11. Hukuk Dairesi 2024/4191 E. , 2025/2501 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/133 E., 2021/371 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikte
**11. Hukuk Dairesi 2024/4191 E. , 2025/2501 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/133 E., 2021/371 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” ibareli 03 ve 21. sınıf mallarda tescilli markaların sahibi olduğunu, dava konusu 2019/85418 sayılı “...” ibareli başvuruya karşı itirazlarının reddolunduğunu, davalı markasının hiçbir ayırıcı vasfının bulunmadığını, taraf markalarının aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, dava konusu markanın müvekkilinin tanınmış markalarının bir serisi olarak algılanacağını, müvekkilinin ... markasının yanı sıra dentalux, dentaluxe gibi markalarının da bulunduğunu, davalı markasının bu haliyle açıkça iltibas yarattığını, markaların telaffuzlarının birebir aynı olduğunu ileri sürerek 2020-M-1485 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararının iptali ve 2019/85418 sayılı başvurunun hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili, taraf markaların iltibas oluşturmayacak şekilde farklılık taşıdığını, diş ve ağız sağlığına yönelik endüstriyel mamullerde marka isimlerinin “dent” ibaresi etrafında şekillenmesinin doğal olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının 03. sınıftaki mallar bakımından aynı, aynı tür ya da benzer içerikte malları kapsamakla birlikte başvuruda yer alan 05. sınıftaki ilaç, kimyasal, tıbbi içerikli ürünleri, böcek – haşerat ürünleri ve yine tıbbi içerikli dezenfektan, antiseptik vb. nitelikte ürünler bakımından ise herhangi bir ortak mal grubu kapsamadığı, davacı markalarının tamamında “...” ibaresinin bir bütün olarak varlığını koruduğu, “...” ve “...” şeklindeki işaretler arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali doğuracak bir benzerlik kurulmayacağı, işaretlerin bütün olarak birbirlerinden farklı oldukları, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı, bu nedenlerle karıştırılma ihtimaline yönelik koşulların somut olayda oluşmadığı, davacı yanın markalarının tanınmışlığı iddiaları ile ilgili olarak dosya kapsamında bu iddiaları destekler somut delillerin yer almadığı, tanınmışlık ile ilgili bir kanaate varılamadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmü koşullarının oluştuğu yönünde bir yorumda da bulunulmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirketin “...” ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede, SMK'nın 6/1 hükmü anlamında benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, esasen davacının markasının "..." olduğu ve emsal kararlarda da bu şekilde bir bütün olarak korunduğu, davalı şirketin “tüm dişler” gibi bir anlamı veya “all” sesinin “al” olarak algılanmasıyla birlikte İngilizce’de “dental”, yani Türkçe karşılığıya “diş ile ilgili” anlamını tüketiciye veren markasının da bütününün markanın esas unsurunu oluşturduğu, tüketici kitlesinin makul seviyede bilgilenmiş, özenli ve dikkatli tüketiciler oldukları, bu bağlamda her iki tarafa ait markalar altında sunulan malları satın almak isterken, yanlışlıkla diğer tarafın mallarından satın almak gibi bir yanılgıya düşmeyeceği, dosya kapsamındaki delillerin tanınmışlık iddialarının kabulü için yeterli görülemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.