15. Ceza Dairesi 2012/11223 E. , 2013/767 K. * MALA ZARAR VERME * KİŞİSEL HAKLARIN TAPUYA ŞERHİ * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 2 * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 1009 * BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 11 "" Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bak…
**15. Ceza Dairesi 2012/11223 E. , 2013/767 K.** * MALA ZARAR VERME * KİŞİSEL HAKLARIN TAPUYA ŞERHİ * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 2 * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 1009 * BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 11 **"İçtihat Metni"** Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Sanığın, Kınık yolu üzerindeki 115 ada 9 parselde kayıtlı taşınmazı satın aldığı, ancak daha önceki sahibi olan H.. B..’in 2009 yılı sonlarına doğru bu araziyi aralarındaki sözlü akit gereğince katılanlara kiraladığı, katılanların buna dayanarak araziye soğan, sarımsak, yulaf ve bakla ektikleri, taşınmazın yeni maliki olan sanığın, ürünlerini kaldırması için katılanları uyarmasına rağmen kaldırmamaları sebebiyle araziyi sürmek suretiyle bu ürünlere zarar verdiğinin iddia edildiği olayda; tüm dosya kapsamından sanığın zarar verdiği ürünlerin, tanık H.. B..’den 25.01.2010 tarihinde satın aldığı ve tapuya oğlu üzerinde kayıt ettirdiği taşınmazın üzerinde olduğu, ekili ürünün taşınmazdan ayrı bir mülkiyetinin söz konusu olamayacağı, ayrıca kullandırma, yararlandırma istemi veren adi ve ürün kirası gibi taşınmaz üzerinde doğan kişisel hakların tapuya şerh verilmediği sürece yalnızca sözleşmenin tarafına karşı ileri sürülebileceği, taşınmazın 3. kişiye geçmesi halinde kişisel hakkın bu kişiye ileri sürülemeyeceği gözetilerek, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında kurulan beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.01.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Karşı Oy; Yargılama konusu olay: