İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 24/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava açan dilekçesinde; 27/10/2014 tarihinde, davalı ...'in sevk v…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/624 KARAR NO: 2026/509 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/12/2021 NUMARASI: 2017/972 Esas - 2021/747 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 24/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava açan dilekçesinde; 27/10/2014 tarihinde, davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçesi ile sigortalı, ... plakalı motosikletin, simit arabası ile ilerlemekte olan müvekkiline arkadan çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle davacının yaralandığını, davalı motosiklet sürücüsünün asli kusurlu olduğu nu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere (belirsiz alacak) müvekkilinde oluşan kalıcı engel halinin yarttığı sürekli gelir kaybı ve aynı işleri yapmak için daha fazla efor sarfetmek zorunda kalacağı gözetilerek oluşan zararlar ile bu süre zarfında uğradığı gelir kaybı dahil olmak üzere şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 40.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 27/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, Davacı vekili 09/07/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere, 280.367,22-TL maddi zararının (Davalı ...AŞ'nin teminat limitinin 268.000,00-TL olduğu gözetilerek 268,000,00-TL'sinin müşterek ve müteselsilen olmak üzere) davalı ...AŞ yönünden 09/10/2017 tarihinden, davalı ... yönünden 27/10/2014 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsilini karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...AŞ vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, a-Davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulü ile 280.367,22-TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (268.000,00-TL poliçe limiti olan) bakımından davalılar ...A.Ş. ve ...'in müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna) davalı ...A.Ş. Yönünden 09/10/2017 tarihinden, davalı ... yönünden 20/10/2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, b-Davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, c-Fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı ...AŞ vekilinin istinaf nedenleri; kusur raporuna ve maluliyet oranına göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğu ve maluliye -te sebep olan olayın tam olarak bu olayla ilgili olup olmadığı aydınlatılmadan verilen kararın hatalı olduğuna yöneliktir. Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğu, kusurun davacıda olduğu, maluliyet oranının hatalı olduğu ve maluliyete sebep olan olayın tam olarak bu olayla ilgili olup olmadığı aydınlatılmadan yapılan hesaplama ve buna dayalı verilen kararın hatalı olduğuna yöneliktir. Dava, trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünün kaybedildiği, bedensel bütünlüğün bozulduğu ve maluliyet oluştuğu iddiasıyla tazminat talep edilmesi durumunda; zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile davacının iyileşme süresinin ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, bu yöndeki belirlemelerin ise; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra ise de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Bkn: Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 11/01/2022 gün ve 2021/7309 E.-2022/122 K. sayılı içtihadı). Eldeki davada kaza tarihinin 27/10/2014 olduğu gözetildiğinde maluliyete ilişkin belirlemenin Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre yapılması gerektiği konusunda duraksama bulunmamaktadır. 05/04/2021 tarihli ... Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu raporuna göre, ...'de 27/10/2014 tarihli araç dışı trafik kazasına bağlı olarak oluşan meslekte kazanma gücünde meydana gelen azalmanın, olay tarihinde yürürlükte olan “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetme liği, bu yönetmeliğin yetersiz kaldığı durumlar için “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” eklerinden faydalanılarak hesaplandığı, buna göre; Meslekte Kazanma Gücündeki Azalma Oranının şahsın olay tarihindeki yaşına göre %74 (yetmiş dört) rapor tarihindeki yaşına göre %76 (yetmiş altı) olduğu, şahsın tıbbi iyileşme süresinin; olaya bağlı psikiyatrik arızası nedeniyle olay tarihinden itibaren 6 (altı) ay olarak kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği, mahkeme dosyasında bulunan CD içeriğinde yalnızca 27/10/2014 tarihli beyin BT görüntüsünün olduğu, incelenen evrakında ise, 2. bel omurunda eski kırık olduğunun belirtildiği, ayrıca mahkeme dosyasında ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 29/10/2014 istem tarihli (olaydan 2 gün sonra) Lomber BT raporunda; L2 vertebra korpusunda (2. bel omuru gövdesinde) dejenerasyon ile ayrımı yapılamayan fraktür (kırık) görünümü izlendiğinin belirtildiği, bu nedenle L2 vertebra korpusunda olaya bağlı kırık olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılamadığı, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çekilen şahsa ait 29/10/2014 tarihli Lomber BT görüntülemesinin CD halinde gönderilmesi sonrasında bu hususta yeniden değerlendirme yapılabileceğinin belirtildiği, görülmüştür. Her ne kadar maluliyet raporu kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine uygun şekilde hazırlanmış ise de, davacının yaralanma sına göre alanında uzman doktorların katılımı ile oluşturulan heyetten alınmadığı için söz konusu raporun hükme esas alınması doğru olmamıştır.O halde mahkemece; konunun önemi ve davalılar tarafından maluliyet raporuna itiraz edildiği gözetilerek dosya nın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun şekilde oluşturulacak uzman doktor heyetinden (yaralanmaların niteliklerine göre o alanın uzmanı doktorların katılımı ile) davacının kazaya bağlı yaralanması ile illiyetli maluliyetinin olup olmadığı, maluliyet oluşmuş ise oranının ne olduğu hususlarında, ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık rapor temin edilerek, toplanan ve toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilemez.Sonuç itibariyle, davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, kaldırma kararının gerekçesi gözetildiğinde davalıların diğer istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendiril -mesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../12/2021 tarih, 2017/..... Esas 2021/.... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, davalıların diğer istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı sigorta şirketi tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendilerine İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/04/2026