11. Hukuk Dairesi 2022/1695 E. , 2023/3739 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/375 Esas, 2021/2035 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/522 E., 2018/406 K. Taraflar arasındaki eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine kara…
**11. Hukuk Dairesi 2022/1695 E. , 2023/3739 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/375 Esas, 2021/2035 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/522 E., 2018/406 K. Taraflar arasındaki eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; söz yazarı, bestekar ve ses sanatçısı olan müvekkilinin “Soy Babam” adlı musiki eserinin sahibi olduğunu, davalı ...'ün söz yazarı ve bestecisi olduğu "Tavuklarım Var" isimli musiki eserinin bestesinin müvekkiline ait eserin bestesinin birebir kopyası niteliğinde olduğunu, "Tavuklarım Var" isimli eserin, müvekkiline ait eserin sözleri değiştirilip bestesi aynen iktibas edilmek suretiyle oluşturulduğunu, söz konusu şarkının, davalı şirketin yapımcısı, davalı şahsın ise senaristi ve yönetmeni olduğu "Vezir Parmağı" isimli sinema filminde kullanıldığını, davalıların eylemlerinin müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın Vezir Parmağı isimli filmin gösterime girdiği 25.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ün davaya konu “Tavuklarım Var” isimli musiki eserini, senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği "Vezir Parmağı" isimli film için ürettiğini ve eseri filmde rol alan oyuncularla birlikte seslendirdiğini, taraflara ait eserlerin söz ve bestelerinin birbirlerinden tamamıyla farklı olduğunu, her iki eserin de Orta Anadolu Türk Halk Müziği ortak kalıplarının ezgi ve ritmik yapısının esas alındığı eserlerden olduğunu, eserlerin benzer gibi görünmelerinin nedeninin ezgi ve ritimlerinin ortak kaynağı olan genel halk müziği kalıplarından esinlenerek üretilmiş olmalarından kaynaklandığını, her iki eserde de kullanılan “Haydaaaaaa…..” nidasının bir tek kişiye mal edilemeyecek, kişiye has özellikler taşımayan, Orta Anadolu ve özellikle Ankara bölgesinde folklor ve halk oyunları ekiplerinin sık sık kullandığı bölgesel ortak bir nida olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflara ait eserlerin farklı olduğu, davalının eserin davacıya ait olan eserden alıntı olmadığı, kendi başına eser sahibinin hususiyetlerini taşıyan başka bir eser olduğu, benzerlik gösteren küçük ayrıntıların ise Türk Halk Müziği eserlerinde kullanılan kalıplaşmış, anonim olmuş unsurlardan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında iki farklı heyetten bilirkişi raporu alındığını, ilk raporun sonuç kısmında, müvekkiline ait eser ile davalıya ait eserin aynı olmadığı, sadece benzer eserler olduğu kanaatine varıldığını, ikinci raporda ise iki eser arasında benzerlik bulunduğu ancak birebir olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, bu raporda teknik benzerlikler bakımından soyut ve tutarsız görüşler bildirildiğinden ve ayrıca itirazları incelenmediğinden üçüncü bir heyetten rapor alınmasını talep ettiklerini ancak bu taleplerinin hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkilinin eseri ortaya getirip düzenleyen kişi olduğunu, eserin müvekkiline ait olduğunun kayıt ve tescil belgeleriyle sübuta erdiğini, davalının ise müvekkiline ait eserin ana omurgasından alıntılar ve oynamalar yapmak suretiyle eseri kendi adına kayıt ve tescil ettirdiğini, ikinci raporda, her ikisi eserin de nikriz makamı dizisinde ve 4 zamanlı olarak usul ve dizi benzerliğinin tespit edildiğini, ayrıca her iki müziğin temposunun da birbirine yakın olduğunun tespit edildiğini, her iki eserde kullanılan mod, çalgı seçimi, armonik yapı ve melodik yürüyüş gibi unsurların benzerliği sebebiyle dinleyicide benzerlik hissi uyandırdığı hususunun raporlarda dile getirilmediğini, buna göre bu benzerlikler gözetildiğinde davalının müvekkiline ait eserden esinlenme suretiyle meydana getirilmiş bağımsız bir musiki eseri veya önceki eser sahibinden izinsiz olarak oluşturulan bir işleme eser niteliğinde olup olmadığı ya da iktibas serbestisi kurallarından yararlanma koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğini, raporun bu haliyle yeterli olmadığını, ayrıca intihal iddiasında bulunmalarına rağmen raporlarda bu hususa hiç değinilmediğini, davalı tarafın eserin omurgasındaki teknik oynamalar dışında şan (söz) kısımlarının farklılığını dava konusu etmediklerini, davanın konusunun esere ait melodi ve tınıların bazı teknik oynamalar ve farklı enstrümanlar kullanılarak (intihal ve parodi) şana uyarlanması olduğunu, davalının kullandığı teknik hilelerin eserden çıkarılması durumunda müvekkiline ait eserin birebir kopya edilerek kullanıldığının anlaşılacak olduğunu, davalının benzerlik iddiasını bertaraf etmek için nota değerlerinde eksiltme ve artırma gibi teknik hileler yaptığını, bu itirazlarının 16.09.2018 tarihli raporda değerlendirilmediğini, musiki eserinde sahibinin hususiyetinin varlığının tespitinde o eserin sıradan bir dinleyici üzerinde oluşturduğu izlenimin esas alınması gerektiğini, benzerlikte en fazla 8 ölçü kriterinin esas alınması gerekirken davalıya ait eserde bu ölçünün aşıldığını, bilirkişilerin bu konuda görüş beyan etmediklerini, rapor içeriğine ve sonuç kısmına bakıldığında her iki eser arasındaki ortak usul, tempo, çalgı tercihleri ile her iki eserin de nikriz makamı dizisinde icra edilmiş olduğu ve aynı zamanda her iki eserin saz bölümünün iki ölçülülük kısmı ile söz bölümlerinin nakaratını oluşturan ölçülerinin son iki zamanlarının benzer olduğu tespit edilmesine rağmen besteler arasındaki benzerliklerin önemli kısımlar olmadığı kanaatini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 35 inci maddesinde, müzik ve sanat eserlerinde iltibas oluşturan hallerin sayıldığını, buna göre aynı Kanun hükmünün ikinci fıkrası gereğince, yayımlanmış bir bestenin en çok tema, motif, pasaj ve fikir nevinden parçalarının müstakil bir musiki eserine alınması halinde iltibastan söz edilebileceğini, somut olayda iltibasın sabit olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Kanun'un 3 üncü, 35 inci, 68 ve 70 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.