7. Hukuk Dairesi 2010/8005 E. , 2011/6840 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 109 ada 142, 145 ve 147 parsel sayılı sırasıyla 2134,01 m², 2728,69 m² ve 6496,60 m² yüzölçümündeki taşınmazlar ile dava dışı 109 ada 146 parsel sayılı 1289,08 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen h…
**7. Hukuk Dairesi 2010/8005 E. , 2011/6840 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 109 ada 142, 145 ve 147 parsel sayılı sırasıyla 2134,01 m², 2728,69 m² ve 6496,60 m² yüzölçümündeki taşınmazlar ile dava dışı 109 ada 146 parsel sayılı 1289,08 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 109 ada 142 parsel sayılı taşınmaz davalı ..., 109 ada 147 parsel sayılı taşınmaz davalı ... ..., 109 ada 145 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanmıştır. Mahkemece kesin süreye uyulmaması nedeniyle davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline, dava dışı 109 ada 146 parsel sayılı taşınmazın davalı olduğundan tutanağın ilgili dosyaya alınmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. HUMK'nun 163.maddesi hükmüne göre kanunda belirtilen süreler kesindir. Bu süreler içinde yapılması gereken işlemler yapılmazsa o hak düşer. Hakim de yargılama sırasında taraflara vereceği sürenin kesin olduğuna karar verilebilir. Verilen ara kararında sürenin kesin olduğu belirtilmemişse süreyi geçiren taraf yenisini isteyebilir. Bu istem üzerine verilecek ikinci süre kesindir. Yine öğreti ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, kesin süreden söz edilebilmesi için öncelikle verilen sürenin yapılması istenilen işlerin yerine getirilebilmesine yetecek uzunlukta olması, yapılması istenilen işlerin neler olduğunun, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçlarının açıkça ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ara kararında gösterilmesi, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçları konusunda kendisine kesin süre verilen tarafın uyarılması, uyarı yapıldığının da taraf hazırsa tutanağa geçirilmesi zorunludur. Diğer taraftan keşif gideri keşif gününe kadar mahkeme veznesine depo edilebilir. Somut olaya gelince; dosya içeriğinden mahkemece 07.07.2009 günlü duruşma oturumunda, mahallinde 10.09.2009 tarihinde keşif yapılmasına karar verilerek refakata fen memuru, orman ve ziraat bilirkişileri alınmasına, mahkeme yolluğu ve bilirkişiler için takdir edilen ücretler belirlenerek keşif gününden beş gün öncesine kadar davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılması için süre verilerek sürenin kesin olduğu belirtilmişse de keşif gününe kadar keşif bedeli yatırılabileceği halde keşiften beş gün öncesi şeklinde süre sınırlandırılmış, diğer taraftan tanık mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişileri için keşif gününün bildirilmesi için tebligat giderlerine de yer verilmemiştir. Keşif ara kararının kesin olması için usulüne uygun olarak keşif masrafları açık ve net bir şekilde kalem kalem belirtilmediği gibi keşif gününden beş gün öncesinde keşif bedelinin yatırılmasının istenilmesi dahi isabetsizdir. Bu nedenlerle davanın reddedilmesi isabetsiz olduğu gibi diğer taraftan davacının dava dilekçesi içeriği ve davacının istemi dikkate alındığında davacının dava sebep ve delilllerini bildirdiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca; mahkemece yapılacak iş, keşif ücreti yatırılmasa dahi davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü dava sebep ve delillerine esas olmak üzere göstereceği bu doğrultudaki deliller toplanarak ayrıca davalı taraftan da göstereceği deliller sorulup saptanmalı, bu yolla dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeli, bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi hükmü gözetilerek toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 15.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.