11. Hukuk Dairesi 2013/9622 E. , 2013/22597 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.01.2013 tarih ve 2012/375-2013/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2013/9622 E. , 2013/22597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.01.2013 tarih ve 2012/375-2013/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Rötes Elektronik Ltd Şti'nin %99 hisse sahibi ortağı olduğunu,...’in ise %1 hisse sahibi olduğunu,...’in müdürlük görevinin 15.02.2012 tarihinde sona erdiğini, şirketin yöneticisiz kaldığını, müvekkilinin diğer ortağı ortaklar kurulu toplantısına davet ettiğini, usule ve yasaya uygun yapılan çağrı üzerine şirket ortaklarının 21.03.2012 tarihinde toplantı yaptıklarını, diğer şirket ortağının müdür seçimine ilişkin karara imzadan çekindiğini, davacının imzası ile karar alınarak şirket müdürlüğüne müvekkilinin atandığını, kararın noterden onaylattırıldığını, davalı ... müdürlüğüne tescili için başvuruda bulunulmasına rağmen başvurunun reddedildiğini ileri sürerek; davalı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı temsilcisi, 6762 sayılı TTK'nın 538. maddesi uyarınca limitet şirketlerde toplantıya çağrının usul ve esaslarının belirlendiğini, önceki müdürün görev süresinin 15.03.2012 tarihinde sona erdiğini, toplantının yapıldığı tarihte şirketin müdürsüz olduğunu, yasa uyarınca toplantıya çağrı usulünün her iki ortağa ait olduğunu, toplantıya çağrı merasimine riayet edilmediğini, bu nedenle alınan müdür ataması kararının tescilinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 6762 TTK'nın 537. maddesi hükmüne göre limitet şirketlerde ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça her ortağın oy hakkının koyduğu sermaye miktarına göre hesaplanacağı, bu kural iki ortaklı limitet şirketler için de geçerli olduğundan iki ortaklı limitet şirkette oy çoğunluğunu elinde bulunduran ortağın objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde ana sözleşmeye dayanarak tek başına ortaklık müdürünü ataması veya değiştirmesi mümkün olduğu, %99 pay sahibi davacının müdür tayini için yaptığı çağrı sonucu 21.03.2012 tarihinde düzenlenen ortaklar kurulu kararının diğer ortak tarafından imzalanmamış olmasının sonucu etkilemeyeceği, dolayısıyla TTK'nın 536. ve 537. maddeleri hükümleri uyarınca davacının tek başına müdür ataması kararını vermesinin mümkün olduğu, ana sözleşmede de aykırı bir düzenlemenin olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının 21.03.2012 tarihli 21 nolu ortaklar kurulu kararının tescil ve ilan edilmesi talebinin, davalı ... tarafından reddine ilişkin verilen 06.08.2012 tarihli kararına yapılan itirazın kabulüne, sicil tarafından verilen tescil talebinin reddine ilişkin kararın iptaline karar verilmiştir. Kararı davalı temsilcisi temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı temsilcisinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, ticaret sicil memurluğu kararına itiraza ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... Memurluğunun konumu itibari ile yasal hasım olduğu gösterilmeksizin, aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı temsilcisinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM fıkrasında yer alan “Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesap edilen 1.320,00.-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,” ibarelerinin çıkartılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.