İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 14/06/2017 tarihinde, davalıya trafik sigortalı ... plakalı aracın p…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/394 KARAR NO: 2026/368 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/12/2025 NUMARASI: 2024/47 Esas - 2025/814 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 14/06/2017 tarihinde, davalıya trafik sigortalı ... plakalı aracın park halinde iken geri kayarak müvekkillerinin müşterek çocuğu...'a çarpması neticesinde meydana gelen kazada, adı geçenin vefat ettiğini, çocuklarının ölümü ile birlikte davacı anne ve babanın destekten yoksun kaldıklarını, müteveffanın ... Üniversitesi Radyoloji Bölümü 1. Sınıf öğrencisi olduğunu, bir sene sonra okulu bittiğinde 2.500-3.200-TL maaş ile işe başlama imkanı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik baba ... için 1.000,00-TL, anne ... için 1.000,00T-L, cenaze ve defin giderleri için için 100,00-TL olmak üzere toplam 2.100,00-TL'nin (belirsiz alacağın) olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; davacı vekili 11/09/2025 tarihli talep attırım dilekçesi ile müvekkili ... için 1.000,00-TL maddi tazminat talebini 72.983,07-TL, müvekkili ... için 1.000,00-TL tazminat talebini 100.322,55-TL arttırarak, temerrüt tarihi olan 07/12/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmisini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kusur durumunun ve davacıların desteklik olgusunun tespiti gerektiğin, cenaze ve defin giderlerinin belediyeler tarafından ücretsiz karşılandığını, kazaya karışan araç ticari araç olmadığından ticari faiz talebinen yersiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''.. 14.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, kusur durumuna göre davacı anne ...... ile .......'ın destekten yoksun kalma nedeniyle talep edilebilir maddi zarar toplamının 125.834,86 TL olduğu, davalı tarafından ise dava devam ederken davacılara toplam 126.694,38 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından dava devam ederken yapılan ödemenin davacıların toplam maddi zararını karşılaması nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının kalmadığının hükme elverişli aktüer bilirkişi raporuyla tespit edildiği, Yargıtay kararlarına göre kendi milli değerlerine, yerel örf ve adete göre yapılan özel giderlerin davacıdan talep edilemeyeceği, davacılar tarafından zorunlu cenaze giderlerini gösterir yazılı bir belge ibraz edilmemesi nedenleriyle davacıların cenaze giderine ilişkin zararının belirlenemediği'' gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairece yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 14/12/2023 gün 2020/1945 Esas- 2023/2051 Karar sayılı ilamla; "Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. TBK'nun 53/3. maddesi gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yoksun kalınan gerçek destek miktarının tespit edilebilmesi için öncelikle desteğin sağlığında elde ettiği net gelirin doğru saptanması icap eder. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Somut olayda davacıların murisi ... kaza tarihinde 19 yaşında olup dava dilekçesinde, müteveffanın ... Üniversitesi Radyoloji Bölümü 1. Sınıf öğrencisi olduğu belitilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 09/07/2019 tarihli hesap bilirkiş raporunda ... Üniversite'sinin cevabi yazısında müteveffa emsalinin 2019 yılı aylık ücretinin 1.950-TL+AGİ alabileceğinin bildirildiğinden bahisle, 2019 yılı AGİ dahil müteveffanın alabileceği aylık ücretin bu halde 2.141,88-TL ( 1.950-TL+ 191,88-TL) olduğu, bunun ise 2019 yılı net asgari ücret (2.020-90-TL) seviyesinde olduğu nazara alınarak asgari ücret üzerinden destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması yapılmış, davacı tarafça hesap raporuna itiraz edilmiştir. Yerel mahkemece desteğin geliri yönünde gerekli araştırma yapılmadan karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda dosya kapsamındaki öğrenci belgesine göre kaza tarihinde ... Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Tıbbi Görüntüleme Teknikeri Bölümü, 1. Sınıf öğrencisi olduğu anlaşılan desteğin, mezun olacağı tarihin ilgili öğrenim kurumundan sorulması;akabinde ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, emsal gelirinin ne kadar olacağı gibi hususların sorulması; bu tespitlerden sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek ve davalı sigorta şirketince yargılama sırasında yapılan ödeme miktarı da nazara alınarak davacıların bakiye tazminat alacağı olup olmadığı ve varsa ne kadar olduğu hususunda tazminat hesabının yapılması için, bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. (Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2019/6636 Esas, 2020/3039 Karar sayılı ilamı)Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/(1)-a- 6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir..." gerekçesiyle; ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2024/47 Esasına kayıtlanan davanın yargılaması neticesinde mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek; " ...Somut olayda, davacılar, müteveffanın ebeveynleridir. Ölüm gerçekleşmemiş olsaydı gelecekte anne babası olan davacılara bakacağı muhtemel olup davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, 26/03/2019 tarihli ATK raporunda sürücü ......nin %100 oranında kusurlu, müteveffa...'ın ise kusursuz olduğunun belirlendiği, İstanbul BAM 8. HD'nin 2020/1945 E 2023/2051 K sayılı kararında eksik olduğu belirtilen ilgili kurumlara müzekkereler yazılarak eksiklikler giderildiği, buna göre aktüerya bilirkişi tarafından dosyaya kazandırılan 08/07/2025 tarihli rapora göre davalı... AŞ tarafından 07.12.2017 tarihinde davacı hak sahiplerine 126.694,38.-TL ödeme yapılmış olduğu, davacı hak sahiplerine ait DYKT tutarlarının hesaplandığı ve baba ...'ın bakiye zararının 982.635,16 TL, anne ...'ın bakiye zararının 1.350.730,61 TL olduğu, hesaplanan maluliyet zararının 2017 kaza tarihi itibarıyla yasal poliçe üst limitini aşmış olduğu, davacılara ödeme yapılmış olması nedeniyle bakiye poliçe teminat limiti dikkate alınarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun tespit edildiği ve baba ... için bakiye poliçe teminat limitinin 72.983,07 TL, anne ... için bakiye poliçe teminat limitinin 100.322,55 TL olduğu Davacının defin giderlerine ilişkin maddi zararı bulunmadığı, cenaze giderlerine ilişkin herhangi bir belge sunulma mış olduğundan hesaplama yapılmadığı, davalı Sigorta Şirketi yönünden temerrüt başlangıç tarihinin 07.12.2017 ödeme tarihi olduğu, İşleyecek faizin yasal faiz olduğu ...'' gerekçesiyle; a-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; b-72.983,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07/12/2017 tarihinden işleyecek kanuni faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, c-100.322,55 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07/12/2017 tarihinden işleyecek kanuni faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, d-Cenaze ve defin giderleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı... A.Ş.vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; müvekkili şirket yönünden yapılan ödemenin tüm zararı karşıladığı, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerekirken Bölge Adliye Mahkmesi kararı hatalı yorumlanarak, sendikadan alınan emsal ücret üzerinden değerlendirme yapılması sonucu hatalı karar verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğu hususlarına yöneliktir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90.maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararını müteakip, zarar hesaplanmasında ...... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında Yargıtay tarafından kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak hak sahiplerinin bakiye muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi ve buna göre tazminat hesabı yapılması gerekir. Bu itibarla, davalı...... AŞ vekilinin, destekten yoksun kalma tazminatı hesabında 1.8 teknik faiz yöntemi esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Davalı tarafından davacı anne ve babaya desteğin vefatı nedeniyle 07.12.2017 tarihinde 126.694,38.-TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda, ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak hesaplama yapılmış ve ödemenin yetersiz olduğu hususunda tespitte bulunulmuştur. Aktüer bilirkişi raporundaki tespitler usul ve yasaya uygundur. Hal böyle olunca da, ilk derece mahkemesince raporun hükme esas kabul edilmesi doğru olup, aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır. Bununla birlikte, 08/07/2025 tarihli bilirkişi raporu davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı tarafça hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiği hususunda her hangi bir itiraz ileri sürülmemiştir. HMK'nın 357/1.maddesine göre yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususlar istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürülemeyeceğinden, davacılı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir. Sonuç olarak; mahkemenin hükme esas aldığı ek bilirkişi raporunda ... Üniversitesi verisi baz alınarak yapılan hesaplamada usule, yasa ve Yargıtay içtihatlarına aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin tüm istinaf başvuru sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 11.838,50-TL harçtan peşin yatırılan 2.960,00-TL harcın düşümü ile bakiye 8.878,50-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.12/03/2026