksik fatura edildiğinden sonrasında doğru fiyatlı ek fatura kesildiği, bu nedenle 2 faturanın oluştuğu, gönderilerin iade taşıması faturalarının yurt dışından gelen faturalara istinaden kesildiği; 16/08/2019 tarihli davalının e-postasındaki davacının kestiği 2 adet faturayı kabul etmediklerini, iptalini istediklerini, çünkü kargolar Arabistan'a gittiğinde ürünü alacak olan alıcı PTS firmasının ofisinin boş olduğu, telefonlara cevap vermediği, cevap veren personelin ilgilenmemesi, ürünlerin teslimi için gerekli bilgilerin Türkiye ofisi tarafından ilgisizliğinden ve Arabistan ofisinin ise telefonlara cevap vermemesinden dolayı ürünlerin gümrükten geri geldiği, geri gelen ürünlere bir de taşıma ücreti yansıtıldığı, müvekkilinin zaten zarara uğradığı, bir de üzerine davalıya yüklenecek bir durum olmamasına rağmen faturaların ödetilmek istendiği, davacıya 2 adet ...7358 ve ...8240 sayılı iade faturası kesildiği; 22/08/2019 tarihli davacı e-postasında, fatura iptalinin mümkün olmadığı, aynı tarihte davalının da almadıkları hizmetin faturasını işleme alınmadığının bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi heyet raporunda, 02/10/2019 takip tarihinde, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 11.501,41-TL (talep gibi) alacaklı göründüğü; davalının ticari defterlerine göre davacıya 42.896,80-TL borçlu göründüğü, 31/12/2019 tarihinde davalının "cari hs. ödemeler/mutabakat" açıklamalı işlemiyle 42.896,80-TL bu borcu sıfırladığı ancak davacıda karşılığı olmayan bu kaydın dayanağının da sunulmadığı-bulunmadığı; davaya konu 5 faturanın tamamının davacıda kayıtlı olduğu ve alacağın da bunlara dayandığı; bu 5 faturadan 725,56-TL ve 1.413,36-TL bedelli olan 2 faturanın davalıda kayıtlı olduğu, kalan toplam 9.362,94-TL bedelli 3 faturanın davalıda kayıtlı olmadığı; e-postalara göre taşımanın her aşamasında davacının davalıyı bilgilendirdiği, davalının gönderdiği alıcının kargoları gümrükten almaması sebebiyle oluşan iade navlunlardan taşıma sözleşmesinin 4. maddesine göre oluşmuş, 11.501,41-TL'den sorumlu olduğu görüşü bildirilmiştir.26/04/2019 tarihli taşıma sözleşmesinin 4. maddesinde, alıcı tarafından reddedilen veya herhangi bir sebepten dolayı teslim edilemeyen gönderiler için gönderici davalıya telefon, sözleşmede belirtilen faks ve e-posta ile ihbar yapılabileceği ve makul bir süre içinde davalı tarafından talimat alınamaması durumunda paketlerin imha edilebileceği veya geri getirilebileceği, gönderinin gidiş navlunu ile farklı bir adrese teslimi veya geri getirilmesinden doğacak ek masrafların davalıya ait olduğu düzenlenmiştir. Eldeki davada uyuşmazlık, davacının alacağının dayanağını teşkil eden 5 adet iade navlun fatura bedelinden davalının sorumlu olup olmadığına ilişkindir.Davalının takibe konu 5 faturadan (725,56-TL+ 1.413,36-TL=) 2.138,92-TL bedelli 2 faturayı ticari defterlerine kayıt ettiği gözetildiğinde, esasen ihtilafın davalı defterlerinde kayıtlı bulunmayan kalan toplam 9.362,94-TL bedelli 3 fatura hakkında olduğu anlaşılmaktadır.Davalı e-faturaların sistemden işlendiği itirazında bulunmakta ise de, yine sistem üzerinden e-faturaların itirazı mümkündür. Yukarıda özetlenen e-postalarda görüleceği üzere, davacı gönderilerin Suudi Arabistan'a ulaştığını ve teslimi için gerekli bilgileri 23/05/2019 tarihinde davalıya bildirmiş, 30/05/2019 tarihinde de gönderilerin halen gümrükten alınmadığını, aksi halde iade veya imhasının söz konusu olabileceği uyarısında bulunmuştur. Davalı bu e-postalara cevap vermemiştir. 17/06/2019 tarihinde yine davacı davalıya gümrükten çekim için bilgi eksikliği bulunduğunu belirtmiş ve davalı buna karşı davalının Suudi Arabistan'daki alıcının tüm gönderileri aldıklarını söylemiştir. Sonrasında ...6114 kargonun iade edildiği ve iade ücretinin çıktığı, ...6115 ve ...6106 nolu gönderiler için ise davalının Suudi Arabistan gümrüğünde imha edilmesi talebi alınarak davacı tarafından iletilmiş ancak onlar da imha edilmeden Türkiye gümrüğüne iade olarak geri getirilmiştir. Tarafların da kabulünde olan bu süreçte, davacı akdi taşıyıcı dava dışı UPS ise fiili taşıyıcıdır. Davacının her aşamada davalıyı bilgilendirdiği ve iade ile imha hususunda gerekli uyarıları yaptığı görülmekte, ancak davalının alıcısının gönderiyi teslim için gerekli işlemleri yerine getirdiği ispat edilememiştir. Buna göre ve sözleşmenin 4. maddesi de gözetildiğinde, yabancı ülke gümrük otoritesinin tasarrufu sonucu ortaya çıkan iade taşıma ve diğer masrafların akdi taşıyıcı davacının sorumluluğunda bulunmadığı ve davalı tarafından karşılanması gerektiğinden davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle;Davalı, alıcının kargoyu teslim almamasından davacının ve Suudi Arabistan'daki acente ofisinin ilgisiz tavırları ve kendilerine ulaşılamadığından alıcının gönderiyi gümrükten çekme işlemini yapamadığını savunmuş ise de, bu savunmasını doğrulayan bir delil sunmamıştır. Davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 785,66-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 196,41-TL harcın mahsubu ile kalan 589,25-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 19,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/12/2025