11. Hukuk Dairesi 2023/467 E. , 2024/4240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1617 Esas, 2022/1329 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/309 E., 2020/311 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafında
**11. Hukuk Dairesi 2023/467 E. , 2024/4240 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1617 Esas, 2022/1329 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/309 E., 2020/311 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin 2018/30395 sayılı “MEYFORM NATURAL D’LİTE NUTRİ FRUTTI+şekil” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "FORM" ibareli tanınmış markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, başvurunun müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar elde edeceğini ve kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK'nın 25.07.2019 tarih ve 2019-M-6575 sayılı kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını, davalı Kurum nezdinde "form" ibaresini taşıyan tescilli birçok marka bulunduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, görsel, işitsel ve kavramsal değerlendirme sonucunda, ayırt ediciliği zayıf, ihtilaflı “FORM” ibaresini taşıyan davacı markaları ile davalıya ait “MEYFORM NATURAL D’LITE” markası arasında, ortak olmayan kelime ve şekli unsurlar ile birlikte bıraktıkları bütünsel izlenim bakımından, karıştırılmalarına mahal vermeyecek derece ayırt edicilik bulunduğu, tanınmışlığın kanıtlanamadığı, ayrıca benzerlik koşulu gerçekleşmediğinden tescil engeli oluşturmadığı, kötü niyetin varlığı yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkiline ait "FORM" markasının ayırt ediciliği haiz olduğunu, başvuruda esaslı unsur "MEYFORM" ibaresi olup diğer unsurların tali nitelik taşıdığını, taraf markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzediğini, tanınmış markanın sadece bir unsurunun aynen içerilmesi durumunda dahi markalar arasında düşünsel bir bağlantı kurulduğunu, benzerlik değerlendirmesinde tescil sınıflarının benzerliğinin iltibası artırmaya yönelik etkisine değinilmediğini, iltibas incelemesi yapılırken ortalama tüketici kriterinin yok sayıldığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markaları arasında "FORM" ibaresinin esas unsur olarak yer almasından kaynaklı benzerliğin açık olduğu, dava konusu markanın bir bütün olarak somut bir anlamının bulunmadığı, markanın esas unsurunu oluşturan ibarenin "MEY-FORM" olarak hecelenerek okunacağı, bir araya gelen bu iki ibarenin anlamlarını kaybederek yeni ve farklı anlamda bir kelime ortaya çıkarmadığı, “MEY” ibaresinin, tüketici tarafından “meyveli ürünlere” atfen kullanılmış bir kısaltma olarak algılanabileceği, başvuru farklı bir hece ile başlamakta ise de, bu durumun açıklanan nedenle dava konusu markanın yeterince farklılaşmasını sağlamadığı, zira “FORM” ibaresinin davalı markasındaki ikinci hece olarak bağımsız ayırt edici karakterini korumaya devam ettiği, davalı adına tescilli markanın davacının "FORM" ibareli markalarından biri olarak algılanabileceği, istikrar kazanan kararlar karşısında mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmesi yerinde bulunmadığı, işaretler arasındaki benzerlik koşulunun oluştuğu sonucuna varıldığı, dava konusu markanın 29. sınıfta "Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü sebze ve meyveler, salçalar. Kuru yemişler. Patates cipsleri." ile 30. sınıfta "Dondurmalar, yenilebilir buzlar." için tescilli olduğu, davacının 29 ve 30. sınıf mallar yönünden tescilli "FORM" esas unsurlu markalarının ise aynı/ilişkili malları içerdikleri, böylece emtia benzerliği şartının da gerçekleşmiş olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi kanaat ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1993 yılından bu yana ticari unvanının form olduğunu, "MEYFORM" ibaresinin 2007 yılında tescil edildiğini, markalar bütün olarak değerlendirildiğinde ayırt edici unsurları bakımından markalar arasında benzerlik bulunmadığı ve tüketici nezdinde herhangi bir karıştırmanın söz konusu olamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar bir bütün olarak incelendiğinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.