T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:31/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:03/12/2025 TALEBİN KONUSU:Denetim Kayyımı Atanmasına İlişkin Tedbire İtiraz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:31/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup ince…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:31/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:03/12/2025 TALEBİN KONUSU:Denetim Kayyımı Atanmasına İlişkin Tedbire İtiraz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:31/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin %10 hisse, davalının ise %90 hisse ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı oldukları, davalının şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili müdür olup, şirketi tamamen kendi inisiyatifi doğrultusunda yönettiğini, şirketin işleyişi hakkında müvekkili ortağa bilgi verilmediğini, davalının oğluna ait dava dışı şirkete kar transferinin yapıldığını, müvekkilinin ve davalının ortak olduğu şirkete ait bir kısım maden sahalarının davalının oğluna ait şirkete devredildiğini ve yine taraflara ait şirketin iş makinalarının davalının oğluna ait dava dışı şirketin maden sahalarında çalıştırıldığını, tarafların iki ortak olarak sahibi bulundukları şirketin içinin bir anlamda boşaltıldığından bahisle, öncelikle dava sonuçlanıncaya kadar şirket müdürü olan davalının tüm iş ve işlemlerinin denetim kayyımının onayına tabi tutulmak koşuluyla şirkete denetim kayyımı atanmasına, şirkete ait taşınır taşınmaz mal varlıkları ile maden ruhsatları, iş makinaları, trafikte kayıtlı araçlar ve diğer mal varlığı üzerine dava sonuçlanıncaya kadar tedbir konulmasına, yargılama sonucunda toplanacak delillere göre davalının şirket müdürlüğünden azline(müdürlük görevinden alınmasına) karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 23/11/2023 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince;"...şirket müdürünün tüm iş ve işlemlerinin denetim kayyımının onayına tabi tutulması talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, bununla birlikte tarafların hak ve sorumluluk dengeleri gözetildiğinde, şirket ortağı olan davalı müdürün azlini talep eden şirket ortağı davacının haklarının da korunması bakımından, şirkete denetim kayyımı atanması için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği kanaatine varılarak, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi(Mersis No:...)'ne denetim kayyımı atanmasına, şirket müdürünün şirketin malvarlığını azaltıcı ve şirketi borçlandırıcı işlemlerinin denetim kayyımının onayına tabi tutulmasına, şirket adına kayıtlı taşınmaz mallar ile yine şirket adına kayıtlı araçların trafik sicil kayıtlarına ve şirkete ait iş makinalarının Ticaret Odası'ndaki sicil kayıtları üzerine, varsa şirket adına kayıtlı maden işletme ruhsatları üzerine takdiren teminatsız olarak, ihtiyati tedbir konulmasına, şirket müdürünün tüm iş ve işlemlerinin denetim kayyımının onayına tabi tutulmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin ise reddine" karar verilmiştir. DAVALININ İTİRAZLARININ ÖZETİ: Davalı vekili, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ve denetim kayyumu raporuna göre dava dilekçesinde yazılı iddiaların asılsız olduğunun doğrulandığını, dava dışı şirkete kayyım atanmasının şirketi olumsuz etkilediğini, müşteri kaybı yaşadığını, bankalardan çek alamaz ve kredi kullanamaz hale geldiğini, şirketin mali zorluklar yaşaması nedeniyle tedbir ve kayyım kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 03/12/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince;"...verilen ihtiyati tedbirin kabulü şartlarının halen varlığını koruduğu ve dava dışı şirkete denetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin davacıların ortağı olduğu şirkete denetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir kararına yönelik itirazının(tedbir kararının kaldırılması talebinin) reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirkete kayyımlık tesisine ilişkin şartların oluşmadığını, davacının rödovansa ilişkin olarak iddia ettiği hususların, kendi imzasını taşıyan ve iptalini istemediği genel kurul kararında yer aldığını, kayyımlık tesisinde aranılan yaklaşık ispat şartı yerine getirilememiş olup, denetim kayyımı gerekliliğinin ispat edilememesi sebebiyle dava dışı şirkete kayyım atanması tedbirinin kaldırılması gerektiğinin de açık olduğunu, denetim kayyımının varlığının şirketle ilgili alınacak kararların yavaşlamasına, hatta şirket için olumsuz sonuçlar doğurmasına sebebiyet verdiğini, rutin müşterilerinin şirketle ticaretlerini durdurma kararlarına ilişkin cevap mailleri attıklarını, siparişler aldığı fuarın verimsiz geçtiğini, işleri durma noktasına gelen müvekkili şirketin resmi kurumlara harç ve ruhsat ödemesi yapamaz hale geldiğini, gerek bilirkişi raporu gerekse denetim kayyımı raporuna göre dava dilekçesinde yazılı iddiaların tamamı asılsız olup, bu durumun belgelerle ispat edildiğini, şirkete kayyım atanmasının vatandaş arasında şirketin batacağı yorumlarına yol açıp, müşteri kaybı yaşandığını, ilk derece mahkemesi ara kararı hatalı olup, kayyım atanmasına ilişkin tedbirin kaldırılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu karar, davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin 03/12/2025 tarihli ara karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcın peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...