TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 27/04/2021 NUMARASI : 2019/604 Esas 2021/267 Karar DAVA : Alacak( İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi Nedeniyle Rücuen) DAVA TARİHİ : 13/11/2019 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı t…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1110 Esas 2025/1879 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1110 KARAR NO : 2025/1879 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 27/04/2021 NUMARASI : 2019/604 Esas 2021/267 Karar DAVA : Alacak( İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi Nedeniyle Rücuen) DAVA TARİHİ : 13/11/2019 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı; taraflar arasında 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS) imzalandığını, faaliyetlerin davalı ... tarafından yürütüldüğü dönemde meydana gelen iş kazası nedeniyle dava dışı ...’in vefat etmesi üzerine, Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/25 Esas sırasında açılan dava neticesinde tarafından İzmir 20. İcra Müdürlüğü’nün 2017/3630 sayılı dosyasına 29.423,42-TL ve temyiz, karar harcı vb 771,10-TL masraf olmak üzere toplam 30.194,52-TL ödeme yapıldığını, olayın taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önce gerçekleşmesi nedeniyle sorumluluğun davalıya ait olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tarafından ödenmek zorunda kalınan 29.423,42-TL’nin ödeme tarihinden, 771,10-TL’nin ise dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı; Zamanaşımı bulunduğunu, davacı şirketin gereği gibi savunma yapmadığını, ileri sürebileceği defileri yerel mahkeme ve Yargıtay nezdinde ileri sürmediğini, kendi hatası ile ödemek zorunda kaldığı bedeli talep edemeyeceği, işçinin 3.kişi olmadığını, bahse konu ödemelerin devre esas bilanço kayıtlarında yer aldığını, davacının yapılan ödemelere ilişkin herhangi bir belge ibraz etmediğini, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 18.6. maddesi gereğince davacı şirketin dava konusu ettiği alacaklara ilişkin talepte bulunamayacağını, işbu davanın işletme hakkı devir sözleşmesi ve hisse devir sözleşmesine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı ...'ın elektrik faaliyetini yürüttüğü dönemde 20/07/2003 tarihinde işçi olarak çalışan ...'in geçirdiği iş kazası neticesi vefat ettiği, SGK tarafından ölen işçinin ailesine yapılan cenaze masrafı peşin sermaye değerinin rücuen tahsili davası açıldığı, davacının mahkeme kararına istinaden icra yolu ile yapılan takip sonucu ödeme yaptığı, taraflar arasında yapılan İHDS hükümlerinin olaya uygulanması gerektiği, iş kazasının ... tarafından faaliyetlerin yürütüldüğü dönemde gerçekleştiği, bu nedenle bu faaliyetle nedeni ile 3 kişiler tarafından ileri sürülecek talebin muhatabının ve sorumlusunun ... olacağı, davacının talebinde haklı olduğu ve rücu şartlarının oluştuğu, davalı ..., davacının Ödemiş Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada zamanaşımı savunmasında bulunmadığını bu nedenle ödeme yapmak zorunda kaldığı yönünde savunma yapmış ise de; dosyanın incelenmesinde ... Elektrik Dağıtım Anonim şirketinin zamanaşımı definde bulunduğu ancak mahkemece talebinin reddedildiği, bilirkişi raporu ve tüm belgelere göre davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle; " davacının haklı davasının kabulü ile, 29.423,42 TL' nin ödeme tarihi olan 29/05/2019 tarihinden 771,10 TL' nin dava tarihi olan 13/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı istinaf dilekçesinde özetle; talep edilen alacağın 3. Kişi alacağı olmadığını, işçi alacağından davacı idarenin sorumlu olduğunu, davacıyla birlikte dayanak ilamda müteselsil sorumlu tutulan ... ve ...'ın %5'er kusuruna dayalı bu kişilerden talepte bulunup bulunmadığının belli olmadığını, bilirkişi raporunun rücu miktarına ilişkin hesaplamalarının yetersiz olduğunu, ihbar şartının yerine getirilmediğini, faiz türü ile başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, avans faizi takdirinin hatalı olduğunu, icra masraf ve giderlerinden sorumlu olmadığını ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ödemiş 1. Asliye( İş )Hukuk Mahkemesi'nin 23/07/2013 tarihli, 2008/325 Esas 2013/441 Karar sayılı dosyanın davacısı SGK, davalıları ... EDAŞ, ..., ... olup 20/07/2003 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle hayatını kaybeden işçi ...'in ailesine vefat nedeniyle ödenen peşin sermaye değerinin rücuen tahsili istemiyle açılan davada mahkemece, davanın kabulüne karar verilerek davalıların %50 oranında kusurlu bulunduğu, bu kararın kesinleşmesi sonrası SGK tarafından bakiye tutarların tahsili amacıyla Ödemiş 1. Asliye( İş )Hukuk Mahkemesi'nde bu kez 2014/25 Esas sırasında ek dava açıldığı, yapılan yargılama sonucu mahkemece, 2016/120 Karar sayılı ilamla 11.287,51-TL'nin işleyecek yasal faiziyle davalılar ... EDAŞ ile ...'dan tahsiline ilişkin karar verildiği, davanın yargılama sırasında ...'a ihbar edilmiş olduğu, kararın vaki temyiz üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 07/05/2019 tarihli, 2016/18925 Esas 2019/3996 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, verilen karara istinaden İzmir 20.İcra Müdürlüğü'nün 2017/3630 sayılı dosyasında ... EDAŞ aleyhine başlatılan icra takibinde ... EDAŞ tarafından icra dosyasına 29/05/2019 tarihinde 29.423,42-TL ödenerek takibin sonlandırıldığı, dayanak ilamın temyizi aşamasında da 771,10-TL harç ödenmiş olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Ödemiş 1.Asliye ( İş) Mahkemesindeki davanın davacısı SGK olup bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda bulunup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Buna karşın iş bu davanın dayanağı olan ek davada (Ödemiş 1.Asliye ( İş) Mahkemesi 2014/25 Esas) davanın ...'a ihbar da edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı icra dosyalarına ödediği tüm bedelin rücuen tahsilini davalıdan talep edebileceğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı). Öte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncelikle uygulanacaktır. Hal böyle olunca mahkemece, davacının icra dosyasına yaptığı ödemenin tamamını davalıdan talep edebileceğinin kabulü ile, davacı yanın talebi de gözetilerek icra dosyasına ödenen miktarın tamamı ile davacı tarafından yapılan ve dosya içerisinde belgeli olan giderlerin (temyiz karar harcı) de davalıdan tahsiline hükmedilmesi isabetlidir. Davalı vekilinin açılan davada ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanamayacağına yönelik itirazına gelindiğinde, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Buna göre ilk derece mahkemesinin kararında ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 2.062,59-TL harçtan peşin alınan 515,65-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.546,94-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.26/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -