11. Hukuk Dairesi 2024/1670 E. , 2025/691 K. MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/495 Esas, 2023/1862 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2014/404 E., 2021/779 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından …
**11. Hukuk Dairesi 2024/1670 E. , 2025/691 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/495 Esas, 2023/1862 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2014/404 E., 2021/779 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların ... Demir Çelik San ve Tic. A.Ş. firmasına usulsüz kredi kullandırılmak suretiyle banka zararına sebebiyet verdiklerini, kredi kullandırımının bankacılık genel mevzuatına, banka iç mevzuatına ve bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı olduğunu ileri sürerek teminatsız olmasından dolayı tahsil kabiliyeti bulunmayan 3.561.490.130.000 eski TL olarak TOA hesabına aktarılan alacağın değişen temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmitşir. II. CEVAP 1.Davalılar ..., ... , ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; işbölümü itirazının yanı sıra davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin hukuka aykırı eylemlerinin bulunmadığını ve ibra edildiğini, dava konusu işlem zamanında memur statüsünde çalıştıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... Bankası A.Ş.'deki görevinden 22.09.1997 tarihinden itibaren izinli olmak üzere 01.10.1997 tarihinde istifaen ayrılmış olduğunu ve bu tarihten sonra da herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, işbölümü ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava konusu kredilerin yasal mevzuata uygun olarak tahsis edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, dava açmakta hukuki yarar bulunmadığını, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmeleri nedeniyle borcun sona erdiğini, dava konusu kredilerin yönetim kurulunun kararını gerektiren, merkez şubenin yetkilerini aşan krediler olduğunu, kusurun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... A.Ş.'ye kullandırılan kredilerden birinin Fon Kredileri Müdürlüğüne diğerinin Sanayi Kredileri Müdürlüğüne ait olduğunu, ilgili dönemde Fon Kredileri Müdürü olarak görev yaptığını; kredilerin yönetim kurulunun yetki ve sorumluluğunda olduğunu, istihbarat raporlarının olumsuzluğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kredilerin açılmasında ve kullandırılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, teminatın yeterli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kullandırılan kredilerde hukuka aykırılık bulunmadığını, kredilerin olumlu istihbarat raporlarına dayandığını, davacı bankanın Şişli Şubesinde 3,5 aydan kısa süreyle müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, unvan ve yetkisi açısından sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 6.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı bankanın Şişli Şubesinde 10.01.1995-01.10.1999 tarihleri arasında müdür olarak görev yaptığını, genel müdürlük yetkisinde kullandırılan ve sorumluluk açısından zamanaşımına uğrayan krediler nedeniyle dava edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, memur statüsünde görev yaptığını, husumet yöneltilemeyeceğini, ibra nedeniyle borcun sona erdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı firmaya açılan kredi ile ilgili olarak istihbarat raporunun alındığı, kredinin miktarı itibariyle yönetim kurulunun görevinde olduğu, yönetim kurulundan gizlenen yahut eksik araştırılan husus bulunmadığının, kredinin yeterli teminata bağlanarak kullandırıldığının bilirkişilerin dosyaya, bilgi ve belgelere dayanak tespitlerinden anlaşıldığı, kredinin hukuka aykırı kredi kullandırıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, banka denetçileri tarafından banka eski yöneticilerinin, banka şube müdürlerinin ve çalışanlarının usulsüz kredi kullandırdıkları iddiasıyla uğranılan zarar nedeniyle açılan sorumluluk davası kapsamında tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.