Hukuk Genel Kurulu 2017/2413 E. , 2021/996 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İzmir 12. Aile Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgel…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/2413 E. , 2021/996 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İzmir 12. Aile Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili 03.12.2013 tarihli dava dilekçesinde; tarafların 19.11.2003 tarihinde evlendiklerini, ortak iki çocuklarının olduğunu, davalının müvekkiline sürekli fiziksel şiddet uyguladığını, ağır hakaret ve küfürler ettiğini, tehdit içerikli söylemlerde bulunduğunu, toplum içerisinde küçük düşürdüğünü ileri sürerek tarafların boşanmalarına velayetlerin anneye verilmesine, çocuklar yararına ayrı ayrı aylık 500TL tedbir-iştirak, müvekkili yararına 500TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 10.000TL maddi, 20.000TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili 03.01.2014 tarihli cevap dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, müvekkili ve ailesinin hayvancılık işi ile uğraştığını, davacının da bu işlere yardım ettiğini, dosyaya sunulan rapordaki yaralanmaların bu sebeple oluştuğunu, müvekkilinin eşine fiziksel şiddet uygulamadığını, kaldı ki mevcut darp raporunun beş ay öncesine ilişkin olduğunu, rapordan sonra tarafların birlikte yaşamaya devam ettiklerini, davacının evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmediğini, eşine güler yüz ve hoşgörü göstermediğini, cinsel yönden soğuk davrandığını, aile içinde yaşanan en küçük sorunları dahi yakın çevresi ve annesi ile paylaştığını, ailesinin evlilik birliğine müdahalesine izin verdiğini, ortak çocuklara kötü davrandığını, fiziksel şiddet uyguladığını, ortak konutu terk ederek yolu dahi bulunmayan dağ köyünde yaşayan ailesinin yanına yerleştiğini, bu şartlar altında velayet görevini yerine getiremeyeceğini, evlilik birliğinin sarsılmasında davacının kusurlu davranışları nedeni ile müvekkilinin de boşanmayı kabul ettiğini belirterek tarafların boşanmalarına, velayetlerin babaya verilmesine, davacının nafaka ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme Kararı: