İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/04/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Keşide yeri İstanbul olan 30/11/2018 vade tarihli, ... seri numaralı 30.000-TL değerinde ki çekin keşidecisi ... ve birinci ciranta ... olan çekin ibraz süresinde İstanbul ili ... Bankasına ibraz edilerek bankanın kanuni sorumluluğu olan 1600- TLnin ödendiği,kalan 28.400-TL için karşılık…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1998 KARAR NO : 2026/686 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/04/2023 NUMARASI : 2021/566 Esas - 2023/300 Karar. DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/04/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Keşide yeri İstanbul olan 30/11/2018 vade tarihli, ... seri numaralı 30.000-TL değerinde ki çekin keşidecisi ... ve birinci ciranta ... olan çekin ibraz süresinde İstanbul ili ... Bankasına ibraz edilerek bankanın kanuni sorumluluğu olan 1600- TLnin ödendiği,kalan 28.400-TL için karşılıksız şerhi yazıldığını, çek ödenmeyince müvekkili davacının İstanbul 32. İcra Dairesinin ... dosya numarası ile borçlu aleyhinde takibi başlattığı davalı taraf haksız yere itiraz ettiğini beyan ederek borçluların icra takibine yaptığı itirazın iptalini, borçlular aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili;müvekkilinin davacı ile ilgisi olmadığını,çekin mal gönderme karşılığı ...'e verildiğini, ...'in çeki davacıya ciro ettiğini,icra dairesinde yaptıkları itirazın da borç ödenmiştir beyanında bulunduklarını beyan ederek zaman aşımı def'inde bulunduklarından zamanaşımı nedeniyle davanın reddini, çekin kambiyo vasfının ortadan kalkması ile ciro silsilesi ortadan kalktığından davacının müvekkiline karşı alacaklı sıfatı ortadan kalktığından husumet nedeniyle davanın reddini,fahiş talep edilen faizin reddi ile gerçek faizin bilirkişi incelemesi ile tespitine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 6273 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 814. maddesine göre de, çeklerde zamanaşımı süresinin üç yıl olduğu ,keşide tarihi olan 30.11.2018 tarihinden icra takip tarihi olan 17/11/2020 tarihine kadar 3 yıllık sürenin dolmadığı, bu hali ile dava ve icra takibine konu çekin zamanaşımına uğramadığı, 788. Maddesinde emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çekin, ciro ve teslim yolu ile devredilebileceği, yine aynı kanunun 790. Maddesinde cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağının düzenlendiği,takip konusu hamiline yazılı çekte davalı ... keşideci, davalı ... 1.ciranta olup, davacının çeke ciro yoluyla hamil olduğu, Davalı keşideci ve 1.cirantanın imzalarını inkar etmediği, ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk olmadığı, çekin bedelinin ikinci ciranta ... tarafından ödendiğini ileri sürdükleri, Davalılar vekilinin ödeme iddiasının ispat yükünün davalıya düştüğü, Davalılar tarafından dosyaya çek bedelinin ödendiğine dair yazılı bir delil sunulmadığı anlaşılmakla kambiyo vasfındaki icra takibine konu çekte hamil olan davacının davalı keşideci ve 1.ciranta aleyhine açılan eldeki itirazın iptali davası yerinde görülerek; İstanbul 32. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın; 28.400-TL asıl alacak ve çekin ibraz tarihi olan 04/12/2018 tarihinden, icra takip tarihi olan 16/11/2020 tarihleri arasında yıllık % 9 oranında yasal faiz üzerinden hesaplanan 4.992,95-TL işlemiş faiz ( 28.400-TL/100x9/365x713 gün) olmak üzere toplam 33.392-TL alacak yönünden iptali ile, takibin takipteki diğer koşullarla devamına, fazla talebin reddine,Davacı alacağı likit olup, davalıların itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili; takibe konu çek kambiyo vasfını kaybettiğinden, zamanaşımına uğradığından ilamsız ödeme emri gönderildiğini, Müvekkilinin davacı ile ilgisi olmadığını, çekin mal gönderme karşılığı ...'e verildiğini, ...'in çeki davacıya ciro ettiğini, çekin kambiyo vasfı ortadan kalktığından ciro silsilesinin ortadan kalktığını,davacının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığını, istenen faiz oranının da fahiş olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılmadığından gerçek faiz miktarı tespit edilmediğini, davacının bilirkişi ücreti ödememesi, defterlerini hazır etmemesi nedeniyle inceleme olanağının ortadan kalkmasına rağmen, mahkemenin davayı kabul ettiğini, müvekkili aleyhine hiçbir tespit olmadığı halde, faiz ödemeye mahkum ettiğini, haksız ve yanlış kararın bozulmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, bir adet çeke dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra takibine konu bir adet çekin tüm unsurlarını taşıdığı, 30.11.2018 keşide tarihinden itibaren yasal sürede 04.12.2018 tarihinde muhataba ibraz edildiği ,kanuni karşılık tutarının banka tarafından ödenerek kalan kısım için karşılıksız şerhi yazıldığı anlaşılmaktadır.TTK nın 814(1). maddesine göre çekin ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıllık zamanaşımı süresi içinde icra takibine konu edilmesi gerekir.Davacı alacaklı 22.11.2020 tarihinde icra takibi başlatmıştır.Çekin üç yıllık süre içinde takibe konulduğu,zamanaşımına uğramadığı, çekin kambiyo vasfını taşıdığı anlaşılmaktadır. Elinde ,kambiyo vasfında senet bulunan alacaklının genel haciz yoluyla takip başlatmasına yasal engel yoktur.(Yargıtay 12 HD nin 2015/12203-24623esas/karar sayılı ilamı )Ancak kıymetli evraka ilişkin hükümler uygulanmaya devam edilir.Bu nedenle, ödenmemiş çekin soyut borç ikrarı vasfının devam ettiğinden çek bedelinden ödenen kanuni karşılık miktarı düşüldükten sonra kalan alacağa çekin ibraz tarihinden itibaren faiz hesaplanarak itirazın iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Davalılar çek keşidecisi ve çek arkasına imza koyan ciranta olup TTK nın 808(1) maddesi uyarınca "zamanında ibraz edilmiş olan çekin ödenmemiş olduğu ve ödememe hali muhatap tarafından ,ibraz günü gösterilerek yazlmış tarihli bir beyanla sabit bulunduğu takdirde hamil;cirantalar ,düzenleyen ve diğer çek borçlularına başvuru haklarını kullanabilir.Çek kambiyo vasfını kaybetmediğinden ciroların düştüğüne ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Davalılar çekin ciranta ... tarafından ödendiğini ileri sürmüşler ise de adı geçen de takipte borçlu sıfatını haiz bulunduğu takipde bir ödeme yapılmamıştır.Davalılar vekili istenilen faizin de fahiş olduğunu ileri sürmüş ise de icra takibinde davacı alacaklının talebi %9 yasal faiz olup, yasal faizin fahiş olduğuna ilişkin istinaf sebebi dinlenebilir değildir.Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde bulunmayan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.281,01-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 570,30-TL harcın mahsubu ile kalan 1.710,71-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/04/2026