İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/01/2026 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin ... marka sondaj kazık makinesini davalı sigorta şirketine makine kırılma sigortası poliçesiyle sigorta ettirdiğini, 07/10/2013 tarihinde makinede kırılma meydana geldiğini, 09/10/2013 tarihinde hasarın davalıya ihbar edildiğini ve hasar dosyası…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2022/1990 KARAR NO:2026/158 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/05/2022 NUMARASI:2021/187 Esas - 2022/350 Karar DAVA:İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat) DAVA TARİHİ: 04/03/2015 İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/01/2026 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin ... marka sondaj kazık makinesini davalı sigorta şirketine makine kırılma sigortası poliçesiyle sigorta ettirdiğini, 07/10/2013 tarihinde makinede kırılma meydana geldiğini, 09/10/2013 tarihinde hasarın davalıya ihbar edildiğini ve hasar dosyası açıldığını, davalının 27/05/2014 tarihli yazısıyla hasar imalat hatasından kaynaklandığından garanti kapsamındaki hasarın ödenmeyeceğini bildirdiğini, makinenin 210.205,78-TL'ye tamir ettirildiğini, Küçükçekmece 4. SHM'nin 2014/53 D. iş sayılı dosyasındaki tespit raporunda hasarın kullanım esnasında gerçekleştiğinden sigorta kapsamında ödenmesi gerektiğinin belirlendiğini; davalı aleyhine İstanbul 28. İcra Daire'sinin ... sayılı dosyasıyla (%10 muafiyet düşümüyle) 189.185,21-TL asıl alacak ve 18.940,55-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 208.125,76-TL'nin yıllık %11,75 avans faiziyle tahsilinin istenildiğini, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, eksper raporunda hasarın malzeme zayıflığı ve hidromotor bağlantı cıvatalarının iyi sıkılmaması, gevşek bırakılması sonucunda meydana geldiği, hasarın garanti kapsamında karşılanması gerektiğinden poliçe teminatı kapsamında olmadığı, İstanbul Anadolu 8. SHM'nin 2014/37 D. iş sayılı dosyasındaki tespit raporunda da makinenin tahrik ünitesi hidromotor bağlantı kulakları kırılmasının imalatçıdan kaynaklanan üretim hatası sonucu olduğu görüşünün verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ:Mahkemece, ilk olarak 2015/236 esas, 2017/555 karar sayılı ve 12/06/2017 tarihli karar ile dava konusu makinede meydana gelen kırılmanın ardından sigorta şirketinin talebi üzerine 21/04/2014 tarihinde yapılan ilk tespit sonucu İstanbul Anadolu 8. SHM'nin 2014/37 D. iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporuyla, makinenin tahrik ünitesi hidromotor bağlantı kulakları kırılmasının, imalatçıdan kaynaklanan üretim hatası sonucu olduğunun bildirildiği, bu tespitin ardından davacının talebi üzerine Küçükçekmece 4. SHM'nin 2014/53 D. iş sayılı dosyasına sunulan 28/07/2014 tarihli bilirkişi raporunda makinenin onarımının yapıldığı ve çalışır vaziyette olduğu, arızalı olduğu, belirtilen parçalarının keşif mahallinde bulunmadığı, incelenmek üzere Almanya'ya gönderildiği bilgisinin alındığı, fotoğraflar ve bilgisayar kayıtları üzerinde inceleme yapılarak kırılmanın operatörün kullanım hatasından kaynaklandığı yolunda rapor verildiği, hasarlı makine yerinde incelenerek verilen rapor benimsenerek hasarın garanti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucunda,Dairemizin 2021/158 E., 2021/138 K. sayılı ve 02/02/2021 tarihli ilamıyla, makinenin kullanıcı hatası mı, yoksa üretim hatası nedeniyle hasara uğradığı hususu özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bu konuda uzman bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır.Dosyada her bir tarafın başvurusu üzerine tespit dosyalarında bilirkişilerden rapor alınmış, ancak her iki bilirkişi farklı yolda kanaat belirtmişlerdir. Bu farklılık da giderilmeden hasarın daha evvel yapılan tespitte alınan rapor benimsenmek suretiyle hükme bağlanması doğru olmadığı gerekçesiyle, hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.İlk kararın kaldırılmasından sonra mahkemece, hükme elverişli 22/03/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda, makinedeki hasarın operatörün hatasından kaynaklandığının belirlendiği; davacı tarafından makinenin 3. kişiye onartıldığı ve davacıya 27/12/2013 tarihli 210.205,78-TL tutarlı hasar faturasının kesildiği, davacının bu hasar bedelinden %10 21.020,57-TL sigorta muafiyeti düşerek, 30/09/2014 tarihinde 189.185,21-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığı, hasarın 09/10/2013 tarihinde davalıya ihbarına rağmen, davacının hasar ödemesinin 27/12/2013 tarihli olduğundan temerrütün hasar fatura bedelinin kesildiği tarih itibariyle başlaması gerektiği, davacının 189.185,21-TL asıl alacak ve 16.869,88-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 206.055,09-TL talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne davalının icra takibine itirazının 189.185,21-TL asıl alacak ve 16.869,88-TL işlemiş faiz toplamı 206.055,09-TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, likit alacak için asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, poliçe genel şartlarının değerlendirilmediğini; kullanım hatası bulunduğuna tahmin ve varsayımlara göre karar verildiğini; poliçedeki kloz no: ... bakım sözleşmesi garanti klozu ve kloz no: ... genel bakım klozu şartlarına uyulmadığını; 07/10/2013 ve 20/01/2014 tarihlerinde 2 ayrı hasar mevcut olup, MKGŞ 10. maddesinde, sigortalının, sigorta konusu makine ve tesislerin emniyeti ve korunması için, sigortalı değilmiş gibi, gerekli ihtimamı göstermekle yükümlü olacağının düzenlendiğini, aynı hasarın tekrar tekrar meydana gelmesinin sigorta genel şartlarına aykırılık teşkil edip, sigortalı tarafından gerekli önlemlerin alınmadığını gösterdiğinden teminat dışı kalması gerektiğini ve icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE:Dava,makine kırılması sigorta poliçesine konu makinenin hasarlanmasından dolayı tazminatın tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizin kaldırma kararından sonra alınmış ...'de görevli iki makine mühendisi öğretim görevlisi ve mali müşavir bilirkişiden alınmış 22/03/2022 tarihli raporda, davalı şirketin ... marka forekazık makinesini şantiyede kullanırken 07/10/2013 tarihinde meydana gelmiş hidrolik motor gövde kulaklarındaki kırılmanın, makinenin bilgisayar kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, aşırı yüksek (55 tonun üzerinde) yüklemeler neticesi, kelly darbe sönümleyicilerinde hasarların meydana gelmesi, ...'ın darbe sönümleyicisinin yay yataklarının kırılması, aynı zamanda darbe emici bufferların eğilmesi ve içlerinin tamamen kırılması kellypad saçlarının eğilmesi ve hasarlanması tüm darbe sönümleyici sistemi arızalı şekilde çalışılmaya devam edilmesi sonucunda, tasarım değerlerinin üzerinde titreşim ve yüke maruz kalan hidrolik motor gövdelerinin bağlantı yerleri olan kulak kısımlarından kırılması ve dışarıya yağ sızmasına sebebiyet verdiği, hasarın nedeninin uzun süre hatalı ve ihmal edilerek bakım yapılmaksızın makinanın kullanılmasından kaynaklandığı, bu hatalı kullanım neticesi rotary üzerindeki hidrolik motorların bağlantı yerinden kopmuş olduğu, makinede bir imalat hatası olmadığı, arızanın tamamen operatörün hatalı kullanımı neticesi meydana geldiğinin belirlendiği; davacının davalıya 09/10/2013 tarihinde ihbarda bulunduğu, ancak davalı hasarı kabul etmediğinden temerrüdün onarım ödemesinin yapıldığı 27/12/2013 tarihinden itibaren oluşacağı, %11,75 oran üzerinden işlemiş faizin 16.869,88-TL olduğu görüşü belirtilmiştir. Somut olayda, davaya konu yeni forekazık çakma makinesinin 05/08/2013 tarihli faturayla davacıya teslim edildiği, garanti belgesinin 08/08/2013 tarihinde düzenlendiği, 07/10/2013 tarihinde makinenin 2 adet motorundan birinin bağlantı kulağının koptuğu ve diğerinin bağlantı kulağının çatladığı; 2 adet süspansiyon ünitesinin de patladığı belirlenmiştir. Söz konusu hasar, makinenin yetkili servisinin 27/12/2014 tarihli davacıya kestiği faturaya göre 210.205,78-TL'ye onarılmıştır. Davalı şirket 06/08/2013 tarihli makine kırılması poliçesiyle makineyi sigortalamış, hasar 09/10/2013 tarihinde davalıya ihbar edilmiş ve davalı hasar garanti kapsamında kaldığından ödenmeyeceğini 27/05/2014 tarihli yazıyla bildirmiştir. Davalı vekili yargılama aşamasında ve rapora karşı sunduğu 11/04/2022 Uyap havale tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, ... nolu bakım sözleşmesi garanti klozuna ve makinedeki ilk hasarın 07/10/2013 ve ikinci hasarın 20/01/2014 tarihlerinde 2 ayrı hasarın bulunduğu, sigortalının gerekli önlemleri almadığından hasarın teminat dışı kaldığı itirazlarını sunmamıştır. HMK'nın 357. maddesine göre ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen savunmaların istinaf aşamasında incelenme imkanı yoktur. Kaldı ki satın alınmasından ve davalının poliçeyi düzenlenmesinden 2 ay sonra arızalanmış makinenin, bakım sözleşmesinin bulunmadığı yönünde davalının tespitinin bulunmadığı, 07/10/2013 tarihli hatanın zaten talebe konu hasar olduğu ve 20/01/2014'te olduğu iddia edilen hasarla talebin ilgisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Makinedeki hasarın davacının çalışanın kast veya ağır kusur kabul edilebilecek bir kusurundan kaynaklandığından söz edilemeyeceği gibi,Makine Kırılması Genel Şartlarında sayılan teminat dışı bir halin varlığı da davalı tarafça ispat edilememiştir.Poliçede %10 tenzili muafiyet uygulanacağı kabul edilmiş, davacı da takipteki asıl alacak tutarını buna göre istemiştir. İleri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkemece, talep edilen asıl alacağın tamamı, 18.940,55-TL işlemiş faizin ise 16.869,88-TL'si kabul edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Ancak takip ve dava konusu istem tazminat niteliğinde olup, tazminat talep koşullarının oluşup oluşmadığı ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden, likit olmayan alacak bakımından mahkemece davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır.Ayrıca davalının kötüniyet tazminatı için olumlu veya olumsuz karar verilmemiş olması da doğru bulunmamış olup; reddedilen kısım bakımından davacının kötüniyetli takip yaptığı kanıtlanmadığından davalının kötüniyet tazminatının da reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle ve davalının ileri sürdüğü istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmış inceleme sonucunda, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekirken, kabulü doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın kısmen kabulü ile davacının icra inkar ve davalının kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/05/2022 Tarih 2021/187 Esas 2022/350 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 28. İcra Dairesi'nin ... sayılı takibe itirazının 189.185,21-TL asıl alacak ve 16.869,88-TL işlemiş faiz toplamı 206.055,09-TL yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine Şartları bulunmayan davacının icra inkar ve davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 14.075,62-TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatan 2.513,67-TL den mahsubu ile kalan 11.561,95-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 2.541,37-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.900-TL bilirkişi ücreti, 34,50-TL tebliğ gideri olmak üzere toplam 2.934,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine taktir olunan 22.873,86-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı lehine taktir olunan 2.070,67-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Yatırılan 3.953-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Davalı tarafından yapılan 66-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK'nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/01/2026