11. Hukuk Dairesi 2023/4236 E. , 2024/3909 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/880 Esas, 2021/430 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/459 E., 2019/222 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliy…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4236 E. , 2024/3909 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/880 Esas, 2021/430 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/459 E., 2019/222 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette %22 paya sahip hissedar olduğunu, davalı şirket tarafından 29.05.2018 tarihinde yapılan olağan genel kuruluna pay sahibi müvekkilini temsilen Mali Müşavir ... 'in iştirak ettiğini, yapılan genel kurulda genel kurul tutanağının tamamının kanuna aykırı tutulduğunu ve genel kurul tutanağının 7. maddesindeki huzur hakkı ücretinin butlanla malul olup hukuka ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu iddia ederek öncelikle üçüncü kişilerin haklarının korunması amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 449 maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 389 uncu maddesi uyarınca telafisi güç zararların meydana gelmemesi amacıyla alınan huzur hakkı kararının ihtiyati tedbir konularak yürütülmesinin geri bırakılmasına, davanın terditli olması hasebiyle de 29.05.2018 tarihli genel kurul tutanağının kanuna aykırı tutulması ve pay sahiplerinin haklarının zedelenmesi nedeniyle mutlak butlan ile batıl olan genel kurul kararlarının tamamının tespit edilip iptaline karar verilmesine, genel kurul kararlarının tamamının iptal edilmemesi halinde kanuna aykırı, fahiş miktardaki huzur hakkı ücretini içeren ve mutlak butlan ile malul 7.maddenin tespit edilip iptal edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; özetle; davanın müvekkilleri yönünden husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... İnş Turizm A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... cevap dilekçesinde; anonim şirketlerin yönetimi, kar dağılımı, temettü dağılımı huzur hakkı gibi teknik konularda bilgi sahibi olmadığını, genel kurul toplantısının usulüne uygun yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın genel kurul kararlarının butlanı ve iptaline ilişkin olması nedeniyle talebin niteliğine göre davanın şirket tüzel kişiliğine karşı yöneltilmiş olmasının gerekli ve yeterli olduğu, davalı şirket dışındaki diğer davalıların bu dava yönünden davalı sıfatları yani pasif husumet ehliyetleri bulunmadığı; dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararlar yönünden toplantı ve karar nisabının sağlandığı, genel kurul toplantısında alınan 2,4,5,6 ve 8.maddelerinin oy birliği ile kabul edildiği, bu kararlar yönünden ana sözleşmeye ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve butlan ya da iptal koşullarının oluşmadığı; davacı tarafından terditli olarak dava konusu edilen oy çokluğu ile alınmış ve iptali istenen 7. maddenin incelenmesinde, söz konusu kararın şeklen ana sözleşmeye ve yasaya aykırı olmaması nedeniyle butlan koşullarının oluşmadığı, ancak dosyaya celbedilen davalı şirketin vergi ve mali kayıtları, bilançosu, gelir-gider tabloları incelendiğinde 2016 yılı karının 54.726,18 TL, 2017 yılı karının 125.696,53 TL (genel kurul toplantı yılı itibariyle) olduğu, oysa iptali istenen genel kurulun 7. maddesinde karar altına alınan huzur hakkı ücreti toplam 10.000,00 TL + 8.500,00 TL + 5.000,00 TL + 5.000,00 TL = 28.500,00 TL olduğu, bu toplam ücretin aylık olduğu, 12x28.500,00=342.000,00 TL 1 (bir) yıllık huzur hakkı ücreti hesaplandığı, davalı şirketin 2017 yılı karının 125.696,53 TL olduğu bildirildiğinden belirlenen yıllık huzur hakkı ücreti toplamının davalı şirketin 2017 yılı karının neredeyse 2,7 katı bir bedel olduğu, dolayısıyla söz konusu miktar davalı şirketin bildirdiği kar miktarına göre kıyaslandığında oldukça fahiş bir bedel olduğu, gündemin 7. maddesindeki işbu kararın içeriği itibariyle yasaya ve özellikle objektif iyi niyet ve dürüstlük kurallarına uygun olmadığı gerekçesi ile davalı şirket hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile dava konusu edilen 29.05.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısının tamamının ve alınan kararlarının tümünün mutlak butlanla batıl olduğuna dair tespitine ilişkin talebinin reddine, terditli istemi olan iptal talebinin kabulü ile 29.05.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınmış gündemin 7. maddesindeki huzur hakkı ile ilgili kararın ise iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olup şirketten kendisi dahil kimsenin para almasını istemediğini ve şirketin işleyişini pasifleştirmeyi amaçladığını, mahkemece huzur hakkı miktarının hakkaniyetsiz olduğu takdir olunursa yönetim kurulu üyelerinin münasip bir ücrete hak kazanacağı nazara alınarak yönetim kurulu üyelerine ödenebilecek tutarın bilirkişi marifeti ile tespit ettirilerek hüküm oluşturulması gerekirken bu yöndeki talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 29.05.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesi konusunda şirket ortağı olan davacının oylamadan önce görüşünü belirttiği, oy çokluğu ile yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesi kararı alındığı, davacının oylamada red oyu kullandığı, toplantıya katılan ortağın karara red oyu kullanarak söz konusu karara muhalif kalması durumunda, bu hususun ayrıca zapta geçirilmesi gerektiği, oylama öncesi peşin muhalefetin söz konusu olamayacağı, iptal davası açan ortağın oylama sonrası red oyu ve ayrıca toplantı tutanağına muhalefet şerhini de yazdırması gerektiği gerekçesi ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacının davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı şirket hakkında 29.05.2018 tarihli olağan genel kurulun 7 no'lu gündem maddesine yönelik açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı şirket hakkında 29.05.2018 tarihli olağan genel kurulda alınan diğer kararlara yönelik açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; huzur hakkı verilmesine ilişkin toplantı maddesine muhalefet ettiğini ve şerh koyduğunu, usul hatasının bulunmadığını, gerçek kişi davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davalı şirketin 29.05.2018 tarihli genel kurul tutanağının kanuna aykırı tutulması ve pay sahiplerinin haklarının zedelenmesi nedeniyle mutlak butlan ile batıl olan genel kurul kararlarının tamamının tespiti ve iptali, genel kurul kararlarının tamamının iptal edilmemesi halinde kanuna aykırı fahiş miktardaki huzur hakkı ücretini içeren ve mutlak butlan ile malul 7. maddenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 418, 445 , 446, 447 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı tarafça temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.