10. Ceza Dairesi 2022/4003 E. , 2023/11508 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı…
**10. Ceza Dairesi 2022/4003 E. , 2023/11508 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2018 tarihli ve 2017/19 Esas, 2018/79 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/611 Esas, 2019/168 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Somut ve yeterli hiçbir delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Dosyada hiçbir yerde olmamasına rağmen sanıkların tevilli beyanlarına dayanılarak cezalandırılmalarının hukuka aykırı olduğuna, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İstihbari bilgi ve ihbar üzerine, uyuşturucu satışlarının delillendirilebilmesi amacıyla, gizli tanık sıfatıyla beyanları alınan UGS169 ve UGS170 kod numaralı, o bölgede uyuşturucu madde ticareti yapan kişileri tespit etmekle görevli sivil giyimli kolluk görevlilerinin olay günü araçları ile gittikleri sırada, ikametinin önünde bulunan sanık ...'in, kolluk görevlilerine, "sağlam bonzum (bonzai) geldi ha, paket 100 lük (100 TL), beğenmezsen bi daha gelme" şeklinde seslendiği; Halil'in yanında oturan eşi sanık ...'nin de kolluk görevlilerine hitaben "beğenin beğenin pişman olmazsın, al bak kokuya böyle bulaman" dediği ve Fadime'nin göğüsünden çıkardığı net 0,19 gram 5-Fluoro- ADB ve AMB Fubınaca içeren bir paket sentetik maddeyi kolluk görevlisi USG170'e verdiği ve görevlinin verdiği 100,00 TL parayı da Halil'in aldığı; Yargıtay içtihatlarına göre, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi şartıyla 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinde sınırlı olarak sayılan diğer suçlar için gizli soruşturmacı görevlendirilebileceği; ancak söz konusu suç örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmediği halde, suçun bu kapsamda olduğundan bahisle sanıkların isimlerinin aralarında yer almadığı bir kısım şüpheliler hakkında verilen gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararların yasaya aykırı olup 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca teknik takip kararı da bulunmaksızın şahıslar hakkında takip, görüntü ve ses kaydı yapılarak elde edilen delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesine göre hukuka uygun olmayan delil niteliğinde bulunduklarından hükme esas alınamayacakları; yine suça konu olayda, gizli soruşturmacıların sanıkları suç işlemeye sevketmedikleri; sanıklardan Halil'in, bonzai sattığını beyanla sokaktan geçmekte olan gizli soruşturmacıları kendisinin çağırarak, eşi olan diğer sanık ile birlikte uyuşturucu madde sattıkları, bu sebeple, bu olayda kışkırtıcı ajan olarak davranılmadığının kabulü ile Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin hukuka aykırı olması ve gizli soruşturmacıların kamu görevlisi olmaları halinde; suç faillerinin ve eylemlerinin tespiti amacıyla görgülerini tutanağa bağlamaları hukuka uygun olduğundan görevlilerin 5726 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin (a) bendi gereğince kimlikleri gizli tutularak bilgi ve görgüleri talimat yoluyla sorulup sanıkların teşhise esas fotoğrafları çektirilerek gizli soruşturmacıların teşhis hususundaki beyanları tespit edilmiş olup; sanıkların tevilli savunmaları, tutanak tanıklarının sanıkları teşhise yönelik beyanları, 14.11.2016 tarihli tutanakta kolluk görevlileri tarafından yapılan görüntü ve ses haricindeki tespitler, 18.11.2016 tarihli tespit ve tartı; 08.12.2016 tarihli kimlik tespit tutanakları, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, suçun 14.11.2016 tarihinde işlenmesine karşın karar başlığına suç tarihi olarak 10.11.2016 yazılması hususundaki hükümlere yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/611 Esas, 2019/168 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.