T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/298 Esas KARAR NO:2026/392 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2025/804 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH:07/01/2026 (Ara Karar Tarihi) DAVA:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:02/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı is…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/298 Esas KARAR NO:2026/392 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2025/804 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH:07/01/2026 (Ara Karar Tarihi) DAVA:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:02/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TALEP:Talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Karşı taraf ile müvekkili arasında "alkalize kakao tozu" alım satımı konusunda anlaşma yapıldığını, karşı tarafça düzenlenen 11/07/2025 tarihli faturaya karşılık ...bank ... Şubesi'nin ... numaralı, 01/10/2015 vade tarihli ve 6.145.000 TL bedelli çekin karşı tarafa teslim edildiğini, fatura konusu malların ise müvekkiline teslim edilmediğini, arabuluculuk süreci tamamlandıktan sonra menfi tespit davası açılacağını, çekin ödenmesi halinde müvekkilinin zor duruma düşeceğini beyanla çekin ödenmesinin engellenmesi amacıyla takibe konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/264 D.iş ve 2025/264 Karar sayılı kararı ile; ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile...bank ... Şubesi'ne ait keşidecisi ... olan ... numaralı, 01/10/2015 vade tarihli ve 6.145.000 TL bedelli çek yönünden çek bedelinin %15 oranında teminat karşılığında ve arabuluculuk süresi olan 8 hafta ve ek 2 hafta olmak üzere 10 haftalık süre içerisinde ve son tutanağın daha önce düzenlenmesi halinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 haftalık süre boyunca karşı tarafça bankaya ibrazında ödenmesi ve takibe konu edilmesinin ihtiyati tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. Karşı taraf vekili ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde özetle; Mahkemece tedbir kararı verildiğini, çekte ödeme yasağı konulmasına ilişkin kısma dair karşı oy gerekçesinin, hukuken isabetli olduğunu, itirazlarının temel dayanağını oluşturduğunu, çekin lehtarı/cirantası olabilecek müvekkilinin elindeki senedin, düzenleyenin rızası ile tedavüle konulduğunu, bu nedenle, senedin rıza dışı elden çıkmasına (zayi veya çalınma) ilişkin olan Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 757 hükmünün, bu çek yönünden uygulama olanağı bulunmadığını, çoğunluğun benimsediği, çekin lehtarı/hamili olabilecek karşı tarafın ödeme için ibrazının yasaklanmasına ilişkin görüşün, bizzat karşı oy gerekçesinde de ifade edildiği gibi, "usul ve yasaya uygun olmayacağından" reddi gerektiğini, çek, bir ödeme aracı olup, ticarî hayattaki tedavül kabiliyeti ve güven ilkesinin, bu tür bir yasağı ancak çok istisnai hallerde (zayi gibi) kabul ettiğini, bu nedenle kararın çeke ödeme yasağı konulmasına ilişkin kısmı, bizzat mahkemenin kendi bünyesindeki haklı bir karşı görüşle sakatlandığından, bu kısmın derhal kaldırılması gerektiğini, tedbir talep eden şirketin eylemlerinin, basit bir hukuki ihtilaftan öte, müvekkilİ şirketi kasten zarara uğratma amacı taşıdığını, çekin vadesi 01/10/2025 iken, tedbir talep edenin 25/09/2025 tarihinde tedbir talebinde bulunmasının, borcu ödememe niyetinin ticari ilişkinin başından beri var olduğunu ve çeki aldatma aracı olarak kullandığını açıkça gösterdiğini, vadede ödeme yapmama yönünde organize bir hukuki manevra yapmanın, önceden planlanmış bir dolandırıcılık eyleminin icrası olduğunu, davacıya müvekkili tarafından usulüne uygun bir biçimde fatura edilen malların ...'ye nasıl geçirildiğinin araştırılması gereken bir konu olduğunu, müvekkilinin mağduriyetini ve hileli eylem şüphesini göz önünde bulundurarak teminatın artırılmasının elzem olduğunu beyanla ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2025 tarih ve 2025/264 D.İş- 2025/263 Karar sayılı kararı ile; ''Uyuşmazlığın esası ile ilgili menfi tespit davasının İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/804 Esasında kayıtlı olacak şekilde davacı ... A.Ş tarafından davalı ... Şti aleyhine 06.11.2025 tarihinde açıldığı anlaşılmakla mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın da asıl davaya bakan mahkemesince değerlendirilmesi gerekeceğinden dosyanın İstanbul 19. ATM'ne gönderilmesine, ihtiyati tedbire itirazın İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından asıl dava dosyasında değerlendirilmesine,'' karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:Mahkemece; 6100 sayılı HMK'nın 392. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep edenin haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduğu, bu nedenle ihtiyatı tedbire hükmedilirken karşı tarafın uğraması muhtemel zarara karşılık tarafların hak ve menfaat dengelerine uygun bir teminat takdir edildiği, uyuşmazlığa konu çekin tahsil edilmesi halinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" halinin mevcut olacağı, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/264 D. İş sayılı dosyasından verilen 25/09/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmakla bu yönde yapılan itirazın reddine karar verildiği;İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/264 D. İş sayılı dosyasından verilen 25/09/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararında; talebe konu çekin karşı taraf ... tarafından bankaya ibrazı halinde ödenmemesi ve çekin karşı taraf tarafından icra takibine konu edilmemesi yönünde ayrı ayrı ihtiyati tedbir kararı verildiği fakat tek teminat alındığı, talebe konu çekin karşı taraf ... tarafından bankaya ibrazı halinde ödenmemesi yönündeki tedbir kararı için çek bedeli olan 6.145.000,00 TL'nin taktiren %50 oranında olan 3.072.500,00 TL oranında ek teminat alınmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile ihtiyati tedbire itirazın kısmen kabulü ile ödemeden men yönündeki tedbir kararı için çek bedeli olan 6.145.000,00 TL'nin taktiren %50 oranında olan 3.072.500,00 TL oranında ek teminat ile tedbirin devamına, karar verilmiş ve karara karşı talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. TALEP EDEN DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;Davalının ihtiyati tedbir kararına itirazının süresinde olmadığı, çekin bankaya ibrazı ile ihtiyati tedbir kararının öğrenildiği, aksi halde ise arabuluculu tarafından davalı ile 13/10/2025 tarihinde irtibat kurulduğundan davalının bu tarihte tedbir kararını öğrendiği, itiraz üzerine teminatın artırılmasına karar vermesinin de hukuka aykırı olduğu, Yerel Mahkeme tarafından teminatın %50 olarak belirlenmesinin açıkça fahiş derecede yüksek ve mülkiyet hakkını ihlal eder nitelikte olduğu, zira davacının mahkemeye 6.125.000 TL çek için 4.000.0000 TL bedele yakın teminat mektubu ibraz ettiği, bu durumun da davalıdan mal teslim almayan ve davalıya borçlu olmayan davacıya ticari anlamda 4.000.000 TL bedel yönünden maddi yük oluşturduğu, işbu teminat miktarının davacının hak arama özgürlüğünü fiilen engellediği, davacının davalıdan çek bedeline karşılık ürünleri teslim almadığı, karşı yanın ibraz ettiği whatsapp yazışmalarının davacı firma ve yetkilisi ile hiçbir bağlantısının bulunmadığı, aksine karşı yan firma ... A.Ş.'nin işbu dosyada taraf olmayan ancak karşı yan ile aynı işi yapan ...A.Ş. isimli firmanın çalışanı ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde davacıyı zarara uğrattığı, davalı tarafından düzenlenen faturada hiçbir şekilde e-irsaliye bilgilerine yer verilmediği, e-irsaliyenin de davacıya hiçbir şekilde tebliğ edilmediği, davacının imzasını almadığı, davacının yazılı ya da sözlü onayı olmaksızın ürünleri davacı dışında üçüncü kişiye teslim ettiği, sözleşme konusu bakiye alacak ile ilgili olarak emtiaların sözleşmeye uygun şekilde teslim edildiğinin davalı tarafından ispatlanması gerektiği, mahkemece ispat yükünün hatalı değerlendirildiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, karşılığında mal teslim edilmediği iddiası ile çekin bankaya ibrazı halinde ödenmemesi ve icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olup, İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin %15 teminat mukabilinde kabulüne, bu karara karşı davalı tarafça yapılan itirazın kısmen kabulü ile çek bedeli üzerinden ek %50 oranında teminat alınmasına karar verilmiş, itiraz üzerine verilen karara karşı talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İİK'nın 72/2. maddesi uyarınca; icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.6100 Sayılı HMK'nın 392. maddesi uyarınca; ihtiyati tedbir talep eden haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Aynı Kanun'un 394/2. maddesi uyarınca; ihtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa tedbirin uygulanmasından itibaren, hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebilir.Somut olayda; ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin davalıya tebliğ edilmiş bir tutanak bulunmadığı ve itirazının süresinde olduğunun kabulü gerektiği, her ne kadar Mahkemece davacı lehine iki ayrı ihtiyati tedbir kararı verildiği kabul edilerek, iki ayrı teminat alınmasına karar verilmiş ise de, davacı lehine tek bir talep üzerinden iki sonuçlu olmak üzere tek bir ihtiyati tedbir kararı verildiği, iki ayrı tedbir kararının varlığından bahsedilemeyeceği, Mahkemenin bu yöndeki gerekçesinin isabetsiz olduğu, bununla birlikte çek bedelinin yüksekliği nazara alındığında ve ihtiyati tedbir kararının kapsamı itibariyle %15 oranındaki teminatın, tarafların hak ve menfaat dengesi karşısında yetersiz olduğu, davalı tarafın teminat yönünden itirazının haklı olduğu ve hükmedilen teminatın takdiren %15'den %40'a çıkarılmasının yerinde olacağı anlaşılmış, bu minvalde davacı vekilinin istinaf başvurusu kısmen haklı bulunmuştur. Sonuç olarak talep eden davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasına, Dairemizce itiraz hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/01/2026 tarihli ve 2025/804 Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce itiraz hakkında yeniden karar verilmek suretiyle, 2-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/264 D. İş sayılı kararına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacıdan 6.145.000,00 TL'nin takdiren %25'i oranında olan 1.536.250,00 TL ek teminat alınması ile ihtiyati tedbir kararının devamına, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 732,00 TL karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması halinde davacıya iadesine, 6-Dava dosyası dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik dosya olarak gönderildiğinden, ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden iade edilmesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/03/2026 tarihinde HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.