11. Hukuk Dairesi 2023/1316 E. , 2024/4369 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/44 Esas, 2022/1550 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/507 E., 2019/689 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerin…
**11. Hukuk Dairesi 2023/1316 E. , 2024/4369 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/44 Esas, 2022/1550 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/507 E., 2019/689 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin 2004 yılından bu yana telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösterdiğini, 26.01.2016 tarihinde Türk Telekomünikasyon A.Ş. ile entegrasyon süreci başlatılarak ..., TTNET ve Türk Telekom markalarının "Türk Telekom" markası altında birleştiğini, davalının Beşiktaş Jimnastik Kulübü (BJK) ile sponsorluk anlaşması imzalayarak 10.04.2016 tarihinde açılan yeni stadyumunun isim sponsoru olduğunu, Vodafone Arena stadının açılışının tanıtımı amacıyla ulusal televizyonlarda 06.04.2016 ile 13.04.2016 tarihleri arasında yayınladığı reklamlarında BJK'nm yeni stadyumu Vodafone Arena'nın "Türkiye'nin İlk Akıllı Stadyumu" olduğunun iddia edildiğini, reklamın çeşitli aralıklarda 25.04.2016 tarihine kadar yayınlandığını, internette ve sosyal medyada ise hala yayınlanmaya devam ettiğini, reklamın dış sesinde kullanılan "Türkiye'nin İlk Akıllı Stadyumu Vodafone Arena Açılıyor" ifadesiyle tüketicilerin kasıtlı olarak yanıltıldığını ve müvekkilinin Türk Telekom Arena ve Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'nda sunulan akıllı stadyum özelliklerine nazaran kendini üstün duruma getirerek haksız rekabette bulunduğunu, reklamın yayın tarihi itibariyle Türkiye'de akıllı stat bulunmadığı algısı yaratıldığını ve Türkiye'nin ilk akıllı stadyumunun Vodafone Arena olduğunun belirtildiğini, oysa müvekkilinin Türk Telekom Arena ve Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'na akıllı stadyum teknolojisini kurduğunu, aynı sektörde olan davalının bunu bilmesine rağmen kötü niyetli şekilde müvekkillerinin söz konusu projelerini görmezden gelerek haksız rekabete yol açtığını, Vodafone Arena'nın açılış tarihinden önce Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'na ve Türk Telekom Arena'ya müvekkili şirketler tarafından gerekli altyapının kurulduğunu, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu ve Türk Telekom Arena' nın müvekkili şirketler sayesinde akıllı stadyum niteliğine haiz olduğunu, diğer rakipleri karşısında üstün duruma getirerek haksız rekabete neden olduğunu, yapılan stat işlemlerininin müvekkilince daha önceden yapılan işlemlerden farkının açıklanmadan soyut olarak belirtilen ibarenin kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, maddi tazminat dahil olmak üzere 50.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın davalıdan tahsiline, masrafları davalı tarafından karşılanarak kararın yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; "akıllı stadyum" nitelendirmesinin müvekkilinin iş ürünü olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin yapılan anlaşma gereği söz konusu stadyuma sponsor olduğunu, Vodafone Arena' nın bütünleşik altyapısı merkezi sistem ve telekom odaları, enerji kontrol sistemi, sürdürülebilir yeşil bina özellikleri, geçiş kontrol sistemi CCTV yüz tanıma, görüntü işleme servisi, 2G, 3G, 4.5G altyapısı, single das özelliği, wifı altyapısı, positioning hizmeti, digital signage ve yayın altyapısı, vodafone arena mobil uygulaması ve katma değerli servisleri gibi özellikleri ile diğer stadyumlardan ayrıştığını, "akıllı" ibaresi taşıyan teknolojilerin günümüzde sıklıkla kullanıldığını ve davacıların tekelinde olan bir kavram ya da tanımlama olmadığını; "Akıllı Stadyum" ibaresinin müvekkilin tescilli markası olduğunu ve 10.03.2014 tarihinden itibaren ticaret-hizmet markası olarak tescil edildiğini, müvekkilinin ilk akıllı stadyum ibaresini davacılardan daha önce kullandığını ve davacıların söz konusu ibareyi müvekkilin kullanmasına zımni muvafakati bulunduğunu, anılan ibarenin başka kişilerce de kullanıldığını, davacıların uzun yıllardan beri bildiği bu durum karşısında sessiz kaldığını, manevi zararın kanıtlanamadığını, dava dilekçesinde talep sonucunun açık olmadığını, manevi tazminatın hangi davacı yararına talep edildiğinin anlaşılmadığını ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her üç stadyumun akıllı niteliği haiz olup olmadığının yerinde inceleme incelendiği, bilirkişi raporunda