T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/530 - Karar No:2026/344 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/530 KARAR NO : 2026/344 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2024 NUMARASI : 2017/253 E-2024/180 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/530 - Karar No:2026/344 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/530 KARAR NO : 2026/344 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2024 NUMARASI : 2017/253 E-2024/180 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026 Davacı vekilince davalı aleyhine açılan alacak davasında mahkemece verilen karara karşı süresinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Müvekkili şirket ile davalı ... ..Ltd.Şti. arasında 14/02/2014 tarihli taşeron sözleşmesi düzenlendiğini ve Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlık ve Öğretim Elamanları Binası ile Derslik ve Laboratuvar Binası İnşaat İşlerinin yapımı konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin bu anlaşmaya göre imalatları yaparak bitirdiğini, davalı ... şirketinin aynı birim fiyatlarla sözleşme dışında bazı ilave işlerin de yapımını istemesi üzerine müvekkilince istenen ek imalatların da ikmal edildiğini, taraflar arasında mevcut cari hesap bilgisine göre çek, nakit ve tahsilat makbuzu olarak 1.750.000,00 TL müvekkilinin alacağı bulunmasına rağmen davalı tarafından bakiye kalan borçtan dolayı çalışan işçilere müvekkili şirket adına 500.000,00 ila 600.000,00 TL civarında ödeme yapıldığı belirtilerek davalının müvekkilinin hakedişlerini ödemediğini, diğer taraftan işçi ücretleri için karşı tarafça müvekkili adına fatura ve bunun gibi bir belge de verilmemiş olduğundan bu ödemenin de müvekkili hesaplarında görünmediğini, davalıya noter ihtarıyla işin tamamlandığı ve hak ediş tutarlarının ödenmediği bildirilmiş olmasına karşılık davalının feshi ihbarda bulunduğunu, davalının tüm çabasının borcunu ödememek veya geciktirmek olduğunu, işin bitirildiğinin üniversitenin kayıtlarıyla da ortada olduğunu, işveren tarafından işin geçici kabulünün de yapıldığını, davalının işi feshetmesinin yanında inşaat sahasına davacının girmesine de engel olduğunu, inşaat sahasında bulunan kalıp dikmeleri ve müvekkiline ait malzemenin de davalı elemanlarınca kamyonlara yüklenip bir kaç defa çalınmak istendiğini, kolluğa başvuru üzerine bu konuda Ankara C.Başsavcılığınca davalı elemanı olan bazı kişiler hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açılmış olup iş bu davanın halen Ankara 31.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/508 esas numarasında derdest olduğunu, bu durumdan ayrı olarak aynı inşaat malzemesi hakkında Ankara 9.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/822 Esas sayılı dosyasında inşaat malzemesini satın aldıkları ... İnşaat Şirketi tarafından borcun bir kısmının karşı taraftan hakediş alınamamış olması nedeniyle bedeli ödenmeyen malzemeler hakkında açılmış olan istihkak davasının da halen devam ettiğini, davalı tarafça yapılan işler karşılığı olarak 1.671.456,24 TL cari hesaba göre ödeme yapıldığını, mevcut hak edişlerin toplam tutarının 3.819.000,00TL olduğunu, davalının müvekkili adına çalışan işçilere 600.000,00TL civarında ödeme yaptığını, bu duruma göre müvekkilinin alacaklı olduğu miktarın yapılacak bilirkişi incelemesi ve kayıtlardan belli olacağı üzere 1.547.000,00 TL civarında olacağını, bu miktara ilave olarak müvekkilinin faturalı malı olan inşaat kalıp ve direkleri ile ilgili hesaplamanın da ilavesi gerektiğini, davalı şirket tarafından hak edişlerden yüzde beş teminat kesintisi yapılmış olup, bu teminat kesintilerinin de işin geçici kabul işleminin yapılmış olmasına rağmen ödenmediğini, ödeme yapılan 1.671.458,24 TL ödemenin yüzde beşi halen davalıda olup, 83.550,00 TL tutarında teminat kesintisi olarak davalı şirkette tutulan meblağın da iadesinin gerektiğini belirterek davalı tarafından yapılan yüzde beş teminat kesintisi ve alı konulan inşaat malzeme bedelleri de dahil olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL alacağın ihtar gününden işleyecek ticari işlere uygulanan temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 07.12.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, davadaki talebini bilirkişi raporu ile sabit olunan 473.820,56TL alacak bedeli ile teleskobik direkler için 240.837,00TL olmak üzere toplam 714.657,56TL'na yükselterek bu miktarın ihtar tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından davaya karşı süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamış, davalı vekili 07.11.2017 tarihli beyan dilekçesinde davacının hakedişlerinin düzenli ve tam olarak ödendiğini, davacının edimlerini yerine getirmediğini, müvekkiline ait inşaat malzemelerinin gerçeğe aykırı olarak kendisine ait olduğunu iddia ettiğini belirterek davanın reddini savunmuş, ıslaha karşı cevabında zamanaşımı defiinde bulunarak esas bakımından da ıslah talebinin reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince: Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası niteliğinde olduğu, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlık ve Öğretim Elemanları Binasına ilişkin inşaat işlerinin bir kısmının yapım işinin davacı tarafından üstlenildiğinin ihtilaflı olmadığı, taraflar arasında 14.02.2014 tarihinde sözleşme imzalanmış olup sözleşmenin 2. maddesine göre sözleşme kapsamındaki işler, ekli "işlerin teklifi listesinde" tanımlanmış olduğu, sözleşmenin 7.maddesinde sözleşme türü ve bedelinin düzenlendiği, sözleşmenin birim fiyat sözleşmesi olduğu, sözleşme bedeline kule vinç montaj için 5.000,00 TL, demontaj için 5.000,00 TL, servis için 500,00 TL ile ve Ankara için nakliye bedelinin ilave edileceğinin kararlaştırılmış olduğu, davalı ile dava dışı Gazi Üniversitesi Rektörlüğü arasında 12.11.2013 tarihinde Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlık ve Öğretim Elemanları Binası ve Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Derslik ve Laboratuvar Binası Yapım İşi ile ilgili sözleşme imzalandığı ve sözleşmenin götürü bedelli sözleşme olduğu, davacı şirketçe davalı şirkete gönderilen Ankara 30. Noterliğinin 10210 yevmiye numaralı 07.07.2014 tarihli ihtarnamede;mevcut sözleşme gereğince yapılan işe ek olarak yapılan "Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Derslik ve Laboratuvar Binası ile Otopark Yapım İşi" inşaat işlerinin yapılması nedeni ile ek sözleşme yapılmasının talep edildiği ve aralarında imzalanan taşeron sözleşmesinin 3.10. maddesi hükmünce yüklenimlerinde bulunmayan sarf malzemeleri ve yeni imalat kalemlerine ait fiyatların listesi halinde Eğitim Fakültesi Dekanlık ve Öğretim Elemanları Binası ile Derslik ve Laboratuvar Binası ile Otopark için ayrı ayrı belirlendiği ve sözleşmenin 11.3 maddesinde belirtilen koşullarda hakedişlerini hazırlayabilmek için fiyatların ivedilikle incelenip onaylanması, zeyilnamenin düzenlemesi hususunda gereğinin yapılmasının istenildiğini, davalı tarafından gönderilen Diyarbakır 1. Noterliğinin 19804 yevmiye numaralı 10.07.2014 tarihli karşı ihtarnamede; sözleşmenin 3.10. maddesine ve diğer hükümlerine göre iş kapsamında yaptırılacak ek işler, ilgili sözleşmenin hükümleri ve şartlar altında yapılacağının taahhüt edildiği, imzalanan 4 adet hak edişin belirlenen birim fiyatlarla düzenlenmiş ve onaylanmış olduğu, bunlara karşı 7 gün içerisinde yazılı olarak herhangi bir itirazın bulunmadığı , işçilerin SSK girişlerinin yapıldığı ve borcun olmadığına dair yazıların 7 gün içerisinde bildirilmediği gibi çalıştıracak işçilerin alacaklarının da ödemediğinin bilindiği, 07.07.2014 tarihine kadar olan hak ediş toplamının sözleşmeden doğan kesintiler hariç 1.425.261,18 TL olduğu, 1.272.853,74 TL ödeme yapıldığı ayrıca belirtilen hak ediş ödemeleri dışında davacıya malzeme alımında kullanılmak üzere 774.995,70 TL bedelli çek verildiği, malzemelerin alınmış ve şantiye alanında bulundurulduğu, ödemenin yapılabilmesi için bu eksikliklerin tamamlanması ve malzeme alımı için ödenen bedelin geri ödenmemesi nedeni ile alınan malzemelerin şantiye alanından uzaklaştırılmasına izin verilmeyeceğinin bildirilmiş olduğu, bundan sonra taraflar arasında karşılıklı ihtarlar gönderilmiş ve davalı şirket tarafından Diyarbakır 1. Noterliğinin 23656 yevmiye numaralı 01.09.2014 tarihli ihtarname ile taraflar arasında akdedilen 14.02.2014 tarihli sözleşmenin gerekleri yerine getirilmediğinden ve ilgi sözleşmeden kaynaklanan borcun tüm ihtarlara rağmen ödenmediğinden, sözleşmeye aykırı davranılarak zarara uğrattıkları tespit edildiğinden 14.02.2014 tarihli sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, davacı tarafından Ankara 30. Noterliğinin 13188 yevmiye sayılı 10.09.2014 tarihli ihtarnamesi ile sözleşme kapsamındaki ve sözleşme kapsamı dışındaki işlerin geçici ve kesin kabul işlemlerinin yapılarak kesin hakedişlerin 07.07.2014 tarihinde Ankara 30. Noterliğinin ihtarnamesinde belirttikleri sözleşme birim fiyatları ve Bayındırlık Bakanlığı inşaat birim fiyatlarından kesin hakedişlerin yapılması ve kesin hakedişlerin belirttikleri hesaba yatırılmasının talep edildiği, mahkemece davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporunda özetle; davalının ticari defterlerinin onaysız olduğu, defterlerin noter onayı olmaması nedeniyle geçerliliğinin bulunmadığı, 2014 yılı yevmiye ve kebir defteri incelendiğinde davalı şirketin 1.439.342,35TL davacıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, mahkemece alınan 15.05.2018 tarihli bilirkişi kurul raporunda özetle; davacı tarafından gerek sözleşme kapsamındaki işlerin ve gerekse ilave işlerin 09.08.2014 tarihinde tamamlandığı bu hususun davalıya yazı ve ihtarlarla bildirildiği, bu bağlamda akdin ifa edilmiş olduğu, ifa edilen akdin feshinden söz edilemeyeceği, davalının TBK 123 uyarınca davacı taşerona munzam mehil ( süre ) verdiğine ilişkin bir belgenin dosyada mevcut bulunmadığı, bu nedenle davalı yanca tek taraflı olarak gerçekleştirilen fesihte davalının haklı olmadığı, davacı ile davalı yüklenici arasında düzenlenen ve imzalanan 20.03.2014 ile 07.07.2014 tarihleri arasında 5 adet hakedişte; davacı tarafından yapılan işler toplamı 1.743.808,06 TL, bu tutara KDV eklenmesi ve kesintilerin düşülmesi ile davacıya ödenecek olan tutarın 1.898.497,52 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan ancak yüklenicinin imza ve onayını içermeyen kesin hak edişte sözleşme fiyatlarıyla yapılan işin 3.236.472,50 TL ve davacıya ödenecek olan tutarın 3.819.037,55 TL olarak belirtildiği, dosya kapsamından idare ile davalı yüklenici arasında 14 adet hak ediş düzenlenmiş olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından sözleşme kapsamı dışında kalan ve yapılan ilave işler için sözleşme yapılması ve alacağın hesaplanmasına ilişkin davalı yükleniciye gönderilen ihtarnamelere cevaplarında davalının işe uygulanacak birim fiyatlara itiraz ettiği ancak ek iş yapıldığı hususuna itiraz etmemiş olduğu, davacı tarafından sözleşme kapsamında bulunmayan bir kısım ek işlerin yapıldığının anlaşıldığı, mahallinde yapılacak inceleme sonucunda davacı tarafından yapılan işlerin tespit edilmesi ve ölçümlerinin yapılmasının gerekeceği, ayrıca hakediş ve eki belgeler ile geçici ve kesin kabul tutanaklarının asıl iş sahibi Gazi Üniversitesi Rektörlüğünden getirtilmesi gerekeceğinin bildirildiğini, bilirkişi kuruluna mali müşavir bilirkişi eklenerek alınan ek raporlarda özetle; davacı şirketin 2014 yılına ait ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onayları yaptırıldığı ve defter kayıtlarının kendi içerisinde birbirini doğruladığı, davacının 2014 yılları ticari defterlerin lehine haiz olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından hazırlanan kesin hak edişe ve davacı beyanlarına göre davacının hakediş tutarının 3.819.037,55 TL olduğu, 1.671.456,24 TL cari hesaba göre ödeme yapıldığını ve davalının davacı adına çalışan işçilere 600.000,00 TL ödediğini bildirildiği, davalının söz konusu ödeme tutarlarına itiraz etmediği, taraflar arasında akdedilen 14.02.2014 tarihli taşeron sözleşmesine göre işin yapım süresinin 4 ay 20 gün olduğu, 18.02.2014 tarihinde işe başlandığı, işi tamamlama tarihinin 08.07.2014 olacağı, sözleşmenin 2.maddesine göre yapılacak işlerin "İşlerin Teklifi Listesinde" tanımlandığı, 7.maddesine ise bu sözleşmenin kısmi imalat sözleşmesi olduğu, işin kalıp (malzemeleri), demir ve beton işçilik için yapılmış bir sözleşme olduğu ayrıca Dekanlık ve Derslik Binasına "Gaz Beton Duvar İşi" başlıklı 4 ve 5 nolu hakedişlerde sözleşmede yer almayan gaz beton duvar işinin de davacı tarafından yapıldığının anlaşıldığı, taraflar arasında 20.03.2014 ile 07.07.2014 tarihleri arasında düzenlenen 5 adet hakedişe göre teminat kesintisi %5 (90.214,88 TL) olduğu, davalı ile üniversite arasında düzenlenen 9 nolu hakediş dikkate alındığında demir beton ve garaj beton-duvar işlerinin tamamlandığının anlaşıldığı, bu nedenle sözleşme kapsamındaki işlerin ve ilave işlerin tamamlanmasından sonra sözleşmenin davalı tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilmesinin haksız olduğu kanaatine varıldığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan alacaklı olduğu tutarın 400.314,21 TL olduğu, davalı yanca el konulup götürülen davacıya ait teleskobik direkler için davacının davalıdan talepte haklı alacak tutarının 240.837,00 TL olduğu görüş ve kanaatine varılmış olup bilirkişi rapor ve ek raporunun mahkemece yeterli bulunduğu, davacı vekili 07.12.2022 tarihli dilekçe ile 473.820,56TL alacak bedeli ile 240.837,00TL teleskobik direkler bedeli olmak üzere toplam 714.657,56TL'nin davalıya yapılan ihtar tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiği, ıslah dilekçesinin davalı vekiline 11.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı vekili tarafından 25.12.2023 tarihli ıslaha karşı beyan dilekçesi ile ıslah tarihi itibarıyla alacağın zamanaşımına uğradığının bildirildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; davanın eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası niteliğinde olduğu, taraflar arasında imzalanan 14.02.2014 tarihli taşeron sözleşmesine göre davacının edimini yerine getirdiği ve sözleşme dışı ek işler yaptığı ve davalıdan yapılan işler nedeni ile 473.820,56TL, davalı tarafından el koyulan ve iade edilmeyen teleskobik direkler nedeni ile 240.837,00TL olmak üzere toplam 714.657,56TL alacaklı olduğu, TBK 147/6 maddesinde yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacakların 5 yıllık zaman aşımının uygulanacağının düzenlendiği, 6098 sayılı TBK'nın 149. madde hükümleri gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı, eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağının eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale geleceği, davacı tarafından davalıya gönderilen Ankara 30. Noterliğinin 27.08.2014 tarihli ihtarnamesinde de belirtildiği şekilde sözleşmeye konu işler ile ek işlerin 09.08.2014 tarihinde tamamlandığı ve bu husus davacının da kabulünde olup bu ihtarname ile 07.07.2014 tarihli ihtarnamede belirlenen fiyatlar esas alınarak geçici ve kesin kabulün yapılması talep edildiğinden ve ıslah tarihi olan 07.12.2022 tarihi itibarıyla 5 yıllık süre dolduğundan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği ( Yargıtay 6 Hukuk Dairesi 31.01.2024 tarih 2022/3490-2024/423 , Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 28.02.2024 tarih 2023/1307-2024/155 sayılı kararları) gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00TL' nin dava tarihi olan 07.