T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/264 - 2026/524 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/264 KARAR NO : 2026/524 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2023 NUMARASI : 2023/90 E. - 2023/538 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Markanın Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/264 - 2026/524 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/264 KARAR NO : 2026/524 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2023 NUMARASI : 2023/90 E. - 2023/538 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Markanın Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/12/2023 Tarih ve 2023/90 Esas - 2023/538 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili; müvekkili şirketin “...” ibareli onlarca tescilli markanın sahibi olup, Türkiye genelinde 500’ü aşkın sayıda "..." markası adı altında mağaza işletmekte olduğunu, müvekkilinin Türkiye genelinde "..." markası ile tanınmış bulunduğunu, davalının müvekkilinin markaları ile iltibasa yol açacak şekilde 2021/085422 numaralı "..." ibareli markanın adına tescil talebinde bulunduğunu, davalının markasında, müvekkilinin tanınmış ‘’...’’ markasının "o" harfinin "u" harfi ile değiştirilmiş ve "..." ibaresi eklenmiş olduğunu, davalının milyonlarca marka oluşturabilecekken, müvekkilinin tanınmış markasına harf eklemek suretiyle marka oluşturmaya çalışmasının, müvekkilinin tanınırlığından faydalanma kastını ortaya koyduğunu, müvekkiline ait "..." markasının Türk Patent nezdinde de tanınmış marka olarak tescilli bulunduğunu, müvekkilinin ayakkabıcılık sektöründe ve benzeri alanlarda faaliyet gösterdiğini, belirli bir tanınmışlık düzeyi ve ayırt edici niteliğe sahip iken davalı tarafından "..." markasının müvekkilinin markasının da tescilli olduğu 25. sınıfta tescil ettirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şahsın kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, ... YİDK’nın 20.12.2022 tarihli 2022-M-17881 sayılı kararının iptaline, 2021/085422 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde geçmişe etkili olarak, başvuru tarihinden itibaren hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı ... savunmada bulunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak ortalama tüketici nezdinde benzer olmadıkları, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, dava dosyasına “...” ibareli markaların tanınmışlığını destekler veya 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde aranan şartların sağlandığını kanıtlar yeterli delil sunulmadığı, tanınmışlığın yıllar içinde değişkenlik gösterebilen dinamik bir olgu olduğu ve 2012 yılında verilmiş tanınmışlık kararının yıllar sonra yapılan incelemede tanınmışlığın tespiti bakımından tek başına yeterli olmadığı, davalının başvuruya konu markasının davacının tescilli markasından haksız yararlanma sağlaması, davacı markasının itibarına zarar vermesi, ayırt ediciliğini zedelemesine dair bir kanaatin oluşmadığı, davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgunun ileri sürülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvurusu dilekçesinde, müvekkili şirketin “...” markaları ile davalının “...” markasının aynı mal ve hizmetleri kapsayan 25. sınıfta tescilli olduğunu, markaların mal ve hizmet kategorisi yönünden ayniyet derecesinde benzerliği bulunduğunu, davalının müvekkilinin tanınırlığından faydalanma kastının olduğunu, taraf markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının “...” ibareli markaları ile davalının "..." ibareli başvurusu arasında, 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali dahil, karıştırılma tehlikesinin olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.