6. Ceza Dairesi 2006/15232 E. , 2010/243 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadı…
**6. Ceza Dairesi 2006/15232 E. , 2010/243 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın saat 23.00 sıralarında hırsızlık yapmak için balkon kapı camını kırarak girdiği evde herhangi bir şey almadan yakınan tarafından yakalandığında, kendisini kurtarmak için yakınana bıçak ile yaşamsal tehlike geçirmeksizin, 10 gün iş ve güçten kalacak biçimde etkili eylemde bulunduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY.ında dolaylı yağma suçuna yer verilmemiş olduğundan, sanığın eylemlerinin hırsızlığa kalkışma, geceleyin konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme ve silahla kasten yaralama suçlarını oluşturduğu gözetilmeden suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek eylemin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle yazılı şekilde uygulama yapılması, 2-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 495/2 maddesi yollamasıyla 497/1, 61/1, 59/2; 456/4,457/1,59/2.maddeleriyle, hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın aynı eyleme uyan 142/1-b,143,35/2,62/1; 86/2,86/3-e,62/1; 116/4,62/1; 151/1,62/1. maddelerinde öngörülen cezaların türü ve alt sınırı bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 3-Kabule göre de; a-5237 sayılı TCK.nun 150.maddesinin 2.fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150.maddenin 2.fıkrasına düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, b- TCK’nun 53.maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 20/01/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.