T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1403 - 2025/1599 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1403 KARAR NO : 2025/1599 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/11/2022 NUMARASI : 2021/317 E. - 2022/312 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1403 - 2025/1599 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1403 KARAR NO : 2025/1599 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/11/2022 NUMARASI : 2021/317 E. - 2022/312 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/11/2022 tarih ve 2021/317 E. - 2022/312 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 1988 yılından beri ürettiği plastik levhalar ile hizmet verdiği açık hava reklamcılığı, teşhir, inşaat, seracılık, aydınlatma, beyaz eşya, güvenlik, otomotiv, mobilya gibi pek çok sektörde tescilli markalarına ayırt edici nitelik kazandırdığını, bu markalardan olan ve aynı zamanda davacının ticaret unvanının kılavuz unsurunu oluşturan “...” ibaresi üzerinde davacının öncelikli ve üstün hak sahipliğinin bulunduğunu, davacının bu ibareye ayırt edicilik kattığını, davalı firmanın “...” ibareli markayı davacının markalarının tescilli olduğu ve kullanıldığı emtialarda tescil ettirmesi durumunda, taraf markalarında ortak olarak yer alan “...” ibaresini gören ortalama tüketicilerin, davalının markasının davacının seri markalarının bir devamı olarak algılamasının ve markaları karıştırmasının kaçınılmaz olduğunu, ayrıca taraf markalarının aynı/ benzer/ ilintili emtialarda kullanılacağını, davalının davacının markasının tanınmışlığından haksız bir yarar elde etme saikiyle, kötüniyetle hareket ettiğini ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 2021-M-6828 sayılı kararının iptalini ve 2019/125674 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, YİDK kararının iptali açısından; davalının "... İŞLENMİŞ CAMLAR VE AYNALAR " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait yukarıdaki tablodaki " ..." ibareli (2012 08476) ve (2010 46830) sayılı tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşmakla ( bilirkişi raporunda " Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel, kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzer olmadığı," şeklinde izah edilse de HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih 2014/11-696 E 2016/778 K sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun emtia benzerliği dışındaki iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) ve aynı zamanda dava konusu markanın kapsamında yer alan 20. Sınıftaki "Aynalar", 21. Sınıftaki "İşlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları (inşaat için olanlar hariç), cam yünleri (izalosyon ve tekstil amaçlı olmayan)" mallar yönünden de taraf markalarında benzer / ilişkili mallar ( bilirkişi raporunda emtia benzerliği olarak bu husus " Davalının markasının kapsamına alınmak istenilen “Aynalar” ve “İşlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları (inşaat için olanlar hariç), cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan)” emtiaları açısından ve davacının 2010 46830 ila 2012 08476 sayılı markaları özelinde, somut uyuşmazlıkta, emtia ayniyeti/benzerliği/ türdeşliği şartının gerçekleştiği, " şeklinde de izah edildiği ) oluşmakla beraber kurum itiraz sürecinde davalının ileri sürdüğü kullanım ispatı üzerine davacı tarafca itiraz mesnedi markaların kapsamında yer alan bu mallarda kullanım ispatının yerine getirilmediği, dolayısıyla SMK 6/1 maddesi ve 19/2 maddesi kapsamında bu markaların iltibas değerlendirmesine esas alınamayacağı, davacı tarafın"... İŞLENMİŞ CAMLAR VE AYNALAR" ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun ve kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı, hükümsüzlük yönünden ise ; davalının "... İŞLENMİŞ CAMLAR VE AYNALAR" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait yukarıdaki tablodaki " ..." ibareli (2012 08476) ve (2010 46830) sayılı tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu ve aynı zamanda dava konusu markanın kapsamında yer alan 20.sınıftaki "Aynalar", 21.sınıftaki "İşlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları (inşaat için olanlar hariç), cam yünleri (izalosyon ve tekstil amaçlı olmayan)" mallar yönünden de taraf markalarında benzer / ilişkili mallar da oluştuğu ( bilirkişi raporunda emtia benzerliğinde bu hususun " Davalının markasının kapsamına alınmak istenilen “Aynalar” ve “İşlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları (inşaat için olanlar hariç), cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan)” emtiaları açısından ve davacının 2010 46830 ila 2012 08476 sayılı markaları özelinde, somut uyuşmazlıkta, emtia ayniyeti/benzerliği/ türdeşliği şartının gerçekleştiği " şeklinde de izah edildiği), YİDK kararı iptalinden farklı olarak dava esnasında SMK 19/2 maddesindeki kullanmama def'i ileri sürülmediğinden bu mallarda iltibas koşulunun oluştuğu, yargılama konusu 20 ve 21.nci sınıftaki mallar açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, bunun dışında kalan mallarda iltibas oluşmadığı, davacının SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin ve kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı, SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali yönünden açılan davanın reddine, hükümsüzlük yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; dava konusu 2019/125674 sayılı markanın kapsamında yer alan 20. Sınıftaki "Aynalar", 21. Sınıftaki "İşlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları (inşaat için olanlar hariç), cam yünleri (izalosyon ve tekstil amaçlı olmayan)" mallar yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde Türk Patent'e müzekkere yazılmasına, diğer kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece bilirkişi raporuna itirazları hakkında ek rapor alınmadığını, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzerlik taşıdığını, "..." ibaresinin karşılaştırılan markaların ortak esas unsurunu oluşturduğunu, aynı zamanda bu ibarenin müvekkilinin ticaret unvanının kök unsurunu oluşturduğunu, "..." ibaresi üzerinde müvekkilinin müktesep hakkının bulunduğunu, dava konusu başvurunun renk ve tertip tarzı yönünden de müvekkilinin markalarına yanaşma kastı güdüldüğünü, müvekkilinin tanınmış markalarının serisi imajı çizilerek, bu tanınmışlıktan haksız yarar sağlanmak istendiğini, davacının "..." ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli hak sahibi olduğunu, kötüniyetin bölünmezliği ilkesi de dikkate alınarak davaya konu kötüniyetli markanın tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, YİDK kararının iptali istemi yönünden, dava konusu "... Cam İŞLENMİŞ CAMLAR VE AYNALAR" ibareli başvuru ile davacının "... PLASTİK" asıl unsurlu 2012 08476 ve 2010 46830 sayılı markaları arasında, 20.sınıftaki "Aynalar", 21. sınıftaki "İşlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları (inşaat için olanlar hariç), cam yünleri (izalosyon ve tekstil amaçlı olmayan)" malları yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi bulunmakla birlikte davacının, davalı tarafça öne sürülen kullanım ispatına karşı sunduğu delillerin anılan emtiadaki kullanımı ispat etmediği, bu nedenle SMK'nın 19/2 maddesi kapsamında iltibas değerlendirmesinde dikkate alınabilecek markasının bulunmadığı ve YİDK karar iptali istemi yönünden SMK'nın 6/1.maddesi şartlarının oluşmadığı, hükümsüzlük davası yönünden ise davalı tarafından kullanmama def'inde bulunulmadığından davacının 2012 08476 ve 2010 46830 sayılı markalarına dayalı olarak SMK'nın 6/1.maddesi şartlarının anılan 20 ve 21.sınıf emtia bakımından gerçekleştiği, davacı yönünden SMK'nın 6/3. maddesi anlamında tescilsiz üstün hak sahipliğinin, başvurunun kötüniyetle yapıldığı iddiasının ve davacı markalarının tanınmışlığı nedeniyle SMK'nın 6/5.maddesi şartlarının oluştuğunun kanıtlanamadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, davacının faaliyet alanı endüstriyel plastik levhaların üretimi ve satışına ilişkin olup dava konusu başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer olmadığından SMK'nın 6/6.maddesi şartlarının bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, davacı vekilinin bu yönden bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının yerinde görülmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.