7. Hukuk Dairesi 2010/2964 E. , 2010/6817 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. Organizi Sanayi Bölge…
**7. Hukuk Dairesi 2010/2964 E. , 2010/6817 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. Organizi Sanayi Bölgesi Kanunu'nun 20.maddesi hükmünde, OSB'lerin ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi alt yapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardan satın alarak dağıtım ve satışını yapma, üretim tesisleri kurma ve işletme hakkının sadece OSB'nin yetki ve sorumluluğunda olduğu açıklanmıştır. HUMK 275. maddesi hükmüne göre, ancak çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği ve hakimlik mesleğinin gereği olarak hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda bilirkişi incelemesi yaptırılamaz. HUMK'nun 284. maddesi hükmüne göre de hakim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse bilirkişiden ek rapor alabileceği gibi, gerçeğin ortaya çıkması için yeni bir bilirkişi incelemesi de yaptırabilir. Ayrıca davanın tarafları da rapora itiraz ederek yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını isteyebilirler. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi halinde, itirazların yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi de özel ve teknik bir bilgiyi gerektireceğinden hakim itirazı kendisi değerlendiremez ve ek rapor almadan veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan hüküm veremez. Somut olaya gelince; davacı, davalının yağmur sularının tahliyesine elverişli altyapı tesis etmemesi nedeniyle işyerini yağmur suyunun bastığını öne sürmüştür. Davalı ise, Organize Sanayi Bölgesi alt yapı tesislerinin devrinin yapılmadığını, bu nedenle hasardan Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığının sorumlu olduğunu savunarak husumetten ret kararı verilmesini istemiştir. Mahkemece bilgisine başvurulan uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, su baskının davacı binasının üst tarafından ve sağ yan bahçede bulunan rögarlardan kaynaklandığı açıklanmıştır. Mahkemece rögarların yapım hatası bulunup bulunmadığının, kapasitelerinin yağmur suyunu tahliye etmeye yeterli olup olmadıklarının ve rögarların binayla bağlantısının nasıl olduğunun yeterince tespit edilemediği, zararın meydana gelmesinde davalının sorumluluğunun dolayısıyla uygun illiyet bağının yeterince belirlenemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda zarar hesaplanmasının özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiği, rapora itirazı hakimin değerlendiremeyeceği kuşkusuzdur. Bilirkişi raporunu yetersiz bulan mahkeme hakiminin aynı bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden yeni bir rapor almaksızın kendi hukuki bilgisi ile kusur değerlendirmesi yapması ve bilirkişi düşüncesine aykırı karar vermesi yasal olarak mümkün değildir. Eksik araştırma ve soruşturma ile yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez. Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle davanın esasına girilmesini engelleyen husumet sorunu çözüme kavuşturulmalı, OSB Kanunun 20. maddesi hükmü de gözetilerek davalının zarardan sorumlu olup olmadığı duraksamasız belirlenmeli, davalının zarardan sorumlu olduğu kabul edildiği takdirde kusur durumunun belirlenmesi için aynı bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor alınmalı, raporlar arasında çelişki meydana gelmesi halinde gerekirse üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak çelişki giderilmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmadan eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ve davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen harçların istek halinde taraflara iadesine, 30.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.