4. Ceza Dairesi 2021/32602 E. , 2024/6732 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2304 E., 2017/1904 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası g
**4. Ceza Dairesi 2021/32602 E. , 2024/6732 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2304 E., 2017/1904 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 1.860,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararıyla; 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca hükmün kaldırılmasına ve sanıklara atılı suçun, unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanıkların beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyizinin; tüm dosya kapsamından sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olduğu, basit bir idari para cezası işlemi için onlarca kolluk personeline sanıkların çeşitli eylemlerle zorluk çıkardıklarının tutanakla açıklandığı, sanıklara gözaltı kararı verildiği, sanıkların kendilerine direnç göstermelerine rağmen Mahkemece beraat kararları verildiği, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Katılan ve şikayetçilerin sahil güvenlik komutanlığında görev yaptıkları, olay tarihinde kontrol botu ile görevlerini yaptıkları sırada sanıkların içinde bulundukları teknede nargile ile dalarak su altı tüfeği marifetiyle balık avcılığı yaptıklarını tespit etmeleri üzerine sanıkların, değişik hal ve hareketleri ile direniş gösterdikleri, tekneye çıkmalarına izin vermedikleri, "Böyle işi sinkaf ederim." diyerek kendi aralarında konuştukları ve sanıklardan ...'nın tekne içerisindeki iki adet keseri güverteye atmak suretiyle tehditvari davrandıkları, sanıkların içinde bulundukları tekneyi motorun bozuk olduğunu söyleyerek hareket ettirmedikleri ve en düşük hızla gittikleri, kendi aralarında küfürlü konuşarak agresif hareketler sergiledikleri ve böylelikle basit direnişi aşacak şekilde görevli yaptırmamak için direnme suçunu işledikleri iddia olunarak açılan kamu davasında, İlk Derece Mahkemesince sanıkların üzerlerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işledikleri kabul olunarak ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sahil Güvenlik Komutanlığında çalışan katılanların ve şikayetçilerin görevlerini yapmalarını engellemek amacıyla onlara karşı cebir kullanmadıkları gibi, tehditte de bulunmadıkları ya da sanıklara yönelik olarak "Zıpkını gösterin, verin." denmesi ile sanıkların "Zıpkın yok keser var." deyip, keseri güverteye atması eyleminin de tehdit olarak değerlendirilemeyeceği, mahkemenin kendi kabulüne göre sanıkların agresif ve tehditkar tavır sergilemesinin ve kamu görevlisi olan katılanların ve şikayetçilerin oyalanmasının görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmayacağı, sanıkların başkaca da üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerini gerektirecek kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı deliller olmadığı kabul olunarak, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca hükümlerin kaldırılmasına ve sanıklara atılı suçun, unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Kanun'da belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı, direnme suçunda aranan cebir veya tehdit unsurlarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmakla, sanıkların beraati yönündeki Bölge Adliye Mahkemesinin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından, katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Marmara Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.