11. Hukuk Dairesi 2009/1212 E. , 2010/8446 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Sarıgöl Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.05.2008 tarih ve 2006/168-2008/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve …
**11. Hukuk Dairesi 2009/1212 E. , 2010/8446 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Sarıgöl Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.05.2008 tarih ve 2006/168-2008/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait üzüm bağlarının 2006 yılı mahsulünün 20.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere dolu, don gibi olumsuz hava şartlarına karşı davalı nezdinde sigortalandığını, 08.03.2006 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle müvekkilinin ürünlerinin zarar gördüğünü, davalının taraflar arasında imzalanan ön bilgi formuna aykırı poliçe düzenleyerek sigorta tazminatı ödemediğini, davalı ... adına yetkili acentesinin müvekkiline poliçe yerine geçmek üzere “ön bilgi formu” adı altında muvakkat ilmühaberi düzenleyerek verdiğini, bu belge içeriğine göre davaya konu zararın sigorta kapsamı içinde kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu 12.000,00 YTL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hasar tarihlerinde bağ bitkilerinin gözlerinde uyanma olmaması nedeniyle teminat kapsamında bir hasarın bulunmadığını, davacının dayandığı ön bilgi formunun poliçe yerine geçmeyeceğini, hasarın meydana geldiği iddia edilen tarihte hava sıcaklığının -1,51 derece olduğunu, bu sıcaklığın gözler uyanmamış asmada zarara sebep olmayacağını, tespit raporunun ve iddia edilen zarar tutarının kabul edilmediğini, filizlenme ve salkımlar oluşmadan zararın belirlenemeyeceğini, hasar üzerinden değil, ancak sigorta bedeli üzerinden muafiyet uygulanacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinin özel şartlarının 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında olan azalmaları teminat altına aldığı, rizikonun meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının primin ödenmediğini savunduğu, ancak TTK’nun 1295 nci maddesinin aynı Kanun’un 1264/4 ncü maddesi uyarınca sigorta ettiren yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile son bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun şirket merkezine fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının acentesinin imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve davalının ekspertiz tarihi olan 24.03.2006 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 12.000,00 YTL’nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, Tarım Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının ekspertiz raporu tanzim tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır. Bu durum karşısında, davalının zarar miktarını ekspertiz raporu tanzim tarihinde öğrendiği, en geç 30 gün içinde davacıya tazminatı ödemesi gerektiği hususu dikkate alınıp, ekspertiz raporu tanzim tarihinden 30 gün sonrası olan 22.04.2006 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1 nci maddesindeki ‘24.03.2006’ ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ‘22.04. 2006’ ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın bu suretle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.