10. Ceza Dairesi 2020/15010 E. , 2025/4542 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/572 E., 2018/835 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : a. İstinaf başvurularının esastan reddi (sanık ... ve ... dışındaki tüm sanıklar yönünden) b. Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... yönünden) c. Temyiz isteminin reddi (sanık ... yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması (sanık ... dışındaki tüm sanıklar…
**10. Ceza Dairesi 2020/15010 E. , 2025/4542 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/572 E., 2018/835 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : a. İstinaf başvurularının esastan reddi (sanık ... ve ... dışındaki tüm sanıklar yönünden) b. Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... yönünden) c. Temyiz isteminin reddi (sanık ... yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması (sanık ... dışındaki tüm sanıklar yönünden) Bozma (sanık ... yönünden) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık ... ve ... dışındaki tüm sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ... hakkında temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ...'nin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Gizli soruşturmacıların mahkemede dinlenilmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. D. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; 1. Gizli soruşturmacıların mahkemede dinlenilmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, İlişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. G. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; 1. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. H. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Gizli soruşturmacıların mahkemede dinlenilmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Suçun unsurlarının oluşmadığına, İlişkindir. I. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. İ. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir. J. Sanık ...'in temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. K. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. L. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın istinaf isteminin süresinden sonra olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK'nın 276/1. maddesi gereği 04.12.2017 tarihli ek kararla istinaf isteminin reddine karar verildiği, 5271 sayılı CMK'nın 276/2. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesince ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 5271 sayılı CMK'nın 276. maddesi uyarınca verdiği kararlar kesin nitelikte olup temyizi kabil olmadığı, bu kararlara karşı 5271 sayılı CMK'nın 308/A maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının re'sen veya istem üzerine itiraz yetkisi bulunduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanığın yokluğunda verilip, sanığa 14.05.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı temyiz tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 15.02.2019 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir. C. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; ... alımı sonucu sanıklardan uyuşturucu madde temini şeklinde gerçekleşen olaylarda, sanıkların baştan itibaren tutanakları kabul etmediğinin ve uyuşturucu madde satmadığını savunduklarının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesinde, yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği, hukuka uygun olmayan delillere dayanılarak sübûta gidilmesinin mümkün olmadığı düzenlenmiş olup, Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için, işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkânının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir. Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı, zira 5271 sayılı CMK'nın 139/4. maddesinine göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; Dosya kapsamına göre, suçun sübûtunun tespiti için sanıklardan uyuşturucu madde alma - temin etme eylemini gerçekleştirdiği iddia edilen gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, öncelikle gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadıklarının araştırılması, adli kolluk görevlisi iseler 5271 sayılı CMK'nın 139/3. maddesi hükmü de gözetilerek tanık olarak dinlenilip tutanak içeriği okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği gözetildiğinde sanık hakkında mahkemesince 01.08.2014 tarihinde yakalama emri çıkarıldığı, ceza miktarı itibarıyla 5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesi uyarınca istinabe yasağı bulunan suçun yargılaması esnasında sanığın yargılamasını yapan Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine çıkarılarak iddianame ve ekleri okunmak suretiyle sorgusu yapılması gerektiği halde, yakalama üzerine 18.10.2014 tarihinde Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edilerek alınan savunmasına dayanılarak karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür. E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, yapılan yargılamada sanığın savunmasının alındığı 27.07.2014 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği ve sanığın savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması ayrıca sanık hakkında mahkemesince 17.07.2014 tarihinde yakalama emri çıkarıldığı, kanun değişikliği sonucunda öngörülen ceza miktarı itibarıyla 5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesi uyarınca istinabe yasağı bulunan suçun yargılaması esnasında sanığın yargılamasını yapan Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine çıkarılarak iddianame ve ekleri okunmak suretiyle sorgusu yapılması gerektiği halde, yakalama üzerine 27.07.2014 tarihinde Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edilerek alınan savunmasına dayanılarak karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesine aykırı davranılması nedeniyle hukuka aykırı görülmüştür. F. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, yapılan yargılamada sanık ...'ın 12.08.2014, sanık ...'ın 09.09.2014, sanık ...'in 21.08.2014 tarihlerinde savunmalarının alındığı, sanıkların savunmalarının alındığı tarihlerde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği ve sanıkların savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurularak sanıkların savunma haklarının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür. G. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında; Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/202 Esas sayılı dosyası üzerinden suç tarihi 11.02.2014 ve iddianame tarihi 29.04.2014 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamanın yapıldığı, temyize konu dosyada ise sanığın 05.12.2013 tarihli eylemi nedeni ile 18.07.2014 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti oluşmadığı anlaşılan dava derdest ise aralarındaki bağlantı nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise adı geçen dosyanın aslı veya onaylı örneği de bu dosya içine konularak incelenip, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek "ek cezanın infazına" karar verilmesi, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararına yönelik sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.03.2019 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (E) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, F. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünün (F) bendinde açıklanan nedenle, sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, G. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (G) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.