T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/894 KARAR NO : 2026/616 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/12/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/265E., 2020/773K. DAVA : Genel Kurul Karar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/894 KARAR NO : 2026/616 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/12/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/265E., 2020/773K. DAVA : Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ : 25/03/2026 YAZIM TARİHİ : 25/03/2026 Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkillerinin davalı kooperatif ortağı olduğunu, 2018 yılı olağan genel kurul toplantısına çağrılmadıklarını, haricen öğrenerek toplantıya katıldıklarını, kooperatifin 59 ortağı olmasına rağmen, hazirun listesinde 72 kişinin ortak olarak yer aldığını görmeleri üzerine divan başkanlığına itirazlarını sunduklarını, buna rağmen ortak olmayan kişilerin haksız oy kullandığını, hazirun cetvelinin usule aykırı düzenlendiğini, gündem maddelerinin değiştirilmesi talebinin ortak olmayan bu kişilerin oyları ile reddedildiğini, denetim kurulunun kendi görev alanına girmeyen bir konuda rapor tanzim ettiğini, denetim raporuna itiraz ettiklerini, yönetim ve denetim kurullarının ibrasına da itiraz edip ret oyu kullanmalarına rağmen, kurulların ibra edildiğini, kooperatife üye olmayan kişilerin oy kullanmaları ve gerçeğe aykırı hazirun cetveli tanzimi sebebi ile genel kurulun iptalinin gerektiğini, kooperatif ortakları ile kan bağı olmayan kişilerin bu ortaklar adına vekalet ile oy kullandığını, kooperatif ortağı olmayan ... isimli kişinin yönetim kuruluna seçildiğini, sonrasında itiraz üzerine görevinden istifa ettiğini, buna rağmen bu kişi yönünden de ibra kararı alındığını belirterek, davalı kooperatifin 05/05/2019 tarihinde yapılan 2018 yılı olağan genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan kararların iptalini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Müvekkili kooperatifin tüm ortaklarına kooperatife verilen son adresleri esas alınarak genel kurul çağrı ve gündeminin gönderildiğini, yapılan çağrının usulüne uygun olduğunu, müvekkili kooperatifin 72 ortağı bulunduğunu, ortakların aidat ödediklerini, ortak olmadığı iddia edilen kişilere yapılan hisse devirlerinde yönetim kurulu başkanı olarak davacılar vekilinin imzasının bulunduğunu, kooperatif genel kurulunda alınan kararların Kanuna ve ana sözleşmeye uygun olduğunu, davacıların kooperatif üyesi olarak kabul ettikleri 59 kişiye göre katılım ve karar yeter sayısının bulunduğunu, genel kurulun hükümet komiseri nezaretinde yapıldığını, bu kişinin tutanakta itiraz şerhinin bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen ...'ın kooperatif üyesi olduğunu, aidatlarını ödediğini, bu sebeplerle açılan davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...davacılar, dava konusu genel kurul toplantısına hazirun cetvelinde yer alan ortak olmayan kişilerin oy kullandıklarını, üye olmayan ortağın yönetim kuruluna seçildiği, vekaleten oy kullanımında usule aykırı davranıldığı iddiası ile genel kurul kararlarının iptalini istemiştir. Dava konusu genel kurul tutanağı incelendiğinde, toplantıya 27 ortağın asaleten, 23 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 50 ortağın katıldığı, davacıların gündemin 2, 3 ve 4 numaralı kararlarına muhalif kalarak red oyu verdikleri, diğer kararların oy birliği ile alındığı görülmüştür. Dava konusu genel kurul kararlarında mutlak butlanla maluliyetinin gerektiği ispatlanamamıştır. Genel kurula yetkisiz kişilerin katılımı tek başına iptal sebebi olamayacağından (Yargıtay 23. HD., 2016/2941 E., 2018/5889 K., 14/12/2018 T. kararı), nizalı olan ve davacılar tarafından itiraz edilen 12 kişinin oyları toplantı ve karar nisabına etkisi bulunmadığından, davacılar diğer iddialarını da ispatlayamadığından, genel kurul kararının iptaline yönelik davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişinin 2017 yılı genel kurul hazirun listesini ve genel kurul tutanağını incelemeden görüş bildirdiği düşüncesinde olduklarını, 59 ortak ile 2017 yılı genel kurulunun yapıldığını ve 209 m² arsası olan paylara hissedar kişilerin toplantıda oy kullanmadıklarını, temsil yetkisi olmayan kişilerce oy kullanıldığını, bilirkişi raporunun 16. sayfasının madde 49 sonrası 1. fıkra bölümünün son kısmında "Hazirun listesinin 72. Sırasında kayıtlı ...'in yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul görmüş olması nedeniyle ortaklığın oluşmasında bir usulsüzlük görülmemiştir." şeklindeki bilirkişi görüşüne itiraz ettiklerini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini ve bilirkişiden ek rapor alınmadan karar verildiğini, ilk derece mahkemesine taraflarınca sunulan belgeler üzerinde yeterli inceleme yapılmadığını belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında "...yetkisiz kişilerin katılımı tek başına iptal sebebi olamayacağından" davanın reddedildiğini, oysa genel kurulda yetkisiz kişilerin katılımının bulunmadığını, davacılar tarafından "paylara hissedar oldukları ve kooperatif kayıtlarında müstakil ortak/ üye olmadıkları" iddia edilen 209m²'ye sahip üyelerin de diğerleri gibi aidat ödeyen pay devralıp devredebilen kooperatif ortağı olduklarını, yetkisiz kişi olarak nitelenemeyeceklerini, öte yandan mahkemenin taleple bağlı olduğunu ve huzurdaki davanın ortaklık tespit davası olmadığını, huzurdaki davanın genel kurul kararının iptali davası olduğunu ve ortaklık tespit kararı anlamına gelebilecek hatalı bir ifadenin kullanılmaması gerektiğini belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle kararda ortaklık tespiti değil nisabın değerlendirilmiş olmasına göre; davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) a)Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacılardan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. b)Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25/03/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...