11. Hukuk Dairesi 2012/13846 E. , 2013/13190 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/03/2012 tarih ve 2009/126-2012/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2012/13846 E. , 2013/13190 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/03/2012 tarih ve 2009/126-2012/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkillerinin murisi olan ...nın dava dışı bankadan almış olduğu kredi karşılığında 23.10.2008 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde hayat sigortası yaptırdığını, murisin 20/02/2009 tarihinde vefat ettiğini, sigortacı şirketin TTK'nın 1290. Maddesinde belirtilen doğru bilgi verme yükümlülüğünün ihlal edildiğinden bahisle vefat tazminatının ödenmesinin mümkün olmadığını bildirdiğini, müvekkilinin murisi olan ...nın daha evvel mevcut olan hipertansiyon hastalığını bildirmemiş olmasının kat'i suretle kasti nitelik taşımadığını, zira söz konusu olan hayat sigortasının yapılma nedeninin tüketici kredisinin söz konusu bankaca yapılması için artık uygulamada usulen zorunlu olan hayat sigortasının yapılmasından ibaret olduğunu, hal böyle iken TTK. m. 1290 'nın son cümlesinde belirtilen kötüniyet veya mevcut hastalığı bilerek kasti olarak bildirmeme gibi bir durumun söz konusu olmadığınıayrıca davalı sigorta şirketinin cayma hakkını T.T.K.m. 1290'da belirtilen 1 aylık süre içerisinde kullanmadığını ileri sürerek, tüketici kredisinden ödenen miktarlar çıkarıldığında, kalan miktar olan 21.216,00 TL nin bu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müteveffanın müşteri kredi hayat sigorta başvuru formunda tedavi gördüğü hastalıkları belirtmediğini, poliçe başvuru formunda bulunanın sağlık durumuna ilişkin sorulara gerçeğe uygun beyanda bulunmasının beklendiğini, müteveffanın varolan hastalıklarını kasten belirtmemiş olmasının sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini, Akbank TAŞ Kocaali Şubesi tarafından müvekkil şirkete kredi hayat sigortası vefat teminatı ödeme talimatının 15.05.2009 tarihinde müvekkil şirkete bildirildiğini, 22.05.2009 tarihinde istenen belgelerin müvekkil şirkete gönderilmesi üzerine lehtar banka şubesine 27/05/2009 tarihinde ...'ya cayma hakkının kullanıldığının bildirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Mahkemece, davacıların murisi olan sigortalı ...nın davalı şirket nezdinde sigortalandığı, sigorta başvuru formunda kalp hastalığının olup olmadığının sorulduğu, sigortalının yanıt vermediği, formun bu kısımlarını boş bıraktığı, oysaki sigortalının sözleşme tarihinden önce mevcut hastalıkları nedeniyle tedavi gördüğü, sigorta akdinin kurulduğu tarihte de bu rahatsızlığının mevcut olduğu, sigortalının akdin kurulması sırasında mevcut olan ve kendisinin de bildiği, tedavi gördüğü rahatsızlığını gizlediği, bu konuyla ilgili soruyu yanıtlamadığı, sigorta akdinin kurulmasından çok kısa bir zaman sonra da gizlemiş olduğu bu hastalıktan dolayı geçirdiği rahatsızlık sonucu öldüğü anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin rizikonun gerçekleşmesi sonucu haberdar olduğu beyan yükümlülüğüne aykırı davranış nedeniyle poliçeden cayma hakkını kullandığı, sigortalının gizlediği, bildirmediği hastalığı sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle sigortacının cayma hakkını kullanmasında yasaya, genel şartlara ve iyiniyet kurallarına aykırı bir durum olmadığından sigorta tazminatını ödememekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. (1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Dava, hayat sigortası bedelinin ölüm rizikosunun gerçekleşmesi nedeniyle tahsili istemine ilişkindir. Davacılar murisi Ekrem'in 20.02.2009 tarihli ölüm belgesinde ''myokardial infarkt (yaygın anteior), koroner arter hastalığı'' ölüm nedeni olarak belirtilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından, murisin daha önceden hipertansiyon hastası olduğu ve bu hastalığın doğrudan kalp krizine neden oluşturduğu, dolayısıyla da murisin beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle davacı mirasçılara ödeme yapılmamıştır. Mahkemece de Karasu Devlet Hastanesine yazılan yazıya cevaben iç hastalıklar uzmanı Dr. Sami Ayhan tarafından verilen ''bilimsel görüş'' başlıklı yazıda ''myokardial infarkt kroner arter hastalığı olup, ikisi arasında doğrudan bir ilişki vardır. Ancak, koroner arter hastalığı olan her kişi kalp krizi geçirecektir diye bir kural yoktur'' şeklindeki görüş belirtmesi üzerine murisin tedavi gördüğü rahatsızlığını gizlediği ve gizlediği bu hastalığı sebebiyle vefat ettiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, murisin poliçenin tanziminden önceki tarihlerde mevcut olan hipertansiyon hastalığının ölüm belgesinde belirtilen kalp krizine sebebiyet verip vermediği ve hipertansiyon hastalığı ile murisin kalp krizi kaynaklı vefatı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususlarında kardiyoloji alanında uzman bilirkişiden görüş alınmaksızın, eksik inceleme yazı ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.