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasında 14.02.2014 tarihli sözleşme düzenlendiğini, müvekkili tarafından sözleşme konusu imalat ve işlerin yerine getirildiğini, bu durumdan ayrı olarak davalı şirket tarafından ilave işler ortaya çıktığı ileri sürülerek istenen ek imalat işlerinin de ikmal edildiğini, asıl işveren olan Gazi Üniversitesi tarafından davalıya ödeme yapılmış olmasına karşılık 1.547.543,76 TL alacak tutarı ve 83.550,00TL teminat kesintisi ve alıkonulan inşaat malzemeleri bedeli ile ilgili tutarlar davalıdan tahsil edilemediğinden alacakların tahsili için dava açma yoluna gidildiğini ve kısmi dava yoluyla da 10.000,00TL'nın tahsilinin talep edildiğini, ıslahla da taleplerinin artırıldığını, davalı tarafın mahkeme kararında gösterildiği üzere vekaletini dosyaya ibraz ettiğini süre uzatma talebinde bulunduğunu, ancak dava dosyasına cevap dilekçesi ibraz etmediğini, davalının ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra 09.11.2017 tarihinde cevap dilekçesi mahiyetinde beyan dilekçesi verdiğini, mahkeme kararı ile zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle ve davalı tarafın talebi dikkate alınarak zamanaşımı uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aleyhe ve yasal olmayan karar verildiğini, davalının dava dilekçesine yazılı bir cevap vermediğini, davanın cevapsız bırakılması ya da süresi içinde cevap dilekçesi verilmemesi halinde davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağının 6100 Sayılı HMK’nun 128.maddesinde düzenleme altına alındığını, ancak süresinde cevap verilmemesi durumunda zamanaşımı defini kapsamadığını, davalı taraf davaya cevap vermediğinden ve kanunda yazılı süre geçtikten sonra ve ön inceleme sonrasında dilekçe verdiğinden bu durumu kabul etmek halinde ve ikinci defa dilekçe vermek suretiyle yani talebini ikinci defa ıslah ederek zamanaşımı defiini ileri sürmesinin ve bu durumun kabul edilerek uygulanmasının ıslah ile kaçırılmış olan sürenin geri getirilmesi sonucunu doğuracağını, oysa ki 6100 sayılı HMK ile belirlenen sürelerin davacı kadar davalı için de geçerli olduğunu, davalı tarafından yapılan ve ıslah yolu ile zamanaşımı itirazının yasal şartları taşımadığını, davanın eser sözleşmesine dayalı alacak davası olduğunu, davalı tarafın yasal olmayan ve süresi içinde yapılmayan zamanaşımı itirazının kabul görmesi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ile müvekkili şirketin enflasyon şartları ve davanın gereksiz uzaması nedeniyle büyük zarara uğradığını, bu nedenlerle mahkeme kararının yasaya ve usule uygun olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme tarafından verilen hükümde müvekkili şirket aleyhine eksiklik ve hata olduğunu, esasa ilişkin aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte mahkeme tarafından zamanaşımına uğrayan kısımların reddine ilişkin hüküm ile birlikte davacı yan tarafından istinaf yoluna başvurularak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2016/1209 E.ve 2017/1075 K. sayılı ilamına atıf yapıldığını, davacı tarafından sunulan ilgili kararın tamamının dilekçeye alınmayarak cevap dilekçesinin ıslahı yoluna gidildiği izlenimi uyandırılmaya çalışıldığını, ancak bu hususun hakkaniyete aykırı olduğunu, ilgili Yargıtay ilamında da görüleceği üzere davacı tarafından emsal olarak gösterilen kararda cevap dilekçesi sunmayan tarafın ıslah dilekçesine karşı da süresinde itirazda bulunmadığının ifade edildiğini, işbu davada cevap dilekçesinin ıslahında bulunulmadığını, ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğinden itibaren süresi içerisinde ıslaha karşı itirazlarının dosyaya sunulduğunu, ıslah dilekçesinin tebliğine ilişkin tebliğ mazbatası ve ıslaha karşı süresi içerisindeki itiraz dilekçesinin tarihleri ile birlikte Uyap sisteminde kayıtlı olduğunu, mahkeme tarafından reddedilen miktar üzerinden nispi olarak hesaplanması gereken lehe vekalet ücretinin maktu olarak hesaplandığını ve hatalı karar verildiğini, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen 704.657,56 TL üzerinden nispi olarak hesaplanması gerekirken, hatalı şekilde maktu olarak hesaplandığını belirterek, müvekkili aleyhine hükmedilen kısım yönünden mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tümden reddine ve reddedilen miktar yönünden müvekkili lehine nispi vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava dilekçesinde davacı tarafça, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlık ve Öğretim Elemanları Binası ile Derslik ve Laboratuvar Binası İnşaat İşlerinin yapımını konu alan 14.02.2014 tarihli sözleşmenin davalı tarafça feshedildiği belirtilerek bakiye hakediş alacağı, sözleşme dışı işler bedeli, teminat kesintisi alacağı ve inşaat malzeme bedeli olarak fazla haklar saklı tutularak 10.000,00 TL talepte bulunulmuş, 07.12.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle davadaki talebini 714.657,56 TL'na ıslah etmiş, ıslah dilekçesinde 473.820,56 TL hakediş alacağı, 240.837,00 TL de teleskobik direk bedeli olarak talep edildiği belirtilmiştir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(TBK) 147/6.maddesine göre “Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar” kural olarak 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 5 yıldır. 6098 sayılı TBK'nın 149. madde hükümleri gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir. (Yargıtay (Kapatılan) 15.H.D. 2019/1216E, 2020/2189K, 08.07.2020 ) Yargıtay içtihatları ve uygulamada sözleşme dışı iş ya da fazla imalât işin ifası sırasında ya da bitiminde iş sahibinin talimatı veya talimatı olmaksızın iş sahibinin yararına olarak iş görenin yaptığı iş ve imalâtlardır. Bu hale sözleşme dışı iş, sözleşme fazlası imalât, ek iş ve ek imalât da denilmektedir. Sözleşme fazlası ya da sözleşme olmaksızın yapılan işlerin tahsili için açılacak davalarda işin yapıldığı tarihe göre 818 sayılı B.K.’nın 410 ve devamı ya da 6098 sayılı T.B.K.’nın 526 ve devamı maddelerindeki vekâletsiz iş görme hükümleri uygulanacaktır. Gerek Borçlar Kanunu gerekse Türk Borçlar Kanunu’nda vekâletsiz iş görme hükümlerine göre açılacak davalardaki zamanaşımı süresine ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bunun sonucu olarak, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadığından genel zamanaşımı süresi olarak B.K.’nın 125 ve T.B.K. 147. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresi vekâletsiz iş görme hükümlerine göre açılacak davalarda da uygulanacaktır. Zamanaşımı süresinin başlayacağı tarih de B.K. 128, T.B.K’nın 149. maddesine göre alacağın muaccel olduğu tarih olup, vekâletsiz iş görme halinde iş görenin alacağı, işin yapıldığı tarihte muaccel hale gelir ve zamanaşımı süresi fazla iş ve imalatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.(Yargıtay ( Kapatılan) 15. H.D 19.06.2020 gün 2020/1360E-2020/1698K. sayılı ilamı) 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” şeklinde hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü düzenlenmiştir. Somut olayda; dava dilekçesinde davacı, bakiye hakediş alacağı, sözleşme dışı işler bedeli, teminat kesintisi alacağı ve inşaat malzeme bedeli olarak 10.000,00 TL talep etmiş olmakla, her bir kalem için talep edilen bedelin HMK'nın 31. maddesinde yer alan hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında açıklattırılıp kuruşlandırılması, her bir talep kalemi yönünden davacının talep hakkının bulunup bulunmadığı belirlenecek şekilde tarafların iddia, beyan, delilleri ve itirazları da değerlendirilmek suretiyle denetlenebilir nitelikte bilirkişi raporu alınarak gerekçe ve kurulacak hükümde de bu kalemler ve taleplere ilişkin kabul ve ret gerekçeleri gösterilmek suretiyle, yine sözleşme dışı işler iddiası bakımından 10 yıllık zamanaşımına tabi olacağı hususu da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen açıklama ve ilkelere aykırı eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kabul şekli itibariyle de reddedilen miktar üzerinden davalı lehine nispi yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile tarafların sair istinaf nedenleri ve esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.03.2024 gün ve 2017/253 E- 2024/180 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.4- 6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 6-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harçları ve tarafların yaptıkları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 26.03.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır