Hukuk Genel Kurulu 2011/4-654 E. , 2011/792 K. "" MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece) TARİHİ : 03/05/2011 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince; “……… DAVA : Dava dilekçesinde, davacının 13/04/2009 tarihinde gözaltına alındığı ve 17/04/2009 tarihinde de tutuklandığı; 05/04-06/04/2010 günlerinde sorgusunun yapıldığı; tutukluluk hali nedeniyle hayati tehlike altında olduğu ve…
**Hukuk Genel Kurulu 2011/4-654 E. , 2011/792 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece) TARİHİ : 03/05/2011 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince; “……… DAVA : Dava dilekçesinde, davacının 13/04/2009 tarihinde gözaltına alındığı ve 17/04/2009 tarihinde de tutuklandığı; 05/04-06/04/2010 günlerinde sorgusunun yapıldığı; tutukluluk hali nedeniyle hayati tehlike altında olduğu ve bu yönde bir çok sağlık kurulu raporunun mevcut bulunduğu; buna rağmen, tutukluluğa itiraz isteminin haksız ve gerekçesiz olarak reddedildiği ileri sürülerek; ayrı ayrı 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi talep olunmuştur. CEVAP : Cevap dilekçesinde, CMK'nun 141-144. maddeleri uyarınca Ağır Ceza Mahkemesi'nin görevli bulunduğu; hakimler aleyhine bu şekilde tazminat davası açılmasının Anayasa'ya aykırı olduğu; kararlarda yasal ve yeterli gerekçenin gösterildiği; davanın izaç amacını taşıdığı savunulmuştur. GEREKÇE : T.C. Anayasası’nın “Kişi hürriyeti ve güvenliği” başlıklı 19/3, 6, 7 ve son. maddesinde; suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişilerin, ancak kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim kararıyla tutuklanabilecekleri, tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı, soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteyebileceği, hürriyeti kısıtlanan kimselerin kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili yargı merciine başvurma hakkına sahip olduğu, bu esaslar dışında işleme tabi tutulanların uğradıkları zararın, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre Devletçe ödeneceği hükmü yer almaktadır. Keza Anayasa’nın 40/3. maddesinde de kişinin, resmi görevliler tarafından meydana getirilen haksız işlemler sonucu uğradığı zararının kanuna göre Devletçe tazmin edileceği öngörülmüştür. Anayasa’nın bu amir hükümlerinin bir gereği ve yansıması olarak CMK’nun Yedinci bölümünde “Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat” başlığı altında 141/1 maddesinde, suç soruşturması ve kovuşturması evrelerinde tutuklama veya tutukluluğun devamı gibi koruma tedbirleri nedeniyle mağduriyete uğrayanların tazminat istemlerine ilişkin düzenleme yapılmıştır. Suç soruşturması ve kovuşturması sırasında kişilerin uğrayabilecekleri maddi ya da manevi zarar halleri 141. maddesinde ayrı ayrı sayılmıştır. Buna göre; “Madde 141 - (1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; a)Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen, b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan, c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,