bir stadyumun akıllı kabul edilmesi için ulusal veya uluslararası asgari standart bulunmadığının ve her üç stadyumun da akıllı olarak nitelenemeyeceğinin belirlendiği, ancak inceleme tarihi itibariyle Vodafone Arena Stadyumunun teknolojik açıdan diğer stadyumlardan daha ileri seviyede olduğu, akıllı stadyumun ne olduğuna dair ulusal veya uluslararası asgari bir standardın bulunmadığı, akıllı stadyumdan beklenenin; öğrenebilen, şartlara göre kendini uyarlayabilen ve seyirciler için etkileşimli bir platform sunan bir yapı olması olduğu, bunun için yüksek kapasiteli bir Wi-Fı altyapısının bulunmasının ve etkileşimli bir mobil uygulamanın olmasının gerek şart olarak öne çıktığı, bu ölçüye göre her üç stadyumunda akıllı sayılamayacağı, davacıların ilk akıllı stadyumların Türk Telekom Arena ve Sükrü Saraçoğlu Stadyumları olduğu, Vodafone Arena'nın ilk akıllı Stadyum olmadığı yönündeki iddialarının ispatlanamadığı, Vodafone Stadyumu ile ilgili 'Türkiye'nin ilk akıllı Stadyumu' ibaresinin kullanıldığı reklam içerikli yayınların dava tarihinden üç yıl önce kullanılmaya başladığı, davacıların bu üç yıllık süre içerisinde dava tarihine kadar herhangi bir haksız rekabet iddiasında bulunmadıkları, haksız rekabet unsurlarının somut olayda mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu reklamın karşılaştırmalı reklam niteliğinde olduğunu, karşılaştırmalı reklamlar ile ilgili öne sürülen iddiaların doğru ve ispatlanabilir olması gerektiğini, bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere, davalının sponsoru olduğu Vodafone Arena'nın “Akıllı Stadyum” olmadığı gibi “Türkiye’nin İlk Akıllı Stadyumu” da olmadığını, Vodafone Arena’nın açılışının tanıtımı amacıyla televizyon ve internet mecralarda yayınlanmış reklamlarında Vodafone Arena’nın “Türkiye’nin İlk Akıllı Stadyumu” olduğunu iddia edildiğini, bu ibareyle tüketicilerin kasıtlı olarak yanıltıldığını ve yanlış bilgili verildiğini, bu yolla rekabette davalının kendisini daha üstün bir konuma getirdiğini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesine göre, aldatıcı veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı davranışlar ile normal rekabet düzeninin bozulmasına sebep olan fiillerin haksız rekabet oluşturduğunu, davalının sponsor olduğu Vodafone Arena Türkiye’nin ilk akıllı stadyumu olmadığını, bu durumda anılan ibarenin kullanılarak müvekkilleri aleyhine haksız rekabet oluşturulduğunu, müvekkilinin stadyumlarının “Akıllı Stadyum” özelliklerine sahip olup olmamasının dava bakımından herhangi bir önemi bulunmadığını, çünkü davalının dava konusu reklamda kendisinin “Türkiye’nin ilk akıllı stadyumu”nu kurduğunu iddia ettiğinden bu önermenin objektif olarak ispatlanabilmesi gerektiğini, aksi halde davalının sahip olmadığı bir özelliği varmışçasına duyurarak rekabette hukuka aykırı olarak öne geçerek haksız rekabet yarattığının kabulü gerektiğini belirterek davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının reklamı yaparken, herhangi bir rakibini anarak karşılaştırma yapmadığı, davacıya ait stadyumlardan söz edilmediği, genel geçer bir ifadenin kullanıldığı, akıllı stadyum ibaresinin her iki tarafça da kullanıldığı, herhangi bir ayırt edici özelliği bulunmayan bu ibarenin taraflarca kullanılmış olmasının, tarafların temel faaliyet alanı olan telekomünikasyon sektöründeki asli faaliyetleri bakımından zarar verici bir özellik taşımadığı, davalı davaya konu reklamında kendisinin piyasaya sunduğu telekomünikasyon hizmetinin davacılar tarafından sunulanlardan daha üstün olduğunu iddia etmediği, stadyumlarla ilgili faaliyetlerin sponsorluk kapsamında yapıldığı, davacının da ilk akıllı stadyumların kendisi tarafından yapıldığını ileri sürdüğü, davalı tarafından yapılan ilan ve reklamlarda davacıların markasının veya iş araçlarının ve fiyatlarının kötülenmediği, davalı markasının haksız rekabet oluşturacak şekilde öne çıkarılmadığı, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda da tüm dünyada kabul edilmiş ortak bir akıllı stadyum tanımının bulunmadığı, hangi tarafın sponsoru olduğu stadyumun akıllı stadyum olduğunu söylemenin imkânsız göründüğü, davalının reklamının ve karşılaştırmasının gerçeğe aykırı olduğunun da söylenemeyeceği, davalının davaya konu reklamının haksız rekabet oluşturmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, TTK'nın 54 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespiti ve tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.