T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/263 ( G E R İ Ç E V İ R M E ) KARAR NO : 2026/191 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2025 ESAS NUMARASI : 2024/694 E 2025/699 K DAVANIN KONUSU : İtiraz…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/263 ( G E R İ Ç E V İ R M E ) KARAR NO : 2026/191 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2025 ESAS NUMARASI : 2024/694 E 2025/699 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali ( KARAR TARİHİ : 26/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; davalı şirket 05.08.2022 tarihinde davacı şirketten bilimum sağlık amaçlı laboratuvar araştırma kiti sipariş ettiğini, işbu siparişlerin 24.08.2022 tarihinde davalı şirkete kargolandığını ve davacı şirket tarafından teslim alındığını, davacı işbu mallara ilişkin fatura düzenlediğini ve e-posta ile teslim ettiğini, davalı şirketin işbu faturaya kanuni süresinde itiraz etmediğini, davalı şirket davacı tarafından yapılan e-posta ödeme ihtarlarına cevap vermediğini, bu sebeple Ankara Genel 5. İcra Müdürlüğü 2024/ 22149 E. marifetiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı vekili "Müvekkilin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır" şeklinde ödeme emrine, ana paraya, haksız faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, davacı şirketin kayıtlarında davalı şirket tarafından yapılan bir ödeme olmadığını, davalı/ borçlu aleyhine başlatılan Ankara Genel 5. İcra Müdürlüğü 2024/ 22149 E. İcra dosyası dosya numaralı icra takibine karşı davalı/ borçlu'nun itirazının iptaline ve takibin devamına ve haksız itiraz sebebiyle % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı/ borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili; dava konusu kitlerin müvekkiline ayıplı olarak gönderildiğini, bozuk ve kullanılamaz halde olduğunu, müvekkilinin bu durumu davacıya bildirdiğini, ancak davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, müvekkilinin ciddi zarara uğradığını, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, kararın hüküm kısmının icrasında tereddüt oluşturduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili katılma yoluyla başvurduğu istinaf dilekçesinde; yabancı para alacağında hükmün TL'ye çevrilmesi ve takip talebindeki koşulları ifadesinin icrada tereddüt doğurduğunu, temerrüt ve faiz başlangıcı yönünden hatalı değerlendirme yapıldığını mahkemece verilen tavzih ek kararı ile açıklama sınırının aşılması, müvekkili aleyhine sonuç doğurduğunu bildirerek, bu hususlar yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talepleri gibi karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davacının talep edilebilir alacağının bulunup bulunmadığı, mahkeme kararının gerekçeli yazılıp yazılmadığı noktalarında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkeme kararının gerekçeli olması zorunluluğu 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesi yanında Anayasa'nın 141.maddesinde de belirtilmiştir. Bu zorunluluk 141/3.maddede, "Bütün Mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." şeklinde ifade edilmiştir. Yine 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/(1)-c.maddesinde hükmün kapsamı belirlenirken "c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri(n)..." de kararda bulunması gerektiği net olarak belirlenmiştir. Buna göre, bir mahkeme, hükmünde; tarafların iddia ve savunmalarının özetini yapmalı, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıaları belirledikten sonra, bu vakıalar hakkında toplanan delilleri de belirtip, delilleri tartışmasını yapmalı ve deliller doğrultusunda sabit görülen vakıaları açıklayarak, bunlardan çıkarılan sonuçlar ile hukuki sebepleri tek tek ve net olarak hükümde göstermelidir. "Gerekçe" olarak isimlendirilen bu kısmın yazılmasının farklı nedenleri bulunmakta olup, her şeyden önce davanın tarafları bakımından yazılması zorunludur. Gerekçe sayesinde taraflar, mahkemenin, kararı hangi somut verilere dayanarak, bu verileri nasıl yorumlayarak ve hangi hukuksal düzenlemeleri esas alarak verdiğini görebileceklerdir. Böylece mahkeme kararını sadece sonuç olarak değil, verilme dayanak ve nedenleri ile -her yönü ile- denetleyebileceklerdir. Tarafların mahkeme kararlarını tüm yönleri ile denetleyebilir olmaları, adil yargılanma hakkının da bir gereğidir. Adil yargılanma hakkı Anayasamızın 36/1.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenmiş olup, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin muhtelif kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında, kararın gerekçe içermesinin adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden biri olduğu kabul edilmiştir. Gerekçe, aynı zamanda, kararın yargısal denetimi aşaması bakımından da gerekli olup, üst derece mahkemesinin hukuka uygunluk denetimini doğru şekilde yapabilmesi için de yazılmak zorundadır. Hatta Yargıtay'ın pek çok kararında "...hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçenin bulunması.."nın zorunlu olduğunu belirterek "...maddi olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı açıklamayan sadece yapılan yargılamayı özetleyen gerekçenin de yeterli olmadığı(nı) ve doktrinde zahiri gerekçe (görünürde gerekçe) olarak adlandırıldığı(nı)..." bu şekilde yazılan gerekçenin dahi yeterli olamayacağını,"...tarafların mahkemece hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilmeleri ve Yargıtay'ın kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığının denetlenmesi ancak kararın gerekçeli olmasıyla mümkün...olacağı(nı), ...gerekçesi olmayan ya da görünürde gerekçeli olan kararların Yargıtay'ca denetimi yapılamayacağı(nı)..." kabul etmiştir. Nitekim 07.06.1976 gün ve 1976/3-4 E., 1976/3 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır. Bu anlatımlar ışığında somut olaya gelince; mahkemece yukardaki hükümlere uygun bir gerekçenin bulunduğundan söz edilemeyecektir. Tüm bu nedenlerle, yukarıda belirtilen hususları içermeyen yerel mahkeme kararının gerekçeli karar şeklinde yazılması ve taraflara tebliği için mahal mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 10/10/2025 tarih 2024/694Esas 2025/699 Karar sayılı kararının gerekçe içermemesi usul ve yasaya aykırı olduğunda, istinaf denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak yazılması ve taraf vekillerine usulüne uygun tebliğinden sonra inceleme yapılmak üzere dosyanın yeniden Dairemize gönderilmesi için mahal mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, HMK'nın 352.maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 26/02/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır