T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1353 - 2025/1433 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1353 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1433 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/07/2025 ESAS-KARAR NO : 2024/50 E - 2025/535 K DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/11/2025 YAZILDIĞI …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1353 - 2025/1433 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1353 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1433 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/07/2025 ESAS-KARAR NO : 2024/50 E - 2025/535 K DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 16/12/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle taraflar arasında ... Mevkiinde bulunan krom maden işletme ruhsatının devri için 30/05/2017 tarihli Şartlı Maden Ruhsat Satım/Devir Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 3. maddesine göre davalı alıcının devir ve satış bedeli olan 105.000 USD'den öncelikle müvekkilinin bu ruhsat kapsamında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü nezdinde doğan borçlarını ödeyeceğini akabinde ise devir işlemlerinin başlatılacağını, bakiye bir bedelin kalması halinde ise bu bedelin nakit olarak müvekkiline ödeneceğini, sözleşmeden sonra davalının kurumdan borç dökümlerini aldığını ancak borçları ödemediğini, sözleşmeyi sürümcemede bıraktığını, devirden imtina ettiğini, davalının sözleşmeyle üzerine düşen edimleri yerine getirmemesi ve müvekkili şirkete ait borçları ilgili kuruma ödememiş olması nedeniyle maden işletme ruhsatının kurum tarafından 16/12/2017 tarihinde iptal edildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından işlemin iptali için idare mahkemesinde açılan davanın lehe sonuçlandığını, sözleşmede alıcının cayması halinde 50.000,00 USD cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğünü belirterek cayma bedeli olan 50.000,00 USD'nin 25/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek kamu bankalarınca uygulanan en yüksek döviz mevduat hesabı faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; maden sahasının ruhsatının sözleşme tarihinden önce iptal edildiğini, davacının bu durumu bildiği halde müvekkilinden gizlediğini, müvekkilinin sözleşmenin 3.maddesi uyarınca sahayı devre hazır hale getirmek için 39.849,00 TL vergi borcu, 12.648,00 TL devir harcı yatırdığını, ayrıca sahaya makine nakli, keşif gideri gibi 100.000,00 TL olmak üzere yaklaşık 150.000,00 TL masraf yaptığını, davacının kendisine ait olmayan sahayı müvekkiline devretmeyi taahhüt etmek suretiyle müvekkilini yanılttığını, bu hususta davacı firma yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ruhsatın davacıya ait olmadığının MAPEG nezdinde sonradan öğrenildiğini, ruhsatın davacıdan kaynaklanan sebeplerle iptal edildiğini, hukuken ayıplı olan sahanın devir işlemine konu olamayacağını, cezai şart için yasal unsurların bulunmadığını, kabul ve ikrar anlamına gelmemek kaydıyla tenkisata tabi olup cezai şartın sözleşme ile mütenasip olması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece 20/10/2021 Tarih, 2020/588 Esas, 2021/744 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 21/12/2023 Tarih, 2022/125 Esas, 2023/1779 Karar sayılı ilamı ile eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, bekletici mesele yapılan idare mahkemesi kararının kesinleştiği, ilgili ilamda davacıya yapılan 2016-2017 yılları ruhsat bedellerinin ödenmesine ilişkin yapılan tebliğin usulüne uygun olarak yapıldığı tespit edilmiş ise de taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3. maddesinde; "Alıcı devir ve satış bedeli olan 105.000 USD den öncelikle satıcının bu maden ocağından kaynaklanan Maden Dairesine ve tüm kamu borçlarını ödeyecektir." düzenlemesine yer verildiği, sözleşme tarihi olan 30/05/2017 itibariyle borcun muaccel olduğu ve davalı tarafça ödenmesi kararlaştırılan borçlar arasında yer aldığı, her iki tarafın ortak iradesi ile düzenlenen sözleşmede davacıya borçların davalıya bildirimine dair ayrıca bir yükümlülük yüklenmediği, bu nedenle edimini yerine getirmeyen davalı aleyhine cezai şart koşullarının gerçekleştiği, bilirkişi ek raporunda cezai şartın davalının ekonomik olarak mahvına neden olmadığı yönünde görüş belirtildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maden sahasının ruhsatının taraflar arasındaki sözleşme tarihinden önce MAPEG tarafından iptal edildiğini, davacının bu durumu bildiği halde müvekkilinden gizlediğini ve müvekkilini hataya düşürdüğünü, müvekkili tarafından yapılan 39.849,00 TL lik vergi borcu, 12.648,00 TL lik devir harcı ve sondaj, makine nakli keşif giderleri, sahada yol açmak gibi yaklaşık 100.000,00 TL arizi masrafların mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, hukuken ayıplı olan maden sahası nedeniyle cezai şartın yasal koşullarının oluşmadığı halde hatalı tespit ve değerledirmeler ile tam kabul kararı verdiğini, sözleşmede devir tarihi ile ilgili açık ibare olmadığını, davacının maden sahasıyla ilgili sözleşme öncesine dayalı yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinden kendi kusurundan kaynaklı ruhsatın iptaline karar verildiğini, müvekkilinin bu konuda kusurlu ve sorumlu tutulamayacağını, müvekkili tarafından davacı nam ve hesabına vergi dairesine ödenen borçları, MAPEG'e ödenen harç ve giderler, verilen ... 492.000,00 TL lik teminat mektubu, işletme için yapılan harcama ve giderler ile diğer deliller celp edilmeden eksik ve hatalı delil ve değerledirme ile karar verildiğini, maden sahasının 2016-2017 yıllarına ait MAPEG ödemelerini davacının yapmaması nedeniyle ruhsatının iptali kararına karşı idare mahkemesinde açılan davanın sonucunun beklenmeden ve iptalde kimin kusurlu olduğu belirlenmeden karar verildiğini, kararlaştırılan cezai şartın yasa ve hukuka aykırı olarak sözleşmenin 1/2'si olan 50.000,00 USD olarak belirlendiğini, hukuken tenkise tabi olması gerektiği halde hiçbir indirime tabi tutulmadan ve talep edilmesine rağmen yapılan masraf ve harcamalar dahi hükmedilecek tutardan indirilmeden talebin aynen kabulüne karar verilmesinin hukukun genel ilkelerine aykırı olduğunu, davacının müvekkiline satmayı taahhüt ettiği maden sahasını mükerer olarak başka bir firmaya devir etmeyi de taahhüt ettiğini, ilgili firmanın davacıya karşı açtığı Ankara 8.ATM 2019/645 Esas, 2021/206 Karar sayılı dosyası üzerinden davanın sahanın hukuken ayıplı olduğunu ve temel kusurun davacıda olduğunu gösterdiğini, mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda maden ruhsatının müvekkilinden kaynaklı sebeplerle iptal edilmediği, müvekkilinin sözleşmedeki edimlerin bir kısmını yerine getirdiği, iyiniyetli olduğu beirtilmesine rağmen bir kısım edimlerin yerine getirilmemesinden dolayı ruhsatın iptal edildiğinden bahsedilmek suretiyle raporda çelişkiye düşüldüğünü, buna rağmen cezai şarttan tenkisat yapılması gerektiği belirtilmesine karşın mahkemenin doğrudan hiçbir tenkisat yapmadan cezai şarta hükmettiğini, ruhsatla ilgili geçmiş dönemlere ait borçların ödenmesine ilişkin davacıya tebligat yapıldığını, davacının durumu müvekkiline bildirmediğini, müvekkilinin durumu bilmesi veya bilebilecek durumda olmasının mümkün olmadığını, cezai şartın müvekkilinin mahvına neden olup olmayacağına dair bilirkişi raporunda müvekkilinin ticari kayıtlarının incelenmediğini, müvekkilinin aleyhine yapılan takipler ve MAFEG nezdindeki yükümlülükleri dikkate alınmadan rapor düzenlendiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, cezai şart talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, cezai şart istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Dairemizin 16/01/2024 tarih, 2022/125 Esas ve 2023/1779 Karar sayılı ilamında; "Dosya kapsamındaki bilgilere göre, dava konusu maden ruhsatıyla ilgili olarak 18/09/2009 tarihinde ... adına 10 yıllık maden işletme ruhsatının düzenlendiği, ruhsatın 30/06/2010 tarihinde davacı şirkete devir edildiği, Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2016-2017 ruhsat bedellerinin ödenmemesi nedeniyle ödeme yapılması için davacı şirkete 05/09/2017 tarihli 3 ay ödeme süresi öngören yazının 15/09/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, süresinde ödemenin yapılmaması üzerine 19/02/2018 tarihli yazı ile ruhsatın iptal edildiği, Sivas İdare Mahkemesine davacı tarafından ruhsat iptal işleminin iptali için açılan davada 17/01/2019 Tarihli, 2018/257 Esas, 2019/68 sayılı kararı ile davacıya ödeme yapılmasına ilişkin gönderilen yazının tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle ruhsat iptali işleminin iptaline karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 02/10/2019 Tarih, 2019/872 Esas, 2019/1618 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin reddine karar verildiği, kararın Danıştay temyiz aşamasında olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre, davacı taraf, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında maden ocağına ait Maden Dairesine ve diğer tüm kamu ve özel borçlarının davalı tarafından ödeneceği kararlaştırılmasına rağmen davalının 2016 ve 2017 yıllarına ait ödenmemiş ruhsat bedellerini ödememesi nedeniyle ruhsatın iptal edildiği iddiasına dayalı olarak cezai şart talebinde bulunduğu, kurum tarafından ruhsat sahibi olması nedeniyle davacı tarafa 2016-2017 tarihli ruhsat bedellerinin ödenmesi yönünde tebligat yapıldığı, davacının tebligatın usulsüz olduğu iddiası ile idare mahkemesinde açtığı davanın henüz kesinleşmediği anlaşılmakla, öncelikle ilgili idare mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre davacının ruhsat sahibi olarak ödeme ihtarını almasına rağmen davalı tarafa bildirmemesinin sonuca etkisi üzerinde durulmak suretiyle cezai şart talebinin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi, kabulü göre de hükmedilen cezai şartın davalının ekonomik yönünden mahvına neden olup olmayacağı konusunda bilirkişiden rapor alınmaksızın hükmedilen miktarın davalının ekonomik yönden mahvına neden olmayacağı kabulü ile davanın tamamen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' hususları belirtilmiştir. Sivas İdare Mahkemesinde davacı tarafından ruhsat iptal işleminin iptali için açılan davada 17/01/2019 Tarihli, 2018/257 Esas, 2019/68 sayılı kararı ile davacıya ödeme yapılmasına ilişkin gönderilen yazının tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle ruhsat iptali işleminin iptaline karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 02/10/2019 Tarih, 2019/872 Esas, 2019/1618 Karar sayılı kararı ile tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine karar verildiği, kararın Danıştay 8.Dairesinin 19/09/2024 Tarih, 2024/3609 Esas, 2024/4643 Karar sayılı ilamı ile onandığı görülmüştür. Dairemiz kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi ek raporlarında davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar, bilanço özetleri, mali veriler incelenmek suretiyle cezai şartın davalının ekonomik olarak mahvına sebep olmayacağı yönünde görüş belirtildiği görülmüştür. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılmasına, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında maden ocağına ait Maden Dairesine ve diğer tüm kamu ve özel borçlarının davalı tarafından ödeneceği kararlaştırılmasına rağmen davalının 2016 ve 2017 yıllarına ait ödenmemiş ruhsat bedellerini ödememesine, ruhsatın sözleşme tarihi olan 30/05/2017 tarihinden sonra 19/02/2018 tarihinde iptal edilmesi nedeniyle davalının sözleşme yapmakta hataya düşürüldüğüne dair iddiasının yerinde olmamasına, sözleşme tarihi itibariyle ruhsat iptalinin söz konusu olmamasına, sözleşmeye göre davalının maden ocağı ile ilgili Maden Dairesine olan borçlardan sorumlu olmasına, davalının sözleşmeden sonra bir kısım borçları ödemiş ise de 2016-2017 maden ruhsat bedellerini ödememesine, bu nedenle ruhsat iptalinin yapılmış olmasına, cezai şart için gerekli koşulların oluşmasına, davalının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporlarında talep edilen cezai şartın davalının ekonomik yönden mahvına neden olmayacağının tespit edilmesine, usulüne uygun takas mahsup talebinin bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 26.589,33 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 6.648,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.941,33 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 24/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."