2. Ceza Dairesi 2023/19929 E. , 2023/9249 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/235 E., 2011/507 K. SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/57777 sayılı ka
**2. Ceza Dairesi 2023/19929 E. , 2023/9249 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/235 E., 2011/507 K. SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/57777 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Pendik (Kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/09/2011 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde, mala zarar verme suçundan sanık hakkında verilen erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/01/2017 tarihli ve 2016/472 esas, 2017/27 sayılı kararı ile anılan suç yönünden bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/03/2017 tarihli ve 2017/725 değişik iş sayılı kararının hukuki değerden yoksun kalacağı gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, olay günü sanığın hırsızlık yapmak amacıyla katılana ait eve girdiği sırada balkon kapısına zarar verdiğinin iddia ve kabul edildiği olayda, her ne kadar Mahkemece atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 27/03/2010 tarihli ve 2010/476 sayılı olay yeri inceleme raporunda söz konusu balkon kapısında zarar meydana geldiğine yönelik herhangi bir tespitin yapılmaması karşısında, katılan ...'un kovuşturma aşamasında alınan 28/04/2010 tarihli ifadesinde balkon kapısına zarar verilmediğine dair beyanda bulunduğu da dikkate alınarak, sanığa yüklenen suçtan beraatine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Erteli cezanın aynen infazına dair İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2017 tarihli ve 2016/472 Esas, 2017/27 Karar sayılı kararı ile bu karara yönelik yapılan itirazın reddine dair İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2017 tarihli ve 2017/725 Değişik İş sayılı kararının aşağıda verilen kararın gereği ve sonucu olarak hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olacağı belirlenerek yapılan incelemede, 27.03.2010 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporunda mutfak PVC balkon kapısının açık olduğunun belirtildiği, kapıda zararın oluştuğuna ilişkin herhangi bir tespite yer verilmediği, katılanın kovuşturma evresinde alınan ifadesinde, olay nedeniyle balkon kapısına zarar verilmediğini, kapının kilitli olup olmadığından da emin olmadığını beyan ettiğinin, sanığın da savunmasında, ikamete açık olan balkon kapısından girdiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; mala zarar verme suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden dosya içeriğine uyuşmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Pendik(Kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2011 tarihli ve 2010/235 Esas, 2011/507 Karar sayılı temyiz edilmeksizin kesinleşen kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, sanığın unsurları oluşmayan mala zarar verme suçundan BERAATİNE, tayin olunan cezanın çektirilmemesